Karar Özeti
2. Ceza Dairesi 2025/11092 E. , 2026/3430 K. "İçtihat Metni" MAHKEMES:Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2025/27 E., 2025/150 K. SUÇ : Hırsızlık HÜKÜM : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Düzeltilerek onama Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 307/3. maddesi gereği temyiz edilebili
Karar Detayı
2. Ceza Dairesi 2025/11092 E. , 2026/3430 K. "İçtihat Metni" MAHKEMES:Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2025/27 E., 2025/150 K. SUÇ : Hırsızlık HÜKÜM : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Düzeltilerek onama Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 307/3. maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, aynı Kanun'un 260/1. maddesi gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 7499 sayılı Kanun'un 22. maddesi ile 5271 sayılı Kanun'a eklenen geçici 6. maddenin 1. fıkrasının (d) bendi uyarınca temyiz isteğinin süresinde olduğu, 294/1. maddesi gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298/1. maddesi gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: 5271 sayılı Kanun'un 288. maddesinin “Temyiz, ancak hükmün hukuka aykırı olması nedenine dayanır. Bir hukuk kuralının uygulanmaması veya yanlış uygulanması hukuka aykırılıktır.” ve aynı Kanun’un 294. maddesinin ise; “Temyiz eden, hükmün neden dolayı bozulmasını istediğini temyiz başvurusunda göstermek zorundadır. Temyiz sebebi ancak hükmün hukuki yönüne ilişkin olabilir.” şeklinde düzenlendiği de gözetilerek sanığın temyiz isteminin "zararı karşılayıp uzlaşmak istediğine" sanık müdafiinin temyiz isteminin "dosyaya konu eylemin dosyası ayrı yürütülen suça sürüklenen çocuk tarafından gerçekleştirildiğini, sırf aynı zaman diliminde suça sürüklenen çocuk ile birlikte olmasının suça konu eylemi gerçekleştirdiğini göstermemesi nedeniyle sanık hakkında beraat kararının verilmesi gerektiğine" katılan vekilinin temyiz isteminin "vekalet ücretinin hükmedilmemesine" ilişkin olduğu belirlenerek yapılan incelemede; Dosya içeriğine göre diğer temyiz nedenleri yerinde görülmemiştir. Ancak; 1-Dairemizce de benimsenen ve Yargıtay CGK'nın 26.03.2013 tarihli, 2012/6-1232 E., 2013/106 K. sayılı içtihadında belirtildiği üzere, çalınan malın 3. kişiye satılması hâlinde; 5237 sayılı Kanun’un 168. maddesinin uygulanabilmesi için hırsızlık suçunun failinin, sattığı yeri veya kişiyi söyleyerek çalınan malın, hırsızlık suçunun mağduruna iadesini sağlaması yetmez. Failin bizzat pişmanlık göstererek, satın alan iyiniyetli ise; aynen geri verme veya tazmin suretiyle satın alanın zararını da gidermesi, kötü niyetliyse; satın alandan elde ettiği para veya sağladığı menfaati, kazanç müsaderesine konu edilmek üzere soruşturma makamlarına teslim etmesi gerekir. Somut olayda, sanık ve dosyası ayrı yürütülen suça sürüklenen çocuğun suça konu eşyayı sattığı kişiyi söyleyip soruşturma aşamasında çalınan bilgisayarın iadesini sağladığı ancak suç eşyasını satın alma suçundan mahkûmiyet hükmü kurulan ve mahkûmiyet hükmü kesinleşen ...'dan elde edilen paranın kazanç müsaderesine konu edildiğine dair bir bilgi, belge veya beyan dosya içerisinde bulunmadığı, dosya içerisinde dosyası ayrı yürütülen ... 2. Çocuk Mahkemesinin 03.04.2018 tarihli ve 2016/280 Esas, 2018/201 Karar sayılı ilamıyla hırsızlık suçundan mahkûmiyet hükmü kurulan suça sürüklenen çocuk ... hakkında 5237 sayılı Kanun'un 168/1. maddesi gereğince indirim yapıldığının anlaşılması karşısında suç eşyasını satın alma suçundan mahkûmiyet hükmü kurulan ve mahkûmiyet hükmü kesinleşen ...'dan elde edilen paranın kazanç müsaderesine konu edilip edilmediğine ilişkin dosyası ayrı yürütülen suça sürüklenen çocuğun ilgili mahkemesinden sorularak sonucuna göre sanık hakkında etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanıp uygulanmayacağına karar verilmesi gerektiğinin gözetilmemesi 2-Sanığın cezalandırılmasına karar verilmiş olması karşısında, kendisini vekil ile temsil ettiren katılan kurum lehine hüküm tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin 14/1. maddesi uyarınca, maktu vekâlet ücretine hükmedilmesi gerektiğinin gözetilmemesi, Bozmayı gerektirmiş, sanık, katılan vekilinin ve sanık müdafinin temyiz nedenleri bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenlerle, 5271 sayılı Kanun’un 302. maddesi gereği, Tebliğname'ye aykırı olarak BOZULMASINA, dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304/4. maddesi uyarınca ... Asliye Ceza Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 23.02.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.