İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /2. Ceza Dairesi

YARGITAY · 2. CEZA DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 2. Ceza Dairesi E.2025/10073 K.2025/16798

Sanıklar hakkında bozma üzerine kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33. maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8. maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun 305. maddesi gereği temyiz…

Esas2025/10073Karar2025/16798Tarih30 Eylül 2025Okuma5 dk · 991 kelime

KÜNYE

2. Ceza Dairesi 2025/10073 E., 2025/16798 K.

Karar tarihi
30 Eylül 2025
Konu
Ceza Hukuku
Mahkemesi
Asliye Ceza Mahkemesi
Sayısı
2019/288 E., 2021/335 K
Suçlar
Hırsızlık, konut dokunulmazlığının ihlâli
Hükümler
Mahkûmiyet
Tebliğname görüşü
Onama, düzeltilerek onama Sanıklar ... ve . .. (..) hakkında şikâyetçi ...'ya yönelik hırsızlık ve konut dokunulmazlığının ihlâli; sanıklar ..., ... (..), ... ve ... hakkında şikâyetçi ...'ya yönelik hırsızlık ile sanıklar ..., ... (..) ve ...'in katılan ...'ye yönelik hırsızlık suçlarından kurulan hükümlerin temyiz edildiği belirlenerek yapılan incelemede

Karar Detayı

991 kelime·5 dk okuma

Sanıklar hakkında bozma üzerine kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33. maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8. maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun 305. maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260/1. maddesi gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310. maddesi gereği temyiz isteklerinin süresinde olduğu,

aynı Kanun’un 317. maddesi gereği temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü: 1. Yürütülen bir suç soruşturması veya kovuşturması dolayısıyla telekomünikasyon yoluyla yapılan iletişimin denetlenmesi tedbiri 5271 sayılı Kanun'un 135. maddesinde düzenlenmiş olup; anılan madde uyarınca;

suç işlendiğine ilişkin kuvvetli şüphe sebeplerinin varlığı ve başka suretle delil elde edilmesi imkânının bulunmaması durumunda, suç tarihi itibarıyla hakim veya gecikmesinde sakınca olan hâlde Cumhuriyet savcısının kararıyla şüpheli veya sanığın telekomünikasyon yoluyla iletişimi tespit edilebilir, dinlenebilir, kayda alınabilir ve sinyal bilgileri değerlendirilebilir.

Aynı maddenin 8. fıkrasında, dinleme, kayda alma ve sinyal bilgilerinin değerlendirilmesine ilişkin hükümlerin ancak, bu fıkrada katalog şeklinde sayılan suçlarla ilgili olarak uygulanabileceği belirtilmiş, 9. fıkrada ise, maddede belirtilen usuller dışında hiç kimsenin, bir başkasının telekomünikasyon yoluyla iletişimini dinleyemeyeceği ve kayda alamayacağı hükme bağlanmıştır.

Telekomünikasyon yoluyla yapılan iletişimin denetlenmesi sırasında, yürütülmekte olan soruşturma veya kovuşturmayla ilgisi olmayan, ancak başka bir suçun işlendiği şüphesini uyandırabilecek şekildeki “tesadüfen elde edilen deliller” 5271 sayılı Kanun'un 135/8. maddesinde düzenlenen katalog kapsamındaki suçlara ilişkin ise, soruşturma ve kovuşturmada delil olarak kullanılabilmektedir.

Buna karşın aynı Kanun'un 138/2. maddesinin açıklığı karşısında katalog kapsamında yer almayan suçlara ilişkin kayıtların delil olarak kullanılması mümkün değildir. Kanunda, kişiler arasında telekomünikasyon yoluyla yapılan iletişimin denetlenmesi yalnızca belirli ağırlıktaki suç tipleri bakımından meşru kabul edilmiş, bunlar dışındaki suçlar yönünden ise özel hayatın ve haberleşmenin gizliliğinin korunmasına ilişkin yarar üstün tutulmuştur.

