İçeriğe geç
AC
2. Ceza Dairesi Esas: 2025/10682 Karar: 2025/20249 Tarih: 2025

Yargıtay 2. Ceza Dairesi E.2025/10682 K.2025/20249

2. Ceza Dairesi 2025/10682 E. , 2025/20249 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2020/194 E., 2020/2436 K. SUÇLAR : Hırsızlık, konut dokunulmazlığının ihlâli HÜKÜMLER : İstinaf başvurusunun esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Ret, onama I- Konut dokunulmazlığının ihlâli suçundan kurulan hükme yönelik temyiz

Karar Özeti

2. Ceza Dairesi 2025/10682 E. , 2025/20249 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2020/194 E., 2020/2436 K. SUÇLAR : Hırsızlık, konut dokunulmazlığının ihlâli HÜKÜMLER : İstinaf başvurusunun esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Ret, onama I- Konut dokunulmazlığının ihlâli suçundan kurulan hükme yönelik temyiz

Karar Detayı

2. Ceza Dairesi 2025/10682 E. , 2025/20249 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2020/194 E., 2020/2436 K. SUÇLAR : Hırsızlık, konut dokunulmazlığının ihlâli HÜKÜMLER : İstinaf başvurusunun esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Ret, onama I- Konut dokunulmazlığının ihlâli suçundan kurulan hükme yönelik temyiz istemlerinin incelenmesinde Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 9. Ceza Dairesinin, 16.11.2020 tarihli ve 2020/194 Esas, 2020/2436 Karar sayılı kararının sanık ve müdafii tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde gereği düşünüldü: Sanık hakkında, Bursa 20. Asliye Ceza Mahkemesinin, 17.12.2019 tarihli ve 2017/822 Esas, 2019/1053 Karar sayılı kararı ile konut dokunulmazlığının ihlâli suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 116/4 ve 62. maddeleri uyarınca kurulan 10 ay hapis cezası ile mahkûmiyet hükmüne konu cezanın türü ve miktarı ile istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesince verilen esastan ret kararı ve bu karara yönelik temyizin niteliği karşısında; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 286/2-a maddesinde yer verilen; “İlk derece mahkemelerinden verilen beş yıl veya daha az hapis cezaları ile miktarı ne olursa olsun adlî para cezalarına ilişkin istinaf başvurusunun esastan reddine dair bölge adliye mahkemesi kararları” nın temyiz incelemesine tabi olmadığına ilişkin düzenleme ile incelemeye konu suçun, aynı Kanun’un 286/3. maddesi kapsamında da bulunmadığı dikkate alındığında, sanık ve müdafiinin temyiz istemlerinin, aynı Kanun’un 298/1. maddesi uyarınca, Tebliğname’ye uygun olarak REDDİNE, II - Hırsızlık suçundan kurulan hükme yönelik temyiz istemlerinin incelenmesinde İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 286/1. maddesi uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260/1. maddesi gereği temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 291/1. maddesi gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294/1. maddesi gereği temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298/1. maddesi gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: 5271 sayılı CMK'nın 288. maddesinin "Temyiz, ancak hükmün hukuka aykırı olması nedenine dayanır. Bir hukuk kuralının uygulanmaması veya yanlış uygulanması hukuka aykırılıktır" ve aynı Kanun'un 294. maddesinin ise; "Temyiz eden, hükmün neden dolayı bozulmasını istediğini temyiz başvurusunda göstermek zorundadır. Temyiz sebebi ancak hükmün hukuki yönüne ilişkin olabilir" şeklinde düzenlendiği de gözetilerek sanığın temyiz isteminin, üzerine atılı suçla bir alakası olmadığına, suçun asıl failinin ... olduğuna, dosyanın yeniden incelenerek suçsuz olduğunun ortaya çıkarılmasını talep ettiğine; sanık müdafiinin temyiz isteminin, müvekkili sanık hakkında mahkûmiyete yeterli kesin ve inandırıcı, şüpheden uzak delil bulunmadığına, her ne kadar müvekkili aleyhine bir kısım yorum niteliğinde beyanlar var ise de Ceza Hukukunun temel ilkesinin şüpheden sanığın yararlanması olduğuna, yerel mahkemenin bu hususu göz ardı ederek mahkûmiyet hükmü tesis etmekle hataya düştüğüne, maddi olgular değerlendirildiğinde sanık açısından suçun maddi unsurlarının bir araya gelmediğine, sanık hakkında beraat kararı verilmesi gerekirken aksi yönde hüküm kurulmasının usul ve yasaya aykırı olduğuna ilişkin olduğu belirlenerek yapılan incelemede; Sanık ve müdafiinin diğer temyiz nedenleri reddedilmiştir. Ancak, Katılanın, suça konu motosikletini olay günü saat 17.00 sıralarında park ederek ikametine geçtiğini, sabah saat 05.00 sıralarında polislerin kendisini arayarak motosikletinin bulunduğunu ve gelip alması gerektiğini söylemeleri üzerine çalındığını fark ettiğini beyan ettiğinin, sanığın suçlamayı kabul etmediğinin ve dolayısıyla suç saatine ilişkin bir beyanının bulunmadığının, suç saatinin tespit edilebileceği başkaca bir delilin de dosya kapsamında yer almadığının, UYAP'tan alınan güneşin doğuş ve batış çizelgesine göre suç tarihinde gece vaktinin saat 21.24’te başlayıp, 04.38'te sona erdiğinin anlaşılması karşısında; hırsızlık suçunun gece vakti işlendiğine dair delillerin nelerden ibaret olduğu karar yerinde denetime olanak verecek şekilde açıklanıp tartışılmadan sanık hakkında 5237 sayılı TCK'nın 143. maddesinin uygulanması, Bozmayı gerektirmiş, sanık ve müdafiinin temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görüldüğünden hükmün, 5271 sayılı CMK'nın 302/2. maddesi gereği Tebliğname'ye aykırı olarak BOZULMASINA, dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304/2-a maddesi uyarınca Bursa 20. Asliye Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 9. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 18.11.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu emsali kullanmak için avukat desteği alın.

Görüşme Planla