İçeriğe geç
AC
2. Ceza Dairesi Esas: 2025/10608 Karar: 2026/1904 Tarih: 2026

Yargıtay 2. Ceza Dairesi E.2025/10608 K.2026/1904

2. Ceza Dairesi 2025/10608 E. , 2026/1904 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2024/420 E., 2025/153 K. SUÇ : Hırsızlık HÜKÜMLER : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Onama Sanıklar hakkında bozma üzerine kurulan hükümlerin, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 307/3. maddesi gereği temyiz edilebili

Karar Özeti

2. Ceza Dairesi 2025/10608 E. , 2026/1904 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2024/420 E., 2025/153 K. SUÇ : Hırsızlık HÜKÜMLER : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Onama Sanıklar hakkında bozma üzerine kurulan hükümlerin, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 307/3. maddesi gereği temyiz edilebili

Karar Detayı

2. Ceza Dairesi 2025/10608 E. , 2026/1904 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2024/420 E., 2025/153 K. SUÇ : Hırsızlık HÜKÜMLER : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Onama Sanıklar hakkında bozma üzerine kurulan hükümlerin, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 307/3. maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, aynı Kanun'un 260/1. maddesi gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 291/1. maddesi gereği temyiz isteklerinin süresinde olduğu, 294/1. maddesi gereği temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298/1. maddesi gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü: 5271 sayılı Kanun'un 288. maddesinin ''Temyiz, ancak hükmün hukuka aykırı olması nedenine dayanır. Bir hukuk kuralının uygulanmaması veya yanlış uygulanması hukuka aykırılıktır.'' ve aynı Kanun'un 294. maddesinin ise; ''Temyiz eden, hükmün neden dolayı bozulmasını istediğini temyiz başvurusunda göstermek zorundadır. Temyiz sebebi ancak hükmün hukuki yönüne ilişkin olabilir.'' şeklinde düzenlendiği de gözetilerek; sanık ...'nin temyiz isteminin "sadece olay yerinde bulunmaları nedeniyle cezalandırılmalarına karar verildiğine, başka bir dosyadan yapılan ve hiçbir neticeye varılamayan telefon dinlemelerinin delil sayıldığına, telefon görüşmesinin sanık ...'in tuvalette olduğu sırada yapıldığı ve buna ilişkin olduğuna, olay yerine gezme amacıyla geldiklerine ve hiçbir şey çalmadıklarına, üzerine atılı suçlamayı kabul etmediğine"; sanık ... müdafiinin temyiz isteminin "kamera görüntülerinin duruşmada izlenerek hükme dayanak alınan görüntüler ve tape kayıtları hakkında diyeceklerinin sorulmadığına, kamera görüntülerinin mutlak anlamda sanığın üzerine atılı suçu işlediği anlamına gelmediğine ve görüntülerde sanığın hırsızlık yapılan binaya girdiğinin sabit olmadığına, tape kayıtlarında yer alan görüşmelerin sanığa ait olmadığına, tape kayıtlarına ilişkin olarak ses analizi yaptırılmadan karar verildiğine, sanığın savunmasının aksini ispatlatan şikâyetçi beyanından başka hiçbir delil bulunmadığına"; sanık ...'nun temyiz isteminin "üzerine atılı suçu işlediğine ilişkin hiçbir delil bulunmadığına, eski sabıkaları nedeniyle hakkında mahkûmiyet kararı verildiğine"; sanık ... müdafiinin temyiz isteminin ise "sanığın üzerine atılı suçu işlediğine dair her türlü şüpheden uzak somut delil bulunmadığına, iddianameye konu suça ilişkin arama-dinleme kararı bulunmadığından tape kayıtlarının aleyhe delil olarak kabul edilemeyeceğine, kaldı ki kayıtların içeriklerinin hırsızlık olayıyla bir ilişkisi olmadığına, delillerin şüpheli olup şüpheden sanık yararlanır ilkesi uyarınca beraat kararı verilmesi gerektiğine, kamera görüntülerinde de sanığın suç işlediğine dair hiçbir emare bulunmadığına" yönelik olduğu belirlenerek yapılan incelemede, Dosya içeriğine göre diğer temyiz nedenleri yerinde görülmemiştir. Ancak, Önceki hükmün sanıklar tarafından temyiz edildiğinin anlaşılması karşısında, lehe bozma sonrası yapılan yargılama giderlerinin sanıklara yükletilemeyeceğinin gözetilmemesi, Bozmayı gerektirmiş, sanıklar ve müdafilerinin temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükümlerin bu sebepten dolayı 5271 sayılı Kanun'un 302/2. maddesi gereğince Tebliğname'ye aykırı olarak BOZULMASINA, ancak bu aykırılığın aynı Kanun'un 303. maddesine göre düzeltilmesi mümkün olduğundan, hüküm fıkrasından yargılama giderine ilişkin kısım çıkartılarak yerine "Bozma kararı sonrası yapılan yargılama giderlerinin lehe bozma olması sebebiyle Devlet Hazinesi üzerinde bırakılmasına" cümlesinin eklenerek karar verilmek suretiyle 5271 sayılı Kanun'un 302/1. maddesi uyarınca usul ve yasaya uygun bulunan hükümlere yönelik TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKÜMLERİN DÜZELTİLEREK ONANMASINA, dava dosyasının, aynı Kanun'un 304/4. maddesi uyarınca ... Asliye Ceza Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 05.02.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu emsali kullanmak için avukat desteği alın.

Görüşme Planla