İçeriğe geç
AC
2. Ceza Dairesi Esas: 2025/11143 Karar: 2025/23218 Tarih: 2025

Yargıtay 2. Ceza Dairesi E.2025/11143 K.2025/23218

2. Ceza Dairesi 2025/11143 E. , 2025/23218 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2021/506 E., 2021/1099 K. SUÇ : Hırsızlık HÜKÜMLER : İstinaf başvurusunun esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Ret, onama 7201 sayılı Tebligat Kanunu’nun 11. maddesi uyarınca vekil vasıtası ile takip edilen işlerde tebligatın ve

Karar Özeti

2. Ceza Dairesi 2025/11143 E. , 2025/23218 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2021/506 E., 2021/1099 K. SUÇ : Hırsızlık HÜKÜMLER : İstinaf başvurusunun esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Ret, onama 7201 sayılı Tebligat Kanunu’nun 11. maddesi uyarınca vekil vasıtası ile takip edilen işlerde tebligatın ve

Karar Detayı

2. Ceza Dairesi 2025/11143 E. , 2025/23218 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2021/506 E., 2021/1099 K. SUÇ : Hırsızlık HÜKÜMLER : İstinaf başvurusunun esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Ret, onama 7201 sayılı Tebligat Kanunu’nun 11. maddesi uyarınca vekil vasıtası ile takip edilen işlerde tebligatın vekile yapılması gerektiği belirtilmiş ise de Yargıtay Ceza Genel Kurulunun, 24.02.2022 tarih, 2019/573 Esas, 2022/119 Karar sayılı ilâmında da bahsedildiği üzere; 7201 sayılı Kanun’un 11. maddesinde yapılan değişikliğe ilişkin (...Ancak, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun, kararların sanıklara tebliğ edilmelerine ilişkin hükümleri saklıdır) gerekçede ortaya konan sakıncalı hâlin gerçekleşmiş olması nedeniyle, hakkında mahkûmiyet hükmü kurulan sanığın yokluğunda verilen kararın usûlüne uygun şekilde sanığa da tebliğinin gerektiği gözetilmediğinden, sanığın eski hale getirme isteminin ve öğrenme üzerine 27.02.2023 tarihli temyiz isteminin de süresinde olduğu belirlenmiştir. I - Katılan ...'a karşı hırsızlık suçundan kurulan hükme yönelik sanığın temyiz isteminin incelenmesinde Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 7. Ceza Dairesinin, 16.04.2021 tarihli ve 2021/506 Esas, 2021/1099 Karar sayılı kararının sanık tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde gereği düşünüldü: Sanık hakkında, Antalya 32. Asliye Ceza Mahkemesinin, 21.10.2020 tarihli ve 2019/369 Esas, 2020/400 Karar sayılı kararı ile katılan ...'a karşı hırsızlık suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 142/2-h, 143, 1 45... . maddeleri uyarınca kurulan 3 yıl 1 ay 15 gün hapis cezası ile mahkûmiyet hükmüne konu cezanın türü ve miktarı ile istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesince verilen esastan ret kararı ve bu karara yönelik temyizin niteliği karşısında; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 286/2-a maddesinde yer verilen; “İlk Derece Mahkemelerinden verilen beş yıl veya daha az hapis cezaları ile miktarı ne olursa olsun adlî para cezalarına ilişkin istinaf başvurusunun esastan reddine dair Bölge Adliye Mahkemesi kararları”nın temyiz incelemesine tabi olmadığına ilişkin düzenleme ile incelemeye konu suçun, aynı Kanun’un 286/3. maddesi kapsamında da bulunmadığı dikkate alındığında, sanığın temyiz isteminin, aynı Kanun’un 298/1. maddesi uyarınca, Tebliğname’ye uygun olarak REDDİNE, II - Katılan ...'e karşı hırsızlık suçundan kurulan hükme yönelik sanığın ve müdafiinin temyiz istemlerinin incelenmesinde İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 286/1. maddesi uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260/1. maddesi gereği temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 291/1. maddesi gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294/1. maddesi gereği temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298/1. maddesi gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: 5271 sayılı CMK'nın 288. maddesinin "Temyiz, ancak hükmün hukuka aykırı olması nedenine dayanır. Bir hukuk kuralının uygulanmaması veya yanlış uygulanması hukuka aykırılıktır” ve aynı Kanun'un 294. maddesinin ise; “Temyiz eden, hükmün neden dolayı bozulmasını istediğini temyiz başvurusunda göstermek zorundadır. Temyiz sebebi ancak hükmün hukuki yönüne ilişkin olabilir” şeklinde düzenlendiği de gözetilerek sanığın temyiz isteminin "yokluğunda karar verildiğine, avukat atandığından haberdar olmadığına, kararın kendisine tebliğ edilmediğine"; sanık müdafiinin temyiz isteminin "müvekkili sanık hakkında hırsızlık suçunun unsurlarının oluşmadığına ve yeterli delil bulunmadığından yerel mahkemece beraatine karar verilmesi gerektiğine, müvekkilinin iddia edilen eylemleri gerçekleştirmediğine, ifadesinin baskı ve cebir altında alındığına, hatta darp edildiğini doktora söylemeyerek darp raporu alamadığına, tüm bu nedenlerle suçları üstlendiği beyanlarının dikkate alınmayarak beraatine karar verilmesini talep ettiklerine, sanığın katılanlar tarafından olay yerinde veya eylem sırasında yakalanmadığı gibi dosya kapsamında aksini ispat edecek bir delilin de bulunmadığına, tüm bu nedenlerle yerel mahkeme ve istinaf mahkemesi kararlarının hukuka aykırı olması nedeniyle kabul etmediklerine, dosya kapsamında delil yetersizliğinden sanığın beraatine karar verilmesi gerektiğine", ilişkin olduğu belirlenerek yapılan incelemede; 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 142. maddesinde, 6545 sayılı Türk Ceza Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun'un 62. maddesi ile yapılan ve 28.06.2014 tarihinde yürürlüğe giren değişiklik uyarınca, sanığa yüklenen 5237 sayılı Kanun’un 142/2-h ve 143. maddelerinde öngörülen suçun gerektirdiği cezanın alt sınırının 5 yıldan fazla olması ve Yargıtay Ceza Genel Kurulunun, 14.10.2021 tarihli ve 2021/35 Esas, 2021/473 Karar sayılı kararı dikkate alınarak, 5271 sayılı Kanun’un 150/3. maddesi uyarınca sanığın savunmasının müdafii huzurunda alınması gerektiği gözetilmeden, yargılamaya devam edilerek aynı Kanun’un 188/1 ve 289/1-e maddelerine aykırı davranılması suretiyle sanığın savunma hakkının kısıtlanması, Bozmayı gerektirmiş, sanık ve müdafiinin temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan diğer yönleri incelenmeyen hükmün açıklanan sebeple 5271 sayılı CMK'nın 302/2. maddesi uyarınca Tebliğname'ye aykırı olarak BOZULMASINA, dava dosyasının 5271 sayılı Kanun'un 304/2-a maddesi uyarınca bozma nedeni de dikkate alınarak gereği için Antalya 32. Asliye Ceza Mahkemesine, kararın bir örneğinin de Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 7. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 16.12.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu emsali kullanmak için avukat desteği alın.

Görüşme Planla