Karar Özeti
2. Ceza Dairesi 2024/9671 E. , 2025/489 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2013/746 E., 2013/161 K. SUÇLAR : Hırsızlık, konut dokunulmazlığının ihlâli HÜKÜMLER : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Düşürülmesi Sanığın, hakkındaki mahkûmiyet hükümlerinin kesinleşmesinden sonra dosyaya sunduğu 23.09.
Karar Detayı
2. Ceza Dairesi 2024/9671 E. , 2025/489 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2013/746 E., 2013/161 K. SUÇLAR : Hırsızlık, konut dokunulmazlığının ihlâli HÜKÜMLER : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Düşürülmesi Sanığın, hakkındaki mahkûmiyet hükümlerinin kesinleşmesinden sonra dosyaya sunduğu 23.09.2013 ve 07.03.2024 tarihli dilekçelerindeki anlatımlardan temyiz başvurusu ile birlikte eski hâle getirme isteminde bulunduğunun anlaşılması ve eski hâle getirme istemi hakkındaki karar verme yetkisinin, 5271 sayılı CMK'nın 42/1. maddesi uyarınca Yargıtay'ın ilgili dairesine ait olması nedeniyle talebin Dairemizce incelenmek üzere dosyanın gönderildiği belirlenerek yapılan incelemede; 7201 sayılı Tebligat Kanunu’nun 10/2. maddesinin, “Bilinen en son adresin tebligata elverişli olmadığının anlaşılması veya tebligat yapılamaması hâlinde, muhatabın adres kayıt sisteminde bulunan yerleşim yeri adresi, bilinen en son adresi olarak kabul edilir ve tebligat buraya yapılır.” şeklindeki hükmü ile gerçek kişilere yapılacak tebligat ile ilgili olarak iki aşamalı bir yöntem benimsenmiş olması karşısında, öncelikle bilinen en son adres (Bilinen bir adres yoksa ya da bilinen en son adres ile adres kayıt sistemindeki adres aynı ise mernis adresi olduğu belirtilmeksizin adres kayıt sistemindeki adres) esas alınarak, 7201 sayılı Kanun’un 21/1. maddesine göre normal tebligat çıkarılıp, çıkarılan tebligatın bilâ tebliğ iade edilmesi halinde, aynı Kanun’un 21/2. maddesi uyarınca adres kayıt sistemindeki adres bilinen en son adres olarak kabul edilerek, merci tarafından tebligata 7201 sayılı Tebligat Kanunu’nun 23. maddesinin birinci ve sekizinci fıkraları ile Tebligat Kanununun Uygulanmasına Dair Yönetmeliğin 16/2. maddesi hükümlerine göre, “Tebligat çıkarılan adres muhatabın adres kayıt sistemindeki adresi olduğundan, tebliğ imkansızlığı durumunda, tebligatın, Tebligat Kanunu’nun 21/2. maddesine göre bu adrese yapılması” gerektiğine dair şerh düşülerek tebliğ işlemlerinin tamamlanması gerektiği gözetilmeden, yokluğunda verilen kararın, duruşmada bildirdiği adres yerine doğrudan sanığın MERNİS adresine 7201 sayılı Tebligat Kanunu’nun 21. maddesine göre 08.05.2013 tarihinde, "annesine" tebliğinin yapılması nedeniyle anılan tebliğ işleminin usûle aykırı olduğunun anlaşılması karşısında; yapılan gerekçeli karar tebliğ işleminin geçersiz olması nedeniyle sanığın eski hâle getirme isteminin kabulü ile öğrenme üzerine sanık tarafından yapılmış olan temyiz isteminin de süresinde olduğu belirlenmiştir. Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33. maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8. maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun 305. maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260/1. maddesi gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310. maddesi gereği yukarıda açıklanan gerekçeyle temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317. maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü: Sanığın, gündüz vakti şikâyetçiye ait ikâmetten fotoğraf makinası ile 60,00 TL parayı çalıp ikâmetten çıkarken yakalanması şeklindeki eylemlerinin 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 142/1-b ve 116/1. maddelerindeki hırsızlık ve konut dokunulmazlığının ihlâli suçlarını oluşturduğu, bu suçlar için öngörülen cezaların türü ve üst sınırına göre aynı Kanun'un 66/1-e maddesinde öngörülen 8 yıllık asli zamanaşımı süresinin, zamanaşımını kesen 11.04.2013 tarihli mahkûmiyet kararından itibaren inceleme tarihine kadar geçmiş bulunması, Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz istekleri bu yönden yerinde görüldüğünden hükümlerin, 1412 sayılı Kanun’un 321/1. maddesi gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322/1. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak sanık hakkındaki kamu davalarının 5271 sayılı Kanun’un 223/8. maddesi gereği gerçekleşen zamanaşımı nedeniyle DÜŞÜRÜLMESİNE, dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 15.01.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Özgün Analiz
Olay Özeti: Sanık, hırsızlık ve konut dokunulmazlığının ihlâlinden mahkûm edilmiş; gerekçeli karar duruşmada bildirdiği adres yerine doğrudan MERNİS adresine, annesine tebliğ edilmiştir. Sanık kesinleşmeden sonra eski hâle getirme ve temyiz talebinde bulunmuş, Yargıtay tebligatın usulsüzlüğünü saptamıştır.
Hukuki İlke: 7201 sayılı Kanun'un 10/2 ve 21. maddeleri gereği tebligat önce bilinen en son adrese normal usulle çıkarılmalı, iade gelirse MERNİS şerhiyle adres kayıt sistemindeki adrese yapılmalıdır; bu iki aşama izlenmeden doğrudan MERNİS adresine yapılan tebliğ usulsüz olup gerekçeli karar tebliği geçersiz sayılarak eski hâle getirme ve süresinde temyiz kabul edilir.
Uygulama Sonucu: Bozarak düşme; usulsüz tebligat nedeniyle eski hâle getirme talebi kabul edilmiş, temyiz süresinde sayılmış ve suçların cezasına göre 8 yıllık zamanaşımı dolduğundan kamu davaları düşürülmüştür.
Dava Strateji Notu: Yokluğunda hüküm kurulan müvekkil için müdafi, iki aşamalı tebligat kuralına uyulup uyulmadığını denetlemeli; doğrudan MERNİS adresine yapılan tebligatı usulsüz saydırıp eski hâle getirme ile temyiz yolunu açabilir, bu da çoğu kez lehe zamanaşımı sonucunu getirir.