Karar Özeti
2. Ceza Dairesi 2025/13083 E. , 2026/1440 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI: 2025/870 E., 2025/1148 K. SUÇLAR: Hırsızlık, konut dokunulmazlığının ihlâli HÜKÜMLER : Düzeltilerek istinaf başvurularının esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Ret, bozma İlk Derece Mahkemesince sanık ve suça sürüklenen çocuk hakk
Karar Detayı
2. Ceza Dairesi 2025/13083 E. , 2026/1440 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI: 2025/870 E., 2025/1148 K. SUÇLAR: Hırsızlık, konut dokunulmazlığının ihlâli HÜKÜMLER : Düzeltilerek istinaf başvurularının esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Ret, bozma İlk Derece Mahkemesince sanık ve suça sürüklenen çocuk hakkında kurulan hükümlere yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararların; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 286/1. maddesi uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 5271 sayılı Kanun'un 260/1. maddesi gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 291/1. maddesi gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294/1. maddesi gereği temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298/1. maddesi gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü: İlk Derece Mahkemesince sanık hakkında hırsızlık ve konut dokunulmazlığının ihlâli suçlarından verilen mahkûmiyet hükümlerine yönelik ... Bölge Adliye Mahkemesi 21. Ceza Dairesinin, 06.04.2023 tarihli ve 2022/3062 Esas, 2023/1680 Karar sayılı kararı ile yapılan istinaf incelemesi neticesinde mahkûmiyet hükümlerinin bozulmasına karar verildiği, ancak Bölge Adliye Mahkemesince dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde bozma kararı vermesinin yasal dayanağı bulunmadığı böylece sanık hakkında konut dokunulmazlığının ihlâli suçundan kurulan hükmün de temyizi kabil olduğu anlaşılmakla Tebliğnamedeki ret düşüncesine iştirak edilmemiştir. 5271 sayılı Kanun’un 288. maddesinin ''Temyiz, ancak hükmün hukuka aykırı olması nedenine dayanır. Bir hukuk kuralının uygulanmaması veya yanlış uygulanması hukuka aykırılıktır.'' ve aynı Kanun'un 294. maddesinin ise; ''Temyiz eden, hükmün neden dolayı bozulmasını istediğini temyiz başvurusunda göstermek zorundadır. Temyiz sebebi ancak hükmün hukuki yönüne ilişkin olabilir.'' şeklinde düzenlendiği de gözetilerek; sanık müdafii ve suça sürüklenen çocuk müdafiinin temyiz istemlerinin “eksik inceleme neticesinde karar verildiğine ve mahkûmiyete yeterli delilerin olmadığına” yönelik olduğu belirlenerek yapılan incelemede; 5271 sayılı Kanun’un 280. maddesinin 1. fıkrasının (e) ve (f) bentlerinde bölge adliye mahkemelerinin duruşma açmaksızın hükmün bozulmasına karar verebileceği hâllerin sınırlı olarak sayıldığı, dosya içeriğine göre ... 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 31.12.2021 tarihli, 2019/278 Esas, 2021/880 Karar sayılı dosyasında verilen hükümlere yönelik istinaf istemleri üzerine yapılan inceleme neticesinde, ... Bölge Adliye Mahkemesi 21. Ceza Dairesinin, 06.04.2023 tarihli ve 2022/3062 Esas, 2023/1680 Karar sayılı kararı ile “suça sürüklenen çocuk hakkında mahkemece sosyal inceleme raporu alınmadan veya alınmaması durumunda gerekçesi kararda gösterilmeden yazılı şekilde hüküm kurulması, etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanmasına rıza gösterip göstermediğinin TCK'nın 168/1-4 maddesi uyarınca katılana sorularak sonucuna göre uygulama yapılması gerektiğinin gözetilmemesi, güvenlik kamera kayıtlarında tespit edilen faillerden birisinin suça sürüklenen çocuk olduğu gözetilmeksizin yargılamaya devam edilerek hakkında beraat kararı verilmesi, TCK'nın 145. maddesinin uygulanması şartlarının bulunmaması" gerekçeleri ile hükümlerin bozulmasına karar verildiği, ancak bozma kararında belirtilen hukuka aykırılıkların aynı Kanun’un 280. maddesinin 1. fıkrasının (e) ve (f) bentlerinde sınırlı olarak sayılan bozma nedenleri arasında gösterilmediği, Bölge Adliye Mahkemesi Ceza Dairesince davanın yeniden görülmesine karar verilmek suretiyle yapılacak duruşma sonucunda hukuka aykırılığın giderilmesi yerine, dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde bozma kararı verilmesinin ve anılan karara yönelik direnme yetkisi bulunmayan İlk Derece Mahkemesince yeniden hüküm kurulmasının yasal dayanağının bulunmadığı, Nitekim