Karar Özeti
2. Ceza Dairesi 2024/9738 E. , 2025/5198 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 1994/1299 E., 1995/146 K. SUÇ : Hırsızlık HÜKÜM : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Düşürülmesi İstanbul 54. Asliye Ceza Mahkemesinin, 14.02.1995 tarihli ve 1994/1299 Esas, 1995/146 Karar sayılı kararının hükümlü Vasisi t
Karar Detayı
2. Ceza Dairesi 2024/9738 E. , 2025/5198 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 1994/1299 E., 1995/146 K. SUÇ : Hırsızlık HÜKÜM : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Düşürülmesi İstanbul 54. Asliye Ceza Mahkemesinin, 14.02.1995 tarihli ve 1994/1299 Esas, 1995/146 Karar sayılı kararının hükümlü Vasisi tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde gereği düşünüldü: Sanık Vasisi'nin 31.01.2024 tarihli dilekçesindeki anlatımlardan temyiz başvurusu ile birlikte eski hâle getirme isteminde de bulunduğunun anlaşılması ve eski hâle getirme istemi hakkındaki karar verme yetkisinin, aynı Kanun'un 42/1. maddesi gereği Yargıtay'ın ilgili dairesine ait olması nedeniyle İstanbul 54. Asliye Ceza Mahkemesinin 26.04.2024 tarihli ek kararının yok hükmünde olduğu, sanığın yokluğunda verilen kararın, savunmasında bildirdiği adrese, 7201 sayılı Tebligat Kanunu'nun 35. maddesine göre 28.04.1995 tarihinde tebliğ edildiği, Mahkemece, Marmara 4 No'lu L Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumu ile yapılan yazışmaya verilen 03.04.2024 tarihli cevaba göre karar tarihinde ve gerekçeli kararın tebliğ edildiği 28.04.1995 tarihinde sanığın cezaevinde olduğunun bildirildiği, bu nedenle sanığa yapılan tebligatın geçersiz olduğunun anlaşılması karşısında, sanık Vasisi'nin 31.01.2024 tarihindeki temyiz isteminin süresinde olduğu kabul edilerek yapılan incelemede; Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33. maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8. maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun 305. maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260/1. maddesi gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310. maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317. maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü: Sanığın, 16.09.1994 tarihinde, gece vakti saat 21.00 sıralarında mağdura ait ikametin penceresine zarar vererek içeriden televizyon, müzik seti ve 250.000TL nakit para çalması şeklinde gerçekleşen eyleminin 765 sayılı TCK’nın 492/1, 522/1. maddelerinde belirtilen hırsızlık suçunu oluşturduğu, bu suç için öngörülen cezanın türü ve üst sınırına göre, aynı Kanun'un 102/4 ve 104/2. maddeleri ile 01.06.2005 tarihinde yürürlüğe giren 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun aynı eyleme uyan 142/1-b, 143, 116/4, 151/1, 66/1-d, 66/1-e, 67/4. maddelerinin ayrı ayrı ve bir bütün olarak uygulanması sonucu, anılan Kanun'un 7/2 ve 5252 sayılı Kanun'un 9/3. maddeleri ışığında, dava zamanaşımı bakımından 765 sayılı Kanun hükümlerinin sanık yararına olması ve 5 yıllık aslî dava zamanaşımının, sanık hakkında ilk mahkûmiyet kararının verildiği 14.02.1995 tarihinden, inceleme tarihine kadar geçmiş bulunması, Bozmayı gerektirmiş, sanık Vasisi'nin temyiz nedenleri bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenle Tebliğname'ye uygun olarak BOZULMASINA, bozma nedeni yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, 5320 sayılı Kanun'un 8. maddesi uyarınca halen yürürlükte bulunan, 1412 sayılı CMUK’un 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak, sanık hakkında açılan kamu davasının 5271 sayılı CMK'nın 223/8. maddesi uyarınca zamanaşımı nedeniyle DÜŞÜRÜLMESİNE, dava dosyasının Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 24.03.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.