İçeriğe geç
AC
2. Ceza Dairesi Esas: 2024/9854 Karar: 2025/885 Tarih: 2025

Yargıtay 2. Ceza Dairesi E.2024/9854 K.2025/885

2. Ceza Dairesi 2024/9854 E. , 2025/885 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2024/741 E., 2024/667 K. SUÇ : Hırsızlık HÜKÜM : İstinaf başvurusunun düzeltilerek esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafında

Karar Özeti

2. Ceza Dairesi 2024/9854 E. , 2025/885 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2024/741 E., 2024/667 K. SUÇ : Hırsızlık HÜKÜM : İstinaf başvurusunun düzeltilerek esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafında

Karar Detayı

2. Ceza Dairesi 2024/9854 E. , 2025/885 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2024/741 E., 2024/667 K. SUÇ : Hırsızlık HÜKÜM : İstinaf başvurusunun düzeltilerek esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 286/1. maddesi uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260/1. maddesi gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291/1. maddesi gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294/1. maddesi gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298/1. maddesi gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 280/1-e-f maddesinde Bölge Adliye Mahkemelerinin duruşma açmaksızın hükmün bozulmasına karar verebileceği hallerin sınırlı olarak sayıldığı, dosya içeriğine göre, Ankara 25. Asliye Ceza Mahkemesinin, 12.11.2019 tarihli ve 2018/436 Esas, 2019/883 Karar sayılı dosyasında verilen mahkûmiyet hükmüne yönelik yapılan istinaf incelemesi neticesinde, Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 25. Ceza Dairesinin 15.05.2023 tarihli ve 2021/1188 Esas, 2023/879 Karar sayılı kararı ile İncelemeye konu 5237 sayılı TCK'nın 155/1. maddesi kapsamında yer alan "güveni kötüye kullanma" suçunun müeyyidesi "altı aydan iki yıla kadar hapis ve adli para cezası" olup, hükümden önce 24.10.2019 tarihinde yürürlüğe giren 7188 sayılı Kanun'un 24. maddesi ile değişik 5271 sayılı CMK'nın 251/1. maddesi "Asliye ceza mahkemesince, iddianamenin kabulünden sonra adli para cezasını ve/veya üst sınırı iki yıl veya daha az süreli hapis cezasını gerektiren suçlarda basit yargılama usulünün uygulanmasına karar verilebilir.” şeklinde düzenlenmiş ve aynı Kanun'un 252. maddesinde verilecek kararla ilgili özel yasa yolu (itiraz) öngörülmüştür. İnceleme konu hükmün, 13.07.2021 tarihinde yürürlüğe giren 7331 sayılı Kanunun 23 maddesi ile CMK'nın 251/1. maddesine eklenen 2. cümleden önce 12.11.2019 tarihinde verildiği de gözönüne alındığında; 5271 sayılı CMK'nın 251/3. maddesi gereğince ”Basit yargılama usulü uygulanan suçlarda sonuç ceza dörtte bir oranında indirilir" hükmü gereği, sonuçları itibarıyla maddi ceza hukukuna ilişkin ve sanık lehine sonuç doğurmaya elverişli olması, 5271 sayılı CMK'nın, 2/1-f maddesinde kovuşturma evresinin; "iddianamenin kabulüyle başlayıp hükmün kesinleşmesine kadar geçen evreyi ifade eder" şeklinde tanımlanmış olması, 5237 sayılı TCK'nın 7/2 maddesindeki "suçun işlendiği zaman yürürlükte bulunan kanun ile sonradan yürürlüğe giren kanunların hükümleri farklı ise, failin lehine olan kanun uygulanır ve infaz olunur" hükmü karşısında, Anayasa'nın 38., TCK'nın 7/2. maddeleri ve 7188 sayılı Kanun'un 24. maddesi ile değişik 5271 sayılı CMK'nın 251. maddesi gereğince "Basit Yargılama Usulü" yönünden sanığın hukuki durumunun değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,'' ve kabule göre de; eylemin hırsızlık suçunu oluşturduğunun anlaşılması ve eylemin neden güveni kötüye kullanma suçunu oluşturduğunun karar yerinde tartışılmaması nedenleriyle bozulmasına karar verildiği, ancak verilen bu bozma kararının 5271 sayılı Kanunu’nun 280/1-e-f maddesinde sınırlı olarak sayılan bozma nedenleri arasında gösterilmediği, Bölge Adliye Mahkemesi Ceza Dairesinin davanın yeniden görülmesine karar verilerek yapılacak duruşma sonucunda hukuka aykırılığın giderilmesi yerine dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde bozma kararı vermesinin ve anılan karara yönelik direnme yetkisi bulunmayan İlk Derece Mahkemesince yeniden hüküm kurulmasının yasal dayanağının bulunmadığı, ayrıca Bölge Adliye Mahkemesince karar verilmesi halinde hükmün temyizinin mümkün olacağı ve bu şekilde tarafların kanun yoluna başvurma hakkının kısıtlanmayacağı gözetilerek; Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 25. Ceza Dairesinin 15.05.2023 tarihli ve 2021/1188 Esas, 2023/879 Karar sayılı kararı ile bozma üzerine Ankara 25. Asliye Ceza Mahkemesinin, 26.09.2023 tarihli ve 2023/451 Esas, 2023/563 Karar sayılı kararının hukuki değerden yoksun ve yok hükmünde olduğu belirlenerek buna göre yapılan incelemede; 5271 sayılı Kanun’un 280/1-g maddesi uyarınca davanın yeniden görülmesine karar verilerek, duruşma açılıp ve taraflar da çağrılarak delillerin değerlendirilmesi sonucunda anılan Kanun maddesinin 2. fıkrasına göre hukuka aykırılığın Bölge Adliye Mahkemesince giderilmesi sonucunda yeniden hüküm kurulması gerektiğinin gözetilmemesi, Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, diğer yönleri incelenmeyen hükmün bu sebepten dolayı 5271 sayılı Kanun'un 302/2. maddesi gereğince Tebliğname'ye aykırı olarak BOZULMASINA, dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304/2. maddesi uyarınca Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 25. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 21.01.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu emsali kullanmak için avukat desteği alın.

Görüşme Planla