İçeriğe geç
AC
2. Ceza Dairesi Esas: 2025/11019 Karar: 2025/18835 Tarih: 2025

Yargıtay 2. Ceza Dairesi E.2025/11019 K.2025/18835

2. Ceza Dairesi 2025/11019 E. , 2025/18835 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ:Ceza Dairesi SAYISI : 2024/823 E. 2024/4419 K. SUÇ : Karşılıksız yararlanma HÜKÜM : Beraat kararı verilmek suretiyle düzeltilerek istinaf başvurusunun esastan reddine TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Onama İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf in

Karar Özeti

2. Ceza Dairesi 2025/11019 E. , 2025/18835 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ:Ceza Dairesi SAYISI : 2024/823 E. 2024/4419 K. SUÇ : Karşılıksız yararlanma HÜKÜM : Beraat kararı verilmek suretiyle düzeltilerek istinaf başvurusunun esastan reddine TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Onama İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf in

Karar Detayı

2. Ceza Dairesi 2025/11019 E. , 2025/18835 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ:Ceza Dairesi SAYISI : 2024/823 E. 2024/4419 K. SUÇ : Karşılıksız yararlanma HÜKÜM : Beraat kararı verilmek suretiyle düzeltilerek istinaf başvurusunun esastan reddine TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Onama İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 286/1. maddesi uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260/1. maddesi gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291/1. maddesi uyarınca temyiz isteminin süresinde olduğu, 294/1. maddesi gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298/1. maddesi uyarınca temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 288. maddesinin ''Temyiz, ancak hükmün hukuka aykırı olması nedenine dayanır. Bir hukuk kuralının uygulanmaması veya yanlış uygulanması hukuka aykırılıktır.'' ve aynı Kanun'un 294. maddesinin ise; ''Temyiz eden, hükmün neden dolayı bozulmasını istediğini temyiz başvurusunda göstermek zorundadır. Temyiz sebebi ancak hükmün hukuki yönüne ilişkin olabilir.'' şeklinde düzenlendiği de gözetilerek katılan vekilinin temyiz talebinin sanığın üzerine atılı suçu işlediğinin sabit olduğu, bu durumun kaçak elektrik tespit tutanağı ile de ortaya konmuş olduğu, kaçak elektrik tespit tutanaklarının aksi ispat edilinceye kadar geçerli sayılan belgelerden olduğu, sanıkça dosyaya kaçak elektrik kullanmadığına ilişkin bir delil de sunulmadığı, sanığın isnat edilen suç yönünden cezalandırılması gerektiğine yönelik olduğu belirlenerek yapılan incelemede; Dosya içeriğine göre diğer temyiz nedenleri yerinde görülmemiştir. Ancak; 6352 sayılı Kanun’un yürürlüğe girdiği 05.07.2012 tarihi sonrasında işlenen karşılıksız yararlanma suçlarında 5237 sayılı TCK’nın 163/3. ve 168/5. maddelerine göre soruşturma aşamasında Cumhuriyet Başsavcılığınca katılan kurumun cezasız ve vergili gerçek zararı bilirkişiye hesaplattırılıp, sanığa miktar da belirtilip usulüne uygun süre verilmek suretiyle “bilirkişinin hesapladığı kurumun cezasız ve vergili gerçek zararını soruşturma tamamlanmadan önce tamamen tazmin etmesi durumunda hakkında kamu davası açılmayacağına” dair bildirimde bulunulması gerektiği ve bildirim sonrası verilen sürede kurumun gerçek zararının soruşturma tamamlanmadan önce tamamen tazmin edilmesi halinde bu bir dava şartı olduğundan TCK’nın 168/5. maddesine göre kamu davasının açılamayacağı ve eğer soruşturma aşamasında bu ihtar işlemi yapılmamış olmasına rağmen sanık tarafından kovuşturma aşamasında katılan kurumun zararının tamamen karşılanması halinde bu ödemenin soruşturma aşamasında yapılmış gibi kabul edilerek sanık hakkında 5271 sayılı CMK’nın 223/8. maddesi uyarınca kovuşturma şartı gerçekleşmediğinden düşme kararı verilmesi gerekeceği; bu açıklamalar ışığında somut olayda değerlendirildiğinde, sanığın suça konu tutanağın tutulduğu yer olan prefabrik evi ve tarlayı kullandığını ve burada kullandığı elektrik bedeline ilişkin faturaları kendisinin ödediğine dair aşamalardaki kabulü ve yine dinlenen tanık beyanına göre tutanak tarihinde suça konu yerin sanığın kullanımında olduğunun belirlenmesi karşısında, sanığın karşılıksız yararlanma kastının bulunduğu, söz konusu yeri kiraladığı kişi olan, aynı eylemden dolayı hakkında verilen beraat kararı kesinleşen ... hakkındaki kamu davasında kovuşturma aşamasında kendisine yapılan bilirkişi tarafından belirlenen zararı 07.07.2021 tarihinde ödediğinin anlaşılması karşısında, 5237 sayılı TCK’nın 168/5. maddesine istinaden 5271 sayılı CMK’nın 223/8. maddesi uyarınca kovuşturma şartının gerçekleşmemesi nedeniyle açılan kamu davasının düşürülmesine karar verilmesi gerekirken kovuşturmaya devamla yazılı şekilde mahkûmiyet kararı verilmesi, Bozmayı gerektirmiş, katılan vekilinin temyiz nedenleri bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, hükmün 5271 sayılı Kanun’un 302/2. maddesi gereği, Tebliğname’ye farklı sebeple uygun olarak BOZULMASINA, ancak bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 303/1-h maddesi gereği sanık hakkında açılan kamu davasının 5237 sayılı TCK’nın 168/5. ve 5271 sayılı CMK’nın 223/8. maddesi gereğince DÜŞÜRÜLMESİNE, karardan bir suretin Adli Sicil Kanunu’nun 6/2. maddesi uyarınca mahsus siciline kaydı için Adalet Bakanlığı Adli Sicil ve İstatistik Genel Müdürlüğü’ne Mahkemesi tarafından gönderilmesine, dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304/1. maddesi uyarınca Aydın 4. Asliye Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 8. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 23.10.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu emsali kullanmak için avukat desteği alın.

Görüşme Planla