Karar Özeti
2. Ceza Dairesi 2025/1118 E. , 2025/5094 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2024/3491 E., 2024/2509 K. SUÇLAR : Hırsızlık, konut dokunulmazlığının ihlâli, mala zarar verme HÜKÜMLER : İstinaf başvurularının esastan reddi, düzeltilerek istinaf başvurularının esastan reddi, hükmün açıklanmasının geri bıra
Karar Detayı
2. Ceza Dairesi 2025/1118 E. , 2025/5094 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2024/3491 E., 2024/2509 K. SUÇLAR : Hırsızlık, konut dokunulmazlığının ihlâli, mala zarar verme HÜKÜMLER : İstinaf başvurularının esastan reddi, düzeltilerek istinaf başvurularının esastan reddi, hükmün açıklanmasının geri bırakılması TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Temyiz isteminin esastan reddi ile hükmün onanması, temyiz isteminin reddi 1. Sanık ... hakkında hırsızlık ve mala zarar verme suçlarından verilen istinaf başvurusunun düzeltilerek esastan reddine dair kararlara ve konut dokunulmazlığının ihlâli suçundan verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına dair karara yönelik temyiz isteminin incelemesinde; Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesinin 20.09.2024 tarihli ve 2024/3491 Esas, 2024/2509 Karar sayılı kararının sanık müdafiinin temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde; Sanık hakkında, Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesinin 20.09.2024 tarihli ve 2024/3491 Esas, 2024/2509 Karar sayılı kararı ile hırsızlık ve mala zarar verme suçlarından verilen istinaf başvurusunun düzeltilerek esastan reddine dair kararlara ve konut dokunulmazlığının ihlâli suçundan verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına dair karar verildiği, bu kararın sanık müdafii tarafından 26.10.2024 tarihinde temyiz edildiği, sanığın ise 16.12.2024 tarihinde Bolvadin T Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumu aracılığıyla "cezamın onanmasını istiyorum, temyiz talebimden feragat ediyorum" şeklinde dilekçe sunduğu, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 266/3. maddesinde “aynı Kanunun 150/2. madde ve fıkrası uyarınca sanık ve müdafiinin iradesinin çelişmesi hâlinde müdafiinin iradesine üstünlük tanınması” gerektiği hususunun somut olayda bulunmadığı, zira 5271 sayılı Kanun'un 266/3. maddesinde atıf yapılan aynı Kanun'un 150/2. maddesinde "çocuk, kendisini savunamayacak derecede malul veya sağır ve dilsiz"lerin belirtildiği, aynı Kanun'un 150/3. maddesinde ifade edilen "alt sınırı beş yıldan fazla hapis cezasını gerektiren suç" nedeniyle zorunlu müdafi atanması durumunda ise aynı Kanun'un 266/3. maddesinin uygulanmasının söz konusu olmayacağı ve bu itibarla temyiz isteminden feragat eden sanığın iradesine üstünlük tanınmasının gerekeceği anlaşılmakla, Sanığın 16.12.2024 tarihinde Bolvadin T Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumu aracılığıyla "cezamın onanmasını istiyorum, temyiz talebimden feragat ediyorum" şeklindeki dilekçe ile temyizden feragat iradesini ortaya koyduğu anlaşıldığından, 5271 sayılı Kanun'un 266/1. maddesi uyarınca temyiz isteminden vazgeçme nedeniyle dosyanın İNCELENMEKSİZİN İADESİNE, 2. Sanıklar ..., ... ve ... hakkında konut dokunulmazlığının ihlâli ve mala zarar verme suçlarından istinaf başvurusunun esastan reddine ve istinaf başvurusunun düzeltilerek esastan reddine dair kararlara yönelik temyiz istemlerinin incelemesinde; Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesinin 20.09.2024 tarihli ve 2024/3491 Esas, 2024/2509 Karar sayılı kararının sanıklar müdafileri, sanıklar ... ve ...'in temyizleri üzerine yapılan ön inceleme neticesinde; Sanık ... hakkında konut dokunulmazlığının ihlâli ve mala zarar verme suçları, sanık ... hakkında konut dokunulmazlığının ihlâli suçu bakımından, hükmolunan cezaların miktar ve türü gözetildiğinde, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 286/2-a maddesi uyarınca, ilk derece mahkemelerinden verilen beş yıl veya daha az hapis cezaları ile miktarı ne olursa olsun adlî para cezalarına ilişkin istinaf başvurusunun esastan reddine dair bölge adliye mahkemesi kararlarının temyizi mümkün olmadığı; Sanık ... hakkında konut dokunulmazlığının ihlâli ve mala zarar verme suçları, sanık ... hakkında mala zarar verme suçu bakımından, hükmolunan cezaların miktar ve türü gözetildiğinde, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 286/2-b. maddesi uyarınca, ilk derece mahkemelerinden verilen beş yıl veya daha az hapis cezalarını artırmayan bölge adliye mahkemesi kararlarının temyizi mümkün olmadığı anlaşılmakla, sanıklar müdafileri, sanıklar ... ve ...'in