İçeriğe geç
AC
2. Ceza Dairesi Esas: 2025/11718 Karar: 2025/23659 Tarih: 2025

Yargıtay 2. Ceza Dairesi E.2025/11718 K.2025/23659

2. Ceza Dairesi 2025/11718 E. , 2025/23659 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2025/1996 E., 2025/2326 K. SUÇ : Hırsızlık HÜKÜM : Düzeltilerek istinaf başvurusunun esastan reddine TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma İlk Derece Mahkemesince hırsızlık suçundan verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge

Karar Özeti

2. Ceza Dairesi 2025/11718 E. , 2025/23659 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2025/1996 E., 2025/2326 K. SUÇ : Hırsızlık HÜKÜM : Düzeltilerek istinaf başvurusunun esastan reddine TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma İlk Derece Mahkemesince hırsızlık suçundan verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge

Karar Detayı

2. Ceza Dairesi 2025/11718 E. , 2025/23659 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2025/1996 E., 2025/2326 K. SUÇ : Hırsızlık HÜKÜM : Düzeltilerek istinaf başvurusunun esastan reddine TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma İlk Derece Mahkemesince hırsızlık suçundan verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 286/1. maddesi uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260/1. maddesi gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291/1. maddesi uyarınca temyiz isteminin süresinde olduğu, 294/1. maddesi gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298/1. maddesi uyarınca temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: 5271 sayılı Kanun’un 288. maddesinin ''Temyiz, ancak hükmün hukuka aykırı olması nedenine dayanır. Bir hukuk kuralının uygulanmaması veya yanlış uygulanması hukuka aykırılıktır.'' ve aynı Kanun'un 294. maddesinin ise; ''Temyiz eden, hükmün neden dolayı bozulmasını istediğini temyiz başvurusunda göstermek zorundadır. Temyiz sebebi ancak hükmün hukuki yönüne ilişkin olabilir.'' şeklinde düzenlendiği de gözetilerek; suça sürüklenen çocuk müdafinin temyiz isteminin, etkin pişmanlık ve lehe hükümlerin uygulanması gerektiğine yönelik olduğu belirlenerek yapılan incelemede; 5271 sayılı Kanun’un 280. maddesinin 1. fıkrasının (e) ve (f) bentlerinde bölge adliye mahkemelerinin duruşma açmaksızın hükmün bozulmasına karar verebileceği hâllerin sınırlı olarak sayıldığı, dosya içeriğine göre Ankara 2. Çocuk Mahkemesinin, 15.06.2023 tarihli ve 2020/396 Esas, 2023/227 Karar sayılı dosyasında verilen mahkûmiyet hükmüne yönelik suça sürüklenen çocuk müdafinin istinaf istemi üzerine yapılan inceleme neticesinde, Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 15. Ceza Dairesinin, 04.04.2024 tarihli ve 2023/3102 Esas, 2024/1391 Karar sayılı kararı ile “...15-18 yaş gurubundaki suça sürüklenen çocuk hakkında kovuşturma aşamasında alınan Sosyal İnceleme Raporunda "daha önceki süreçte psikolojik destek/ psikiyatrik tedavi aldığını, fakat neden gittiğini bilmediğini beyan ettiğinin, açık ve kapalı uçlu sorulara yeterli yanıtlar vermekte zorlandığının, bilişsel seviyesinin yaşıtlarının gerisinde olabileceğinin, deneyimlediği olayları anlatırken neden-sonuç ilişkisi kurmakta zorlandığının rapor edildiği nazara alındığında, suça sürüklenen çocuğun daha önceden tedavi gördüğü yerler araştırılarak varsa buralardan tedavi belgeleri getirtildikten sonra TCK'nın 31/2 maddesi kapsamında yaşı küçüklüğü nedeniyle "işlediği eylemin hukuksal anlam ve sonuçlarını algılayabilme ve davranışlarını yönlendirme yeteneğinin yeterince gelişip gelişmediği" ve TCK'nın 32. maddesi kapsamında akıl hastalığı veya zayıflığı nedeniyle "eylemin hukuksal anlam ve sonuçlarını algılama ve davranışlarını yönlendirme yeteneğini tamamen kaldıracak veya önemli ölçüde azaltacak şekilde akıl hastalığının ve cezai ehliyetinin bulunup bulunmadığı" hususlarında Adli Tıp Kurumu ilgili İhtisas Dairesinden veya tam teşekküllü Ruh Sağlığı ve Hastalıkları Hastanesinden ya da Tıp Fakültelerinin Ruh Sağlığı ve Hastalıkları Anabilim Dalı Başkanlıklarından alınacak sağlık kurulu raporuna göre hukuki durumunun değerlendirilmesi gerektiği gözetilmemesi ve olay tarihinde gece vakti suça sürüklenen çocukların, mağdurun iş yerinin bulunduğu binadan çıktıkları sırada gören kolluk kuvvetlerinin dur ihtarında bulunması üzerine kaçmaya başladıkları, suça sürüklenen çocuk ...'