İncelenen dosyada; sanıklar hakkında Gaziantep 3. Asliye Ceza Mahkemesinin, 09.01.2013 tarihli ve 2010/444 Esas, 2013/3 Karar sayılı dosyadasınki iletişimin tespiti, dinlenmesi ve kayda alınması kararının uygulanması ile içlerinde sanıkların da bulunduğu birden çok şüphelinin telefon görüşmelerinin tespit edildiği,

sanıklar hakkında bahsi geçen yargılama sonucunda suç işlemek amacıyla örgüt kurma suçundan beraat kararı verildiği ve bu kararların kesinleştiği, mahkemece aslı ya da onaylı örneği dosya arasına alınmayan bahsi geçen görüşmelerin delil olarak kabul edildiği ve sanıklar hakkında şikâyetçilere ve katılana yönelik hırsızlık ve konut dokunulmazlığının ihlâli suçlarından mahkûmiyet kararları verildiği belirlenmiş ise de;

suç tarihi itibarıyla hırsızlık ve konut dokunulmazlığının ihlâli suçlarının 5271 sayılı Kanun'un 135/8. maddesi kapsamında bulunmaması nedeniyle anılan dinleme kayıtlarının aynı Kanun'un 138/2. maddesi gereğince bu suçların delili olarak kullanılamayacağı gibi, ifade tutanaklarında bahsedilen soyut ibarelerin sanıkların atılı suçları işledikleri kanaatine ulaşmaya ve sanıklar ile suçlar arasında tek başına hırsızlık eylemi ile bağlantı kurmaya elverişli delil niteliğinde de bulunmadığı, şikâyetçiler ile katılana ait olup çalınan hayvanların ele geçirilemediği,

dosya kapsamında parmak izi, kamera kaydı veya tanık beyanı gibi somut bir delilin mevcut olmadığı ve sanıkların da tüm aşamalarda üzerlerine atılı suçlamaları kabul etmediklerinin anlaşılması karşısında; sanıklar ... ve ... (...) hakkında şikâyetçi ...'ya yönelik hırsızlık ve konut dokunulmazlığının ihlâli;

sanıklar ..., ...(...), ... ve ... hakkında şikâyetçi ...'ya yönelik hırsızlık ile sanıklar ..., ... ... (...) ve ...'in katılan ...'ye yönelik hırsızlık suçları bakımından atılı suçları işlediklerine dair savunmalarının aksini gösteren, cezalandırılmalarına yeterli, her türlü kuşkudan uzak, hukuka uygun, kesin ve inandırıcı kanıtların neler olduğu karar yerinde denetime olanak sağlayacak şekilde açıklanmadan yeterli olmayan gerekçe ile yazılı şekilde sanıkların atılı suçlardan mahkumiyetlerine karar verilmesi, 2. Kabule göre de;

a) İddianame ile sanıklar ... ve ... (...) hakkında şikâyetçi ...'ya yönelik hırsızlık suçundan 5237 sayılı Kanun'un 142/2-g. maddesi uyarınca cezalandırılmaları talebi ile dava açıldığı hâlde, aynı Kanun'un 142/1-b. maddesinin uygulanma ihtimaline binaen ek savunma hakkı tanınmadan sanıklar hakkında yazılı şekilde hükümler kurulmak suretiyle 5271 sayılı Kanun'un 226. maddesine aykırı davranılması, b) Şikâyetçi ...'nın kendisine ait hayvanların 25.04.20 10... .

