Karar Özeti
2. Ceza Dairesi 2024/9977 E. , 2024/21327 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ:Ceza Dairesi SAYISI : 2024/685 E., 2024/868 K. SUÇ : Hırsızlık HÜKÜM : İstinaf başvurularının esastan reddine TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Onama İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen
Karar Detayı
2. Ceza Dairesi 2024/9977 E. , 2024/21327 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ:Ceza Dairesi SAYISI : 2024/685 E., 2024/868 K. SUÇ : Hırsızlık HÜKÜM : İstinaf başvurularının esastan reddine TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Onama İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 286/1. maddesi uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260/1. maddesi gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291/1. maddesi uyarınca temyiz isteminin süresinde olduğu, 294/1. maddesi gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298/1. maddesi uyarınca temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: 5271 sayılı Kanun'un 288. maddesinin ''Temyiz, ancak hükmün hukuka aykırı olması nedenine dayanır. Bir hukuk kuralının uygulanmaması veya yanlış uygulanması hukuka aykırılıktır.'' ve aynı Kanun'un 294. maddesinin ise; ''Temyiz eden, hükmün neden dolayı bozulmasını istediğini temyiz başvurusunda göstermek zorundadır. Temyiz sebebi ancak hükmün hukuki yönüne ilişkin olabilir.'' şeklinde düzenlendiği de gözetilerek, sanık müdafiinin temyiz isteminin, diğer sanık ...'nin sanık ... adına gelen kargoyu ve anahtarı teslim aldığına, sanığın, katılana aracın tesliminin sağlanması hususunda yardımcı olduğuna, olaydan sonra diğer sanık ...'den temin ettiği malzemeleri kargoyla katılana gönderdiğine, görgü tanıklarının sanık ...'yı teşhis etmediklerine, sanığın atılı suçu işlediğine dair yeterli delil bulunmadığına ilişkin olduğu belirlenerek yapılan incelemede; 5271 sayılı Kanun’un 280/1-e maddesinde Bölge Adliye Mahkemelerinin duruşma açmaksızın hükmün bozulmasına karar verebileceği hâllerin sınırlı olarak sayıldığı, dosya içeriğine göre, Ankara 29. Asliye Ceza Mahkemesinin, 13.04.2022 tarihli ve 2018/929 Esas, 2022/525 Karar sayılı dosyasında verilen beraat hükmüne yönelik yapılan istinaf incelemesi neticesinde, Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 14. Ceza Dairesinin 25.10.2022 tarihli ve 2022/1233 Esas, 2022/2804 Karar sayılı kararının, sanık ... yönünden "II. No'lu" bendi ile; dosyadaki delillerle uyuşmayan gerekçeyle sanık ...'nın atılı suçtan beraatine karar verilmesinin hukuka aykırı olduğu gerekçesiyle hükmün bozulmasına karar verildiği, ancak bu bozma kararının 5271 sayılı Kanun'un 280/1-e maddesinde sınırlı olarak sayılan bozma nedenleri arasında gösterilmediği, Bölge Adliye Mahkemesi Ceza Dairesinin davanın yeniden görülmesine karar verilerek yapılacak duruşma sonucunda hukuka aykırılığın giderilmesi yerine dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde bozma kararı vermesinin ve anılan karara yönelik direnme yetkisi bulunmayan İlk Derece Mahkemesince yeniden hüküm kurulmasının yasal dayanağının bulunmadığı gözetilerek; Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 14. Ceza Dairesinin 25.10.2022 tarihli ve 2022/1233 Esas, 2022/2804 Karar sayılı kararının sanık ... yönünden "II. No'lu" bendindeki bozma kararı ile bozma kararı üzerine verilen Ankara 29. Asliye Ceza Mahkemesinin 20.12.2023 tarihli ve 2022/1068 Esas, 2023/985 Karar sayılı kararının hukukî değerden yoksun ve yok hükmünde olduğu, 5271 sayılı Kanun’un 280/1-g maddesi uyarınca duruşma açılarak ve taraflar da çağrılarak delillerin değerlendirilmesi sonucunda anılan Kanun maddesinin 2. fıkrasına göre yeniden hüküm kurulması gerektiği gözetilmeden, yazılı şekilde hükmün bozulmasına karar verilmesi, Bozmayı gerektirmiş, sanık müdafiinin temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan diğer yönleri incelenmeyen hükmün bu sebepten dolayı Tebliğname'ye aykırı olarak BOZULMASINA, dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun'un 304/2. maddesi uyarınca Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 14. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 25.12.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.