temyiz istemlerinin, 5271 sayılı Kanun’un 298/1. maddesi uyarınca, Tebliğname'ye uygun olarak REDDİNE, 3. Sanıklar ... ve ... hakkında hırsızlık suçundan verilen istinaf başvurusunun esastan reddine, sanık ... hakkında hırsızlık suçundan verilen istinaf başvurusunun düzeltilerek esastan reddine dair kararlara yönelik temyiz istemlerinin incelemesinde; İlk Derece Mahkemesince sanıklar hakkında, hırsızlık suçundan kurulan hükümlere yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararların 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 286/1. maddesi uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260/1. maddesi uyarınca temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 7499 sayılı Kanun'un 19. maddesi ile değişik 5271 sayılı Kanun'un 291/1. maddesi gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu (karar sanık ... müdafiine 14.10.2024 tarihinde tebliğ olunup sanık müdafi tarafından 31.10.2024 tarihli dilekçe ile temyiz olunmuş ise de; kararda yalnızca 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 291. maddesinde belirtilen 15 günlük temyiz süresine ilişkin ihtarın bulunduğu, Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 17.03.2021 tarihli ve 2019/9.MD-554 Esas, 2021/117 Karar sayılı kararında belirtildiği üzere, 5271 sayılı Kanun'un 294. maddesine uygun şekilde gerekçeli temyiz başvurusunda bulunulması gerektiğine dair herhangi bir ihtarın bulunmadığı anlaşılmakla, sanık ... müdafiinin temyiz istemi süresinde kabul edilmiştir), 294/1. maddesi uyarınca temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298/1. maddesi gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: 5271 sayılı CMK’nın 288. maddesinin “Temyiz, ancak hükmün hukuka aykırı olması nedenine dayanır. Bir hukuk kuralının uygulanmaması veya yanlış uygulanması hukuka aykırılıktır.” ve aynı Kanun’un 294. maddesinin ise; “Temyiz eden, hükmün neden dolayı bozulmasını istediğini temyiz başvurusunda göstermek zorundadır. Temyiz sebebi ancak hükmün hukuki yönüne ilişkin olabilir.” şeklinde düzenlendiği de gözetilerek, sanık ... müdafiinin temyiz isteminin "sanığın diğer sanıklar ile beraber hırsızlık kast ve niyetiyle bir arada bulunmadıklarına, diğer sanıkların iddia olunan hırsızlık eylemlerine bizzat iştirak etmediğine, olay yerinde hiç bulunmadığına, sanığın yardım eden sıfatının da bulunmadığına ve bu nedenle sanık hakkında beraat kararı verilmesi gerektiğine"; sanık ...'in temyiz isteminin "yanlarından ayrılan iki arkadaşının bahse konu eylemi gerçekleştirdiğine, arkadaşlarının arayıp kendilerini almasını istemesi üzerine olay yerine gittiğine, kendisinin olay ile alakasının bulunmadığına ve hakkında beraat kararı verilmesi gerektiğine"; sanık ... müdafiinin temyiz isteminin "tutuklu yargılamaya devam edilerek sanığın etkin pişmanlık hükümlerinden faydalanamadığına ve cezai indirim hakkından mahrum bırakıldığına", sanık ... müdafiinin temyiz isteminin "somut delil bulunmaması sebebiyle suç vasfının değişmesi ihtimali ve indirim sebepleri dikkate alınmaksızın üst sınırdan cezaya hükmedilmesi hukuka aykırı olduğuna, kamera görüntülerine ilişkin bilirkişi raporunda görüntülerin teşhise elverişli olmadığının ifade edildiğine, sanığın suça konu konuta girdiğine dair parmak izine rastlanılmadığına, diğer sanıkların beyanları da birbirinden farklı olup ayrıca sanığın suça herhangi bir şekilde müdahil olduğunu gösterir somut delil bulunmadığına, fail sıfatının değişme ihtimalinin bulunduğuna", sanık ...'in temyiz isteminin "hakkında lehe hükümlerin uygulanması ve hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmesi gerektiğine" yönelik olduğu belirlenerek yapılan incelemede; Sanıklar ... ve ... ... hakkında hırsızlık suçundan verilen istinaf başvurusunun esastan reddine dair kararlar ile sanık ... hakkında hırsızlık suçundan verilen düzeltilerek esastan reddine dair kararlarda herhangi bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşılmakla, Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesinin kararı hukuka uygun bulunduğundan, sanıklar müdafileri, sanıklar ... ve ...'in yerinde görülmeyen temyiz istemlerinin reddiyle, 5271 sayılı Kanun'un 302/1. maddesi uyarınca, usûl ve yasaya uygun olan Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesinin kararına yönelik TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ ile HÜKÜMLERİN Tebliğname'ye uygun olarak ONANMASINA, dava dosyasının, aynı Kanun'un 304/1. maddesi uyarınca Kocaeli 1. Asliye Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 17.03.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.