İçeriğe geç
AC
2. Ceza Dairesi Esas: 2025/1136 Karar: 2025/2798 Tarih: 2025

Yargıtay 2. Ceza Dairesi E.2025/1136 K.2025/2798

2. Ceza Dairesi 2025/1136 E. , 2025/2798 K. "İçtihat Metni" İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2024/3637 E., 2024/3216 K. SUÇ : Hırsızlık HÜKÜM : Mahkûmiyet TEMYİZ EDENLER : Sanık ve müdafii TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama Sanık hakkında bozma üzerine verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 28

Karar Özeti

2. Ceza Dairesi 2025/1136 E. , 2025/2798 K. "İçtihat Metni" İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2024/3637 E., 2024/3216 K. SUÇ : Hırsızlık HÜKÜM : Mahkûmiyet TEMYİZ EDENLER : Sanık ve müdafii TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama Sanık hakkında bozma üzerine verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 28

Karar Detayı

2. Ceza Dairesi 2025/1136 E. , 2025/2798 K. "İçtihat Metni" İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2024/3637 E., 2024/3216 K. SUÇ : Hırsızlık HÜKÜM : Mahkûmiyet TEMYİZ EDENLER : Sanık ve müdafii TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama Sanık hakkında bozma üzerine verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 286/1. maddesi uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260/1. maddesi gereği temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 291/1. maddesi gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294/1. maddesi gereği temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298/1. maddesi gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü: 5271 sayılı CMK'nın 288. maddesinin "Temyiz, ancak hükmün hukuka aykırı olması nedenine dayanır. Bir hukuk kuralının uygulanmaması veya yanlış uygulanması hukuka aykırılıktır” ve aynı Kanun'un 294. maddesinin ise; “Temyiz eden, hükmün neden dolayı bozulmasını istediğini temyiz başvurusunda göstermek zorundadır. Temyiz sebebi ancak hükmün hukuki yönüne ilişkin olabilir” şeklinde düzenlendiği de gözetilerek sanığın temyiz isteminin yapmamış olduğu suçun cezasını çekmek istemediğine; sanık müdafiinin temyiz isteminin ise yargılamaya konu olayın "Gerçekleşme Şekli" hususunda yapılan maddi tespitler ile delillerin incelenmesinin, eksik ve hatalı yapıldığına, olaya uygulanan hukuk normunun da yerinde olmadığına, müvekkilinin suç kastı bulunmadığına, müvekkili lehine olan mevcut, somut delil, belge ve tanık beyanlarının dikkate alınmadığına, kendi içinde tutarsız, çelişkili ve tamamen soyut olan deliller dikkate alınarak aleyhe hüküm tesis edildiğine, müvekkiline isnat edilen suçların unsurları oluşmadığı halde aleyhe hüküm tesis edildiğine, takdiri indirimlerin uygulanmadığına, müvekkilinin dosyaya yansıyan herhangi bir olumsuz kişilik özelliği bulunmamasına karşın, hakkında uygulanma ihtimali bulunan tüm lehe hükümlerin, hiç bir gerekçe gösterilmeyerek göz ardı edildiğine, bu anlamda gerekçenin yeterli ve hukuki olmadığına, kararın deliller toplanmadan eksik inceleme sonucu alındığına, dolayısıyla usul ve yasaya aykırı olduğuna ilişkin olduğu belirlenerek yapılan incelemede; Sanık ve müdafiinin diğer temyiz nedenleri reddedilmiştir. Ancak; 1. Sanık hakkında kurulan hükmün gerekçe kısmında "...sanığın güttüğü amaç ve saik, sanığın kastına dayalı kusurunun derecesi, suçun işleniş biçimi, suçun işlendiği yer, suç konusunun önem ve değeri gözetilerek sanık hakkındaki cezanın alt sınırdan kurulmasında vicdani zorunluluk görülmüş" ifadesine yer verildiği halde, hüküm fıkrasında temel ceza belirlenirken takdiren ve teşdiden 6 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verilerek çelişkiye neden olunması, 2. Katılanın bozma sonrası alınan beyanında, zararının giderilmediğini, ancak sanık hakkındaki şikayetinden vazgeçtiğini, tazminini talep ettiği bir zararı olmadığını beyan etmesi karşısında; mahkemece bir tevdi mahalli tayin edilerek sanığın suçtan elde ettiği menfaati iade etmesi için imkân sağlandıktan sonra sonucuna göre 5237 sayılı TCK'nın 168. maddesinin uygulanıp uygulanmayacağının değerlendirilmesi gerekirken, koşulları oluşmadığı hâlde aynı Kanun'un 168/2. maddesinin uygulanması suretiyle eksik ceza tayini, Bozmayı gerektirmiş, sanığın ve müdafiinin temyiz nedenleri bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenlerle, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 302/2. maddesi gereği, Tebliğname'ye aykırı olarak BOZULMASINA, bozma sonrası kurulacak hükümde 5271 sayılı Kanun'un 307/5. maddesinin gözetilmesine, dava dosyasının aynı Kanun’un 304/2. maddesi uyarınca İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 6. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 18.02.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu emsali kullanmak için avukat desteği alın.

Görüşme Planla