İçeriğe geç
AC
2. Ceza Dairesi Esas: 2024/853 Karar: 2026/6410 Tarih: 2026

Yargıtay 2. Ceza Dairesi E.2024/853 K.2026/6410

2. Ceza Dairesi 2024/853 E. , 2026/6410 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2023/1971 E., 2023/2565 K. SUÇ : Hırsızlık HÜKÜMLER : İstinaf başvurusunun esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama Suça sürüklenen çocuk ... müdafiinin yokluğunda verilerek 25.10.2023 tarihinde tebliğ edilen karara yönelik süres

Karar Özeti

2. Ceza Dairesi 2024/853 E. , 2026/6410 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2023/1971 E., 2023/2565 K. SUÇ : Hırsızlık HÜKÜMLER : İstinaf başvurusunun esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama Suça sürüklenen çocuk ... müdafiinin yokluğunda verilerek 25.10.2023 tarihinde tebliğ edilen karara yönelik süres

Karar Detayı

2. Ceza Dairesi 2024/853 E. , 2026/6410 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2023/1971 E., 2023/2565 K. SUÇ : Hırsızlık HÜKÜMLER : İstinaf başvurusunun esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama Suça sürüklenen çocuk ... müdafiinin yokluğunda verilerek 25.10.2023 tarihinde tebliğ edilen karara yönelik süresinden sonra sunduğu 20.11.2023 tarihli dilekçesi ile temyiz isteminde bulunduğu anlaşılmış ve her ne kadar 7201 sayılı Tebligat Kanunu’nun 11. maddesi uyarınca vekil vasıtası ile takip edilen işlerde, sanığa yeniden karar tebliği gerekmediği belirtilmiş ise de, Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 24.02.2022 tarihli ve 2019/16-573 Esas, 2022/119 Karar sayılı ilâmında da bahsedildiği üzere, 7201 sayılı Kanun'un 11. maddesinin son cümlesi ve 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 35/2. maddesi gereğince sanığın ve müdafiinin yokluğunda verilen hükmün müdafiiden başka sanığa da ayrıca tebliğ edilmesinin gerektiği, yokluğunda verilen kararın suça sürüklenen çocuk ...'ya 26.11.2023 tarihinde tebliğ edildiğinin anlaşılması karşısında, suça sürüklenen çocuk ... müdafiinin 20.11.2023 tarihli temyiz isteminin süresinde olduğu kabul edilerek yapılan incelemede; İlk Derece Mahkemesince verilen hükümlere yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararların; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 286/1. maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, 260/1. maddesi uyarınca temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 291/1. maddesi gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294/1. maddesi uyarınca temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298/1. maddesi gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: 5271 sayılı Kanun'un 288. maddesinin ''Temyiz, ancak hükmün hukuka aykırı olması nedenine dayanır. Bir hukuk kuralının uygulanmaması veya yanlış uygulanması hukuka aykırılıktır." ve aynı Kanun'un 294. maddesinin ise; ''Temyiz eden, hükmün neden dolayı bozulmasını istediğini temyiz başvurusunda göstermek zorundadır. Temyiz sebebi ancak hükmün hukuki yönüne ilişkin olabilir.'' şeklinde düzenlendiği de gözetilerek; suça sürüklenen çocuk ... müdafiinin temyiz isteminin "suça sürüklenen çocuğun hüküm tarihi esas alındığında herhangi bir adli sicil kaydı bulunmamasına karşın takdiri indirim yapılmadığına, suça sürüklenen çocuklar hakkında yapılan yargılama sonucunda mahkûmiyet hükmünün son çare olarak düşünülmesi gerekliliği dikkate alındığında sanık hakkında indirim yapılması gerektiğine, aralarında menfaat çatışması bulunmasına karşın suça sürüklenen çocuklara tek bir müdafii atanarak yargılamanın tamamlandığına, bu durumun usulî açıdan aykırılık oluşturduğuna, suça sürüklenen çocuk ve ailesinin yargılamadan haberdar edilmeden yargılamanın sonlandırıldığına, suça sürüklenen çocuğun müdafii yardımından yararlanamadığına, sanığın savunmalarının ayrıntılı olarak değerlendirilmediğine, eksik tahkikat yapıldığına"; suça sürüklenen çocuk ...'nun temyiz isteminin "şikâyetçinin zararının oluşup oluşmadığı, oluştuğu takdirde zararı giderip gidermeyeceği hususlarında beyanlarına başvurulmadığına, suçu ikrar ettiği hususunun dikkate alınmadığına, cezada herhangi bir indirim yapılmadan hüküm kurulduğuna, eksik incelemeyle karar verildiğine"; suça sürüklenen çocuk ... müdafiinin temyiz isteminin "şikâyetçinin zararının oluşup oluşmadığı, oluştuğu takdirde suça sürüklenen çocuğun zararı giderip gidermeyeceği hususlarında beyanlarına başvurulmadığına, suça sürüklenen çocuğun ikrarının dikkate alınmadığına, cezasında herhangi bir indirim yapılmadan hüküm kurulduğuna, eksik incelemeyle karar verildiğine" yönelik olduğu belirlenerek yapılan incelemede, Dosya içeriğine göre, suça sürüklenen çocukların suça konu aracı tırnak makası kullanarak açmaları ve çalıştırmaları karşısında, eylemlerinin 5237 sayılı Kanun’un 142/2-d-h maddelerinde düzenlenen hırsızlık suçunu oluşturduğu gözetilmeden, aynı Kanun’un 142/2-h maddesi uyarınca hüküm kurulması sonuca etkili olmadığından bozma nedeni yapılmamış, adlî emanetin 2021/4724 sırasında kayıtlı eşyalar hakkında zamanaşımı süresince karar verilmesi olanaklı görülmüştür. Suça sürüklenen çocuklar hakkında hırsızlık suçundan verilen istinaf başvurusunun esastan reddine dair kararlarda herhangi bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşılmakla, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 9. Ceza Dairesinin kararları hukuka uygun bulunduğundan, suça sürüklenen çocuk ... müdafii, suça sürüklenen çocuk ... ve müdafiinin yerinde görülmeyen temyiz istemlerinin reddiyle, 5271 sayılı Kanun'un 302/1. maddesi uyarınca, usûl ve yasaya uygun olan kararlara yönelik TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ ile HÜKÜMLERİN Tebliğname'ye uygun olarak ONANMASINA, dava dosyasının, aynı Kanun'un 304/1. maddesi uyarınca Bakırköy 4. Çocuk Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 9. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 09.04.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu emsali kullanmak için avukat desteği alın.

Görüşme Planla