Karar Özeti
2. Ceza Dairesi 2025/10941 E. , 2026/2307 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ:Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2022/720 E., 2025/340 K. SUÇLAR: Hırsızlık, iş yeri dokunulmazlığının ihlâli, mala zarar verme HÜKÜMLER: Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Düşme, onama, bozma Sanıklar hakkında bozma üzerine kurulan hükümlerin; karar tari
Karar Detayı
2. Ceza Dairesi 2025/10941 E. , 2026/2307 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ:Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2022/720 E., 2025/340 K. SUÇLAR: Hırsızlık, iş yeri dokunulmazlığının ihlâli, mala zarar verme HÜKÜMLER: Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Düşme, onama, bozma Sanıklar hakkında bozma üzerine kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33. maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8. maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun 305. maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260/1. maddesi gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 7499 sayılı Kanun'un 22. maddesi ile 5271 sayılı Kanun'a eklenen geçici 6. maddenin 1. fıkrasının (d) bendi uyarınca temyiz isteklerinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317. maddesi gereği temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü: Sanıklar hakkında kovuşturma aşamasında mağdurların zararının karşılanması sebebiyle etkin pişmanlık hükümleri uygulanırken indirim oranının doğru olarak 1/2 şeklinde uygulandığı ancak uygulama maddesinin 5237 sayılı Kanun'un 168/2. maddesi yerine 168/1. maddesi olarak yazılması mahallinde düzeltilebilecek maddi hata olarak değerlendirilmiş, sanık ... (...) hakkında şikâyetçi ...'a karşı iş yeri dokunulmazlığının ihlâli suçundan daha önce Mahkemece 02.03.2016 tarih ve 2016/138 Esas, 2016/138 Karar sayılı kararla hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verildiği ve itiraz başvurusunun ... 9. Ağır Ceza Mahkemesinin 28.07.2022 tarihli kararıyla reddedilerek kesinleştiği anlaşıldığından, Mahkemece aynı konuda verilen kararın yok hükmünde olduğu kabul edilmiş, sanıkların şikâyetçi ...'a karşı hırsızlık suçunu gece yarısı, geç saatlerde işlediklerini ve sanık ...'in de Cumhuriyet Başsavcılığındaki ifadesinde her iki suçu da gece saat 04.00 sıralarında işlediklerini ifade etmesi karşısında UYAP'tan alınan bilgilere ve suç tarihinde kış saati uygulamasının da yürürlükte olduğu gözetilerek gündüz vaktinin 06.15'te başladığı ve buna göre suçun gece vakti işlendiği ve mahkeme uygulamasında isabetsizlik bulunmadığının anlaşılması karşısında Tebliğname'deki suç saatinin tespiti yönündeki görüşe iştirak edilmemiştir. I) Sanıklar hakkında şikâyetçi ...'a karşı mala zarar verme suçlarından kurulan hükümlere yönelik temyiz taleplerinin incelenmesinde Sanıkların şikâyetçiye ait iş yerinden hırsızlık yapmak amacıyla iş yeri camının kilidini kırmaları şeklindeki eylemlerinin 5237 sayılı Kanun'un 151/1. maddesinde düzenlenen mala zarar verme suçunu oluşturduğu, bu suç için öngörülen cezanın türü ve üst sınırına göre, aynı Kanun'un 66/1-e maddesinde öngörülen 8 yıllık asli zamanaşımı süresinin, zamanaşımını kesen 02.03.2016 tarihli ilk mahkûmiyet kararından, inceleme konusu 22.05.2025 tarihli ikinci mahkûmiyet kararına kadar geçtiği gözetilmeden, davanın zamanaşımı nedeniyle düşürülmesi yerine yargılamaya devamla yazılı şekilde hüküm kurulması, Bozmayı gerektirmiş, sanıklar ve müdafilerinin temyiz sebepleri bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, hükümlerin açıklanan nedenle Tebliğname'ye uygun olarak BOZULMASINA, bozma nedeni yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, 5320 sayılı Kanun'un 8. maddesi uyarınca halen yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK'nın 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak, sanıklar hakkındaki kamu davasının 5271 sayılı CMK'nın 223/8. maddesi gereğince zamanaşımı nedeniyle DÜŞÜRÜLMESİNE, II) Sanıklar hakkında şikâyetçi ...'a karşı hırsızlık ve sanık ... hakkında şikâyetçiler ... ve ...'a karşı iş yeri dokunulmazlığının ihlâli suçlarından kurulan hükümlere yönelik temyiz istemlerinin incelenmesinde Bozmaya uyularak yapılan duruşmaya, toplanan delillere, gerekçeye, hâkimin kanaat ve takdirine göre temyiz nedenleri yerinde olmadığından reddiyle hükümlerin Tebliğname'ye uygun olarak ONANMASINA, III) Sanıklar hakkında şikâyetçi ...'a karşı hırsızlık suçlarından kurulan hükümlere yönelik temyiz taleplerinin incelenmesinde Dosya içeriğine göre diğer temyiz nedenleri yerinde görülmemiştir. Ancak; Dosyadaki yakalama tutanağına göre sanıkların ...'ın yetkilisi olduğu cami derneğinden hırsızlık yaptıktan sonra 28.01.2016 tarihinde aynı yere tekrar geldiklerinde yakalanmaları üzerine yapılan üst aramasında elde edilen çakmakların sorulması üzerine şikâyetçi ...'a ait iş yerini gösterip 7 adet çakmağın teslimini sağladıklarının anlaşılması karşısında, gerçekleşen kısmi iadeden dolayı sanıkların etkin pişmanlık hükümlerinden yararlanmasına rıza gösterip göstermediği sorularak sonucuna göre sanıklar hakkında 5237 sayılı Kanun'un 168/1-4. maddesinin uygulanıp uygulanmayacağının tartışılması gerekirken, sanıklar hakkında kovuşturma aşamasında gerçekleşen ödeme sebebiyle aynı Kanun'un 168/2. maddesinin uygulanması, Bozmayı gerektirmiş, sanıklar ve müdafîlerinin temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görüldüğünden hükümlerin bu sebeplerle Tebliğname'ye kısmen uygun olarak BOZULMASINA, dava dosyasının Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 11.02.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.