ın kolluk kuvvetlerince yakalandığı, diğer suça sürüklenen çocuğun ise olay yerinden kaçtığı ve başka bir yerde yakalandığında yapılan üst aramasında suça konu telefonun ele geçirilerek mağdura tesliminin sağlandığı sabit olan olayda, suça konu telefonun kesintisiz takip sonucu ele geçirilmediği nazara alındığında, suçun tamamlandığı gözetilmeden teşebbüs aşamasında kaldığı kabul edilerek, suça sürüklenen çocuk hakkında nitelikli hırsızlık suçundan ceza tayin edilirken TCK'nın 35/2 maddesi uyarınca indirim yapılması suretiyle eksik ceza tayini,...” nedenleriyle hükmün bozulmasına karar verildiği, ancak bozma kararında belirtilen hukuka aykırılığın aynı Kanun’un 280. maddesinin 1. fıkrasının (e) ve (f) bentlerinde sınırlı olarak sayılan bozma nedenleri arasında gösterilmediği gözetilerek Bölge Adliye Mahkemesi Ceza Dairesince davanın yeniden görülmesine karar verilmek suretiyle yapılacak duruşma sonucunda hukuka aykırılığın giderilmesi yerine, dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde bozma kararı verilmesinin ve anılan karara yönelik direnme yetkisi bulunmayan İlk Derece Mahkemesince yeniden hüküm kurulmasının yasal dayanağının bulunmadığı, Nitekim Yargıtay Ceza Genel Kurulunun, 30.04.2025 tarihli ve 2024/6-490 Esas, 2025/197 Karar sayılı kararında “… bölge adliye mahkemelerinin, kanuni dayanağı bulunmayan (5271 sayılı Kanun'un 280. maddesinin birinci fıkrasının (e) ve (f) bentlerinde sayılanlar hariç) bozma kararları ile iş bu bozma kararına istinaden ilk derece mahkemesince tesis edilen kararların, görevsiz mahkeme tarafından verilmiş olmaları nedeniyle hukuka açık ve ağır aykırılıkla malul olduklarından hükümsüz sayılmaları gerektiğinin…” kabul edildiği, keza Anayasa Mahkemesinin 12.06.2025 tarihli Resmî Gazete’de yayımlanan 09.01.2025 tarihli ve 2023/33667 sayılı kararı ile de “İstinaf Dairesi kanunda açıkça öngörülmüş hâller dışında bir nedenle bozma kararı vermiş, bunun sonucunda başvurucunun temyiz kanun yoluna başvurma hakkının elinden alınmasına yol açmıştır. Böylelikle istinaf kanun yolu incelemesine ilişkin kuralların İstinaf Dairesince yapılan yorumun kişilerce öngörülebilecek belirlilikte olmadığı ve kanunun lafzıyla çeliştiği görülmüştür. Diğer bir ifadeyle İstinaf Dairesinin bu kararıyla başvurucunun mahkemeye erişim hakkına kanuni dayanağı bulunmayan bir müdahalede bulunulmuştur. Açıklanan gerekçelerle İstinaf Dairesinin 5271 sayılı Kanun'da sınırlı olarak sayılı hâller dışında bir sebeple bozma kararı vermesiyle gerçekleşen müdahalenin kanuni dayanağının olmaması nedeniyle başvurucunun Anayasa’nın 36. maddesinde güvence altına alınan adil yargılanma hakkı kapsamındaki mahkemeye erişim hakkının ihlal edildiğine..." hükmedilmekle yukarıda anılan şekilde verilen bozma kararlarının “hukuka açık ve ağır aykırılıkla malûl” olduğunun teyit edildiği dikkate alınmak suretiyle; Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 15. Ceza Dairesinin, 04.04.2024 tarihli ve 2023/3102 Esas, 2024/1391 Karar sayılı kararı ile bozma üzerine verilen Ankara 2. Çocuk Mahkemesinin, 19.03.2025 tarihli ve 2024/190 Esas, 2025/114 Karar sayılı kararının hukukî değerden yoksun olduğu belirlenerek yapılan incelemede; 5271 sayılı Kanun'un 280. maddesinin 1. fıkrasının (g) bendi uyarınca davanın yeniden görülmesine karar verilerek, duruşma açılıp, taraflar çağrılarak delillerin değerlendirilmesi sonucunda anılan Kanun maddesinin 2. fıkrasına göre hukuka aykırılığın Bölge Adliye Mahkemesince giderilmesi sonucunda yeniden hüküm kurulması gerektiğinin gözetilmemesi, Bozmayı gerektirmiş, suça sürüklenen çocuk müdafiinin temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, diğer yönleri incelenmeyen hükmün bu sebepten dolayı 5271 sayılı Kanun’un 302/2. maddesi gereği Tebliğnâme'ye uygun olarak BOZULMASINA, dava dosyasının, aynı Kanun’un 304/2. maddesi uyarınca Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 15. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 22.12.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu emsali kullanmak için avukat desteği alın.

Görüşme Planla