İçeriğe geç
AC
2. Ceza Dairesi Esas: 2025/1324 Karar: 2025/5083 Tarih: 2025

Yargıtay 2. Ceza Dairesi E.2025/1324 K.2025/5083

2. Ceza Dairesi 2025/1324 E. , 2025/5083 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Çocuk Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2023/69 D.İş SUÇLAR : Hırsızlık, konut dokunulmazlığının ihlâli, mala zarar verme İTİRAZ KONUSU KARAR : Yargılamanın yenilenmesi talebinin reddine dair karara yönelik itirazın reddi KANUN YARARINA BOZMA YOLUNA BAŞV

Karar Özeti

2. Ceza Dairesi 2025/1324 E. , 2025/5083 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Çocuk Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2023/69 D.İş SUÇLAR : Hırsızlık, konut dokunulmazlığının ihlâli, mala zarar verme İTİRAZ KONUSU KARAR : Yargılamanın yenilenmesi talebinin reddine dair karara yönelik itirazın reddi KANUN YARARINA BOZMA YOLUNA BAŞV

Karar Detayı

2. Ceza Dairesi 2025/1324 E. , 2025/5083 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Çocuk Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2023/69 D.İş SUÇLAR : Hırsızlık, konut dokunulmazlığının ihlâli, mala zarar verme İTİRAZ KONUSU KARAR : Yargılamanın yenilenmesi talebinin reddine dair karara yönelik itirazın reddi KANUN YARARINA BOZMA YOLUNA BAŞVURAN : Adalet Bakanlığının istemi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı İTİRAZ EDEN : Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı I. İSTEM Hırsızlık, konut dokunulmazlığının ihlâli ve mala zarar verme suçlarından hükümlü ...'ın 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 142/2-h, 143, 31/3, 62/1 ; 116/2-4, 119/1-c, 31/3, 62/1 ; 151/1, 31/3 ve 62/1 maddeleri uyarınca sırasıyla 3 yıl 14 ay hapis cezası, 1 yıl 1 ay 10 gün hapis cezası ve 1.320,00 TL adlî para cezası ile cezalandırılmasına dair Bursa 2. Çocuk Mahkemesinin 29.09.2016 tarihli ve 2015/525 Esas, 2016/555 Karar sayılı kararının kesinleşmesinin ardından, hükümlü tarafından yapılan yargılamanın yenilenmesi talebinin reddine ilişkin 28.11.2022 tarihli ek karara yapılan itirazın Bursa Çocuk Ağır Ceza Mahkemesinin 17.02.2023 tarihli ve 2023/69 Değişik İş sayılı karar aleyhine kanun yararına bozma talebinde bulunulması üzerine; Dairemizce yapılan inceleme sonunda; 03.06.2024 tarihli ve 2023/28653 Esas, 2024/9093 Karar sayılı ilâm ile "5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 318/1. maddesi uyarınca yargılamanın yenilenmesi istemi, hükmü veren mahkemeye sunulur. Bu mahkeme istemin kabule değer olup olmadığına karar verir. Bu olağanüstü kanun yolunun birinci aşamasını yenileme isteminin kabule değer olup olmadığını belirlemek için yapılacak inceleme oluşturur. İstemin yerinde olup olmadığına ilişkin istem, duruşma açılmaksızın başvurunun öngörülen biçime uyup uymadığı, dilekçe ya da tutanakta ileri sürülen nedenlerin, yenilemeyi gerektirir nitelikte olup olmadıkları, kanıtların gösterilip gösterilmedikleri hususlarıyla sınırlı olarak esas hükmü veren mahkeme tarafından incelenir. Dosya üzerinden yapılan inceleme sonucu başvurunun kabule değer görülmediği taktirde istemin reddine, aksi durumda ise ikinci aşamaya (yani yargılamanın yenilenmesine) geçilmesine karar verilmesi gerekir. Yargılamanın yenilenmesine yönelik istemin kabule değer olduğuna karar verilip, yeniