Karar Özeti
2. Ceza Dairesi 2025/12253 E. , 2025/24422 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2025/2060 E., 2025/2327 K. SUÇLAR : Hırsızlık, konut dokunulmazlığının ihlâli HÜKÜMLER : Düzeltilerek istinaf başvurusunun esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Ret, bozma İlk Derece Mahkemesince hırsızlık ve konut dokunulmazlığı
Karar Detayı
2. Ceza Dairesi 2025/12253 E. , 2025/24422 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2025/2060 E., 2025/2327 K. SUÇLAR : Hırsızlık, konut dokunulmazlığının ihlâli HÜKÜMLER : Düzeltilerek istinaf başvurusunun esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Ret, bozma İlk Derece Mahkemesince hırsızlık ve konut dokunulmazlığının ihlâli suçlarından verilen hükümlere yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararların; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 286/1. maddesi uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260/1. maddesi gereği temyiz edenin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291/1. maddesi uyarınca temyiz isteminin süresinde olduğu, 294/1. maddesi gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298/1. maddesi uyarınca temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: 5271 sayılı CMK'nın 288. maddesinin ''Temyiz, ancak hükmün hukuka aykırı olması nedenine dayanır. Bir hukuk kuralının uygulanmaması veya yanlış uygulanması hukuka aykırılıktır.'' ve aynı Kanun'un 294. maddesinin ise; ''Temyiz eden, hükmün neden dolayı bozulmasını istediğini temyiz başvurusunda göstermek zorundadır. Temyiz sebebi ancak hükmün hukuki yönüne ilişkin olabilir.'' şeklinde düzenlendiği de gözetilerek, sanık müdafiinin temyiz isteminin "Lehe hükümlerin uygulanmasına" yönelik olduğu belirlenerek yapılan incelemede; 5271 sayılı Kanun’un 280. maddesinin 1. fıkrasının (e) ve (f) bentlerinde bölge adliye mahkemelerinin duruşma açmaksızın hükmün bozulmasına karar verebileceği hâllerin sınırlı olarak sayıldığı, dosya içeriğine göre Sarıoğlan Asliye Ceza Mahkemesinin, 18.01.2019 tarihli ve 2018/161 Esas, 2019/6 Karar sayılı dosyasında verilen hükümlere yönelik sanığın istinaf istemi üzerine yapılan inceleme neticesinde, Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 15. Ceza Dairesinin, 30.12.2021 tarihli ve 2020/3 Esas, 2021/2996 Karar sayılı kararı ile “konut dokunulmazlığının ihlâli suçundan açılmayan davadan hüküm kurulduğundan, farklı bir ilâmın mükerrirliğe esas alınması gerektiğinden, hırsızlık suçundan eksik ceza tayin edildiğinden, hak yoksunlukları uygulamasında Anayasa Mahkemesi kararının gözetilmesi gerektiğinden, sehven mahsup kararı verildiğinden, mağdur sıfatının karar başlığında yanlış gösterildiğinden" bahisle hükümlerin bozulmasına karar verildiği, bunun üzerine Sarıoğlan Asliye Ceza Mahkemesinin, 27.01.2023 tarihli ve 2022/85 Esas, 2023/20 Karar sayılı dosyasında verilen hükümlere yönelik sanık ve müdafiinin istinaf istemleri üzerine yapılan inceleme neticesinde,Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 15. Ceza Dairesinin, 20.02.2024 tarihli ve 2023/1711 Esas, 2024/714 Karar sayılı kararı ile “Birleşen davadan savunma alınmadığından" bahisle hükümlerin bozulmasına karar verildiği, ancak bozma kararlarında belirtilen hukuka aykırılıkların aynı Kanun’un 280. maddesinin 1. fıkrasının (e) ve (f) bentlerinde sınırlı olarak sayılan bozma nedenleri arasında gösterilmediği, 20.02.2024 tarihli bozma ilâmında belirtilen bozma nedeninin ise hukuka kesin aykırılık hâllerini düzenleyen yine aynı Kanun’un 289. maddesinin 1. fıkrasının (h) bendinde yer alan “hüküm için önemli olan hususlarda mahkeme kararı ile savunma hakkının sınırlandırılmış olması” kapsamında değerlendirilmesi gerektiği gözetilerek Bölge Adliye Mahkemesi Ceza Dairesince davanın yeniden görülmesine karar verilmek suretiyle yapılacak duruşma sonucunda hukuka aykırılığın giderilmesi yerine, dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde bozma kararı verilmesinin ve anılan karara yönelik direnme yetkisi bulunmayan İlk Derece Mahkemesince yeniden hüküm