Karar Özeti
2. Ceza Dairesi 2025/12452 E. , 2026/2472 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ:Ceza Dairesi SAYISI : 2019/225 E., 2019/431 K. HÜKÜM : Düzeltilerek istinaf başvurusunun esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Ret 11.03.2019 tarihinde ceza infaz kurumunda yapılan tebliğ işleminde gerekçeli kararın içeriği okunup, anlatılmak suretiyle t
Karar Detayı
2. Ceza Dairesi 2025/12452 E. , 2026/2472 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ:Ceza Dairesi SAYISI : 2019/225 E., 2019/431 K. HÜKÜM : Düzeltilerek istinaf başvurusunun esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Ret 11.03.2019 tarihinde ceza infaz kurumunda yapılan tebliğ işleminde gerekçeli kararın içeriği okunup, anlatılmak suretiyle tebliğ edilmesinde yasal zorunluluk bulunmasına rağmen cezaevi idaresince kararın bir suretini okumak/almak suretiyle tebliğ edildiği, bu şekilde yapılan tebliğin 5271 sayılı CMK'nın 35/3. maddesinde öngörülen usule uygun olmayıp geçersiz olduğu bu nedenle sanığın 04.07.2025 tarihinde sunduğu temyiz dilekçesinin kabulüne karar verilerek yapılan incelemede; İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 286/1. maddesi uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260/1. maddesi gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291/1. maddesi gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294/1. maddesi gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298/1. maddesi gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü; 5271 sayılı Kanun'un 288. maddesinin ''Temyiz, ancak hükmün hukuka aykırı olması nedenine dayanır. Bir hukuk kuralının uygulanmaması veya yanlış uygulanması hukuka aykırılıktır.'' ve aynı Kanun'un 294. maddesinin ise; ''Temyiz eden, hükmün neden dolayı bozulmasını istediğini temyiz başvurusunda göstermek zorundadır. Temyiz sebebi ancak hükmün hukuki yönüne ilişkin olabilir.'' şeklinde düzenlendiği de gözetilerek, sanığın temyiz isteminin ''savunma hakkının kıstlandığını,lehine hükümlerin uygulanması gerektiğine'' ilişkin olduğu belirlenerek yapılan incelemede; 5237 sayılı Kanun'un 142. maddesinde, 6545 sayılı Türk Ceza Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun'un 62. maddesi ile yapılan ve 28.06.2014 tarihinde yürürlüğe giren değişiklik uyarınca, sanıklara yüklenen 5237 sayılı Kanun’un 142/2-h, 143. maddelerinde öngörülen suçun gerektirdiği cezanın alt sınırının 5 yıldan fazla olması ve Yargıtay Ceza Genel Kurulunun, 14.10.2021 tarihli ve 2021/35 Esas, 2021/473 Karar sayılı kararı dikkate alınarak, 5271 sayılı Kanun’un 150/3. maddesi uyarınca sanığa zorunlu müdafii atanması gerektiği gözetilmeden, yargılamaya devam edilerek aynı Kanun’un 188/1 ve 289/1-h. maddelerine aykırı davranılması suretiyle sanığın savunma hakkının kısıtlanması, Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz sebepleri bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan diğer yönleri incelenmeyen hükmün bu sebepten dolayı 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 302/2. maddesi uyarınca Tebliğname’ye aykırı olarak BOZULMASINA, dava dosyasının, aynı Kanun’un 304/2-a maddesi uyarınca bozma nedeni de dikkate alınarak gereği için Çorlu 1. Asliye Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 9. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 12.02.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Özgün Analiz
Olay Özeti: Ceza infaz kurumunda bulunan sanığa gerekçeli karar, 11.03.2019 tarihinde okunup anlatılmak yerine yalnızca bir suretinin verilmesi yoluyla tebliğ edilmiş; 2. Ceza Dairesi bu tebliği 5271 sayılı CMK'nın 35/3. maddesine aykırı ve geçersiz sayarak sanığın 04.07.2025 tarihli temyiz dilekçesini kabul etmiştir. Esas incelemede ise sanığa yüklenen, 5237 sayılı Kanun'un 142/2-h ve 143. maddelerindeki suçun alt sınırı beş yılın üzerinde olmasına rağmen zorunlu müdafi atanmadan yargılama yapıldığı belirlenmiştir.
Hukuki İlke: Alt sınırı beş yıldan fazla hapis cezasını gerektiren suçlarda 5271 sayılı Kanun'un 150/3. maddesi uyarınca sanığa zorunlu müdafi atanması şarttır; Ceza Genel Kurulunun 14.10.2021 tarihli ve 2021/35 Esas, 2021/473 Karar sayılı kararı doğrultusunda müdafisiz yargılamaya devam edilmesi, 188/1. maddeye aykırılık ve 289/1-h maddesi kapsamında savunma hakkının kısıtlanması niteliğinde mutlak bozma nedenidir. Ayrıca cezaevindeki sanığa kararın içeriği okunup anlatılmadan yapılan tebliğ geçersiz olduğundan temyiz süresi işlemeye başlamaz.
Uygulama Sonucu: Sanığın yıllar sonra verdiği temyiz dilekçesi geçersiz tebliğ nedeniyle süresinde kabul edilmiş ve zorunlu müdafi atanmaması sebebiyle hüküm, diğer yönleri incelenmeksizin 302/2. madde uyarınca bozulmuştur; savunma hakkının kısıtlanması tek başına bozma için yeterli görülmüştür.
Dava Strateji Notu: Cezaevindeki hükümlülere yapılan tebligatlarda kararın okunup anlatılmamış olması, kesinleşmiş görünen hükümlere karşı bile yıllar sonra temyiz kapısını açabilir; müdafi eski dosyalarda tebliğ tutanağının usulünü mutlaka incelemelidir. Alt sınırı beş yılı aşan suçlarda zorunlu müdafi eksikliği ise sübut tartışmasına gerek kalmadan hükmü düşüren güçlü bir usul kozudur.