Yargıtay Ceza Genel Kurulunun, 30.04.2025 tarihli ve 2024/6-490 Esas, 2025/197 Karar sayılı kararında “…bölge adliye mahkemelerinin, kanuni dayanağı bulunmayan (5271 sayılı Kanun'un 280. maddesinin birinci fıkrasının (e) ve (f) bentlerinde sayılanlar hariç) bozma kararları ile iş bu bozma kararına istinaden ilk derece mahkemesince tesis edilen kararların, görevsiz mahkeme tarafından verilmiş olmaları nedeniyle hukuka açık ve ağır aykırılıkla malul olduklarından hükümsüz sayılmaları gerektiğinin…” kabul edildiği, keza Anayasa Mahkemesinin 12.06.2025 tarihli Resmî Gazete’de yayımlanan 09.01.2025 tarihli ve 2023/33667 sayılı kararı ile de “İstinaf Dairesi kanunda açıkça öngörülmüş hâller dışında bir nedenle bozma kararı vermiş, bunun sonucunda başvurucunun temyiz kanun yoluna başvurma hakkının elinden alınmasına yol açmıştır. Böylelikle istinaf kanun yolu incelemesine ilişkin kuralların İstinaf Dairesince yapılan yorumun kişilerce öngörülebilecek belirlilikte olmadığı ve kanunun lafzıyla çeliştiği görülmüştür. Diğer bir ifadeyle İstinaf Dairesinin bu kararıyla başvurucunun mahkemeye erişim hakkına kanuni dayanağı bulunmayan bir müdahalede bulunulmuştur. Açıklanan gerekçelerle İstinaf Dairesinin 5271 sayılı Kanun'da sınırlı olarak sayılı hâller dışında bir sebeple bozma kararı vermesiyle gerçekleşen müdahalenin kanuni dayanağının olmaması nedeniyle başvurucunun Anayasa’nın 36. maddesinde güvence altına alınan adil yargılanma hakkı kapsamındaki mahkemeye erişim hakkının ihlal edildiğine..." hükmedilmekle yukarıda anılan şekilde verilen bozma kararlarının “hukuka açık ve ağır aykırılıkla malûl” olduğunun teyit edildiği dikkate alınmak suretiyle; ... Bölge Adliye Mahkemesi 21. Ceza Dairesinin, 06.04.2023 tarihli ve 2022/3062 Esas, 2023/1680 Karar sayılı kararı ile bozma üzerine verilen ... 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 30.01.2025 tarihli, 2023/412 Esas, 2025/91 Karar sayılı kararının hukukî değerden yoksun olduğu belirlenerek yapılan incelemede; 5271 sayılı Kanun'un 280. maddesinin 1. fıkrasının (g) bendi uyarınca davanın yeniden görülmesine karar verilerek, duruşma açılıp, taraflar çağrılarak delillerin değerlendirilmesi sonucunda anılan Kanun maddesinin 2. fıkrasına göre hukuka aykırılığın Bölge Adliye Mahkemesince giderilmesi sonucunda yeniden hüküm kurulması gerektiğinin gözetilmemesi, Bozmayı gerektirmiş, sanık müdafii ve suça sürüklenen çocuk müdafiinin temyiz nedenleri bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, diğer yönleri incelenmeyen hükümlerin açıklanan nedenle, 5271 sayılı Kanun’un 302/2. maddesi gereği, Tebliğname'ye kısmen uygun olarak BOZULMASINA, dava dosyasının, aynı Kanun’un 304/2. maddesi uyarınca ... Bölge Adliye Mahkemesi 21. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 02.02.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Özgün Analiz
Olay Özeti: Bir sanık ile suça sürüklenen çocuk hakkında hırsızlık ve konut dokunulmazlığının ihlâli suçlarından kurulan hükümler, BAM 21. Ceza Dairesince sosyal inceleme raporu alınmaması, TCK 168/1-4 uyarınca etkin pişmanlığa rızanın katılana sorulmaması, kamera kayıtlarındaki faile ilişkin değerlendirme hatası ve TCK 145'in şartları oluşmadan uygulanması gerekçeleriyle dosya üzerinden bozulmuştur. Bozma üzerine asliye ceza mahkemesinin verdiği yeni hüküm temyiz edilmiştir.
Hukuki İlke: Sosyal inceleme raporu eksikliği, etkin pişmanlık prosedürü ve delil değerlendirmesine ilişkin hatalar CMK 280/1-(e) ve (f) bentlerindeki sınırlı duruşmasız bozma nedenlerinden olmadığından, istinaf dairesi bu eksiklikleri ancak duruşma açarak kendisi giderebilir; dosya üzerinden verilen bozma ve buna dayalı hüküm hukuken değersizdir.
Uygulama Sonucu: Daire, istinaf bozması ile sonrasında kurulan hükmün hukuki değerden yoksun olduğunu saptayarak kararı CMK 302/2 gereği bozmuş; davanın 280/1-g uyarınca BAM'da duruşmalı olarak yeniden görülmesini gerekli bulmuştur.
Dava Strateji Notu: Çocuk yargılamalarında sosyal inceleme raporu gibi eksiklikler dahi istinafa dosya üzerinden bozma yetkisi vermediğinden, bu yöndeki bozmalar sonrası kurulan mahkûmiyetler temyizde çökertilebilir. Duruşmalı yeniden görülme aşaması, etkin pişmanlık iradesini katılana sordurmak ve zarar giderimini belgelemek için savunmaya ikinci bir fırsat sunar.