kurulmasının yasal dayanağının bulunmadığı,nitekim Yargıtay Ceza Genel Kurulunun, 30.04.2025 tarihli ve 2024/6-490 Esas, 2025/197 Karar sayılı kararında “… bölge adliye mahkemelerinin, kanuni dayanağı bulunmayan (5271 sayılı Kanun'un 280. maddesinin birinci fıkrasının (e) ve (f) bentlerinde sayılanlar hariç) bozma kararları ile iş bu bozma kararına istinaden ilk derece mahkemesince tesis edilen kararların, görevsiz mahkeme tarafından verilmiş olmaları nedeniyle hukuka açık ve ağır aykırılıkla malul olduklarından hükümsüz sayılmaları gerektiğinin…” kabul edildiği, keza Anayasa Mahkemesinin 12.06.2025 tarihli Resmî Gazete’de yayımlanan 09.01.2025 tarihli ve 2023/33667 sayılı kararı ile de “İstinaf Dairesi kanunda açıkça öngörülmüş hâller dışında bir nedenle bozma kararı vermiş, bunun sonucunda başvurucunun temyiz kanun yoluna başvurma hakkının elinden alınmasına yol açmıştır. Böylelikle istinaf kanun yolu incelemesine ilişkin kuralların İstinaf Dairesince yapılan yorumun kişilerce öngörülebilecek belirlilikte olmadığı ve kanunun lafzıyla çeliştiği görülmüştür. Diğer bir ifadeyle İstinaf Dairesinin bu kararıyla başvurucunun mahkemeye erişim hakkına kanuni dayanağı bulunmayan bir müdahalede bulunulmuştur. Açıklanan gerekçelerle İstinaf Dairesinin 5271 sayılı Kanun'da sınırlı olarak sayılı hâller dışında bir sebeple bozma kararı vermesiyle gerçekleşen müdahalenin kanuni dayanağının olmaması nedeniyle başvurucunun Anayasa’nın 36. maddesinde güvence altına alınan adil yargılanma hakkı kapsamındaki mahkemeye erişim hakkının ihlal edildiğine..." hükmedilmekle yukarıda anılan şekilde verilen bozma kararlarının “hukuka açık ve ağır aykırılıkla malûl” olduğunun teyit edildiği dikkate alınmak suretiyle;Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 15. Ceza Dairesinin, 30.12.2021 tarihli ve 2020/3 Esas, 2021/2996 Karar sayılı ve 20.02.2024 tarihli,2023/1711 Esas,2024/714 Karar sayılı kararı ile bozma kararları üzerine verilen Sarıoğlan Asliye Ceza Mahkemesinin, 27.01.2023 tarihli ve 2022/85 Esas, 2023/20 Karar ve 29.01.2025 tarihli,2024/166 Esas,2025/22 Karar sayılı kararlarının hukukî değerden yoksun olduğu belirlenerek yapılan incelemede; 5271 sayılı Kanun'un 280. maddesinin 1. fıkrasının (g) bendi uyarınca davanın yeniden görülmesine karar verilerek, duruşma açılıp, taraflar çağrılarak delillerin değerlendirilmesi sonucunda anılan Kanun maddesinin 2. fıkrasına göre hukuka aykırılığın Bölge Adliye Mahkemesince giderilmesi sonucunda yeniden hüküm kurulması gerektiğinin gözetilmemesi, Bozmayı gerektirmiş, sanık müdafiinin temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, diğer yönleri incelenmeyen hükümlerin bu sebepten dolayı 5271 sayılı Kanun’un 302/2. maddesi gereği Tebliğnâme'ye kısmen uygun olarak BOZULMASINA, dava dosyasının, aynı Kanun’un 304/2. maddesi uyarınca Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 15. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 29.12.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Özgün Analiz
Olay Özeti: Hırsızlık ve konut dokunulmazlığının ihlâli suçlarından kurulan hükümlere karşı istinaf üzerine Bölge Adliye Mahkemesi iki ayrı kararla; açılmayan davadan hüküm, mükerrirlik, eksik ceza gibi gerekçelerle ve ayrıca 'birleşen davadan savunma alınmadığı' gerekçesiyle dosya üzerinden bozmalar vermiş, ilk derece mahkemesi bunlara uyarak yeniden hükümler kurmuştur.
Hukuki İlke: İstinafın gösterdiği bozma nedenleri CMK 280/1-(e),(f) sınırlı hâlleri dışında kalmakta; savunma alınmaması gerekçesi ise CMK 289/1-(h) kapsamında hukuka kesin aykırılık oluşturmakla birlikte yine duruşma açılmasını gerektirmektedir. Bu nedenle dosya üzerinden bozmalar ve buna dayalı hükümler YCGK 2024/6-490 ve AYM 2023/33667 uyarınca hukuka açık ve ağır aykırılıkla maluldür.
Uygulama Sonucu: bozma
Dava Strateji Notu: Birbirini izleyen birden fazla istinaf bozması olsa dahi her birinin CMK 280/1-(e),(f) kapsamında olup olmadığını ayrı ayrı denetletin; savunma alınmaması gibi kesin aykırılıklarda bile dosya üzerinden bozma yapılamayacağını savunun.