30... .04.20 10... .30 saatleri arasında çalındığını beyan ettiği, yine katılan ...'nün 23.06.2010 günü saat 01.00'de yerinde olduğunu gördüğü hayvanının çalındığını aynı gün saat 05.00 sıralarında fark ettiğini ifade ettiği, sanıkların aşamalarda atılı suçlamaları kabul etmedikleri ve suç saatine dair tespitin yapılamadığı, UYAP’tan alınan güneşin doğuş ve batış zamanlarını gösteren çizelgeye göre, yaz saati uygulaması da dikkate alındığında 26.04.2010 günü güneşin doğuş saatinin 05.43, batış saatinin 19.23 olduğu,

5237 sayılı Kanun'un 6/1-e. maddesine göre gece vakti sayılan zaman diliminin bu tarihte saat 20.23'te başlayıp saat 04.43'e kadar devam ettiği. 23.06.2010 günü güneşin doğuş saatinin 05.14, batış saatinin 20.01 olduğu, 5237 sayılı Kanun'un 6/1-e. maddesine göre gece vakti sayılan zaman diliminin bu tarihte saat 21.01'de başlayıp saat 04.14'e kadar devam ettiğinin anlaşılması karşısında;

şüpheden sanık yararlanır ilkesi gereği hırsızlık suçlarının sanıklar lehine gündüz sayılan zaman dilimi içerisinde işlendiğinin kabul edilmesi gerektiği gözetilmeden ve suçların gece vakti işlendiğine ilişkin kanıtlar denetime olanak verecek biçimde karar yerinde gösterilip tartışılmadan, sanıklar ..., ... (...), ... ve ... hakkında şikâyetçi ...'ya yönelik hırsızlık suçu ile sanıklar ..., ... (...) ve ... hakkında katılan ...'ye yönelik hırsızlık suçu bakımından 5237 sayılı Kanun'un 143. maddesinin uygulanması suretiyle fazla ceza tayin edilmesi,

c) Dairemizin, 21.02.2019 tarihli ve 2016/7104 Esas, 2019/3262 Karar sayılı bozma ilâmı öncesi yürütülen yargılama sonucunda verilen 24.06.2014 tarihili karar ile; sanıkların katılan ...'ye yönelik hırsızlık suçundan 2 yıl 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmalarına karar verildiği ve anılan hükümlerin yalnızca sanık ... müdafii ile sanıklar ... (...) ve ... tarafından temyiz edildiği,

bu hükümler aleyhine bir temyiz istemi bulunmadığı gözetilerek sanıklar ..., ... (...) ve ... hakkında tayin olunan cezaların1412 sayılı Kanun'un 326/son maddesi uyarınca kazanılmış hak gereği 2 yıl 6 ay hapis cezası üzerinden infazının yapılmasına karar verilmesi gerekirken, sanıkların yazılı şekilde 3 yıl 1 ay 15 gün hapis cezası ile cezalandırılmalarına karar verilmesi,

SONUÇ / HÜKÜM

Bozmayı gerektirmiş, sanıklar ... ve ... müdafileri ile sanıklar ... (...) ve ...'in temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükümlerin bu sebeplerden dolayı Tebliğname'ye aykırı olarak BOZULMASINA, dava dosyasının Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 30.09.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu emsali kullanmak için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

Karar Bilgileri

Daire
2. Ceza Dairesi
Esas No
2025/10073
Karar No
2025/16798
Tarih
30 Eylül 2025
Konu
Ceza Hukuku

İlgili Rehberler

  • Ceza Hukuku Makaleleri
  • İnfaz Hesaplama Aracı

İlgili Kararlar

  • 2. Ceza Dairesi — Yargıtay 2. Ceza Dairesi E.2016/3010 K.2016/7534
  • 2. Ceza Dairesi — Yargıtay 2. Ceza Dairesi E.2016/745 K.2016/9985
  • 2. Ceza Dairesi — Yargıtay 2. Ceza Dairesi E.2026/2121 K.2026/5413
  • 2. Ceza Dairesi — Yargıtay 2. Ceza Dairesi E.2026/2010 K.2026/5417
  • 2. Ceza Dairesi — Yargıtay 2. Ceza Dairesi E.2026/1758 K.2026/2466
  • 2. Ceza Dairesi — Yargıtay 2. Ceza Dairesi E.2026/1703 K.2026/2539

Tüm Arşiv

Karar Arşivine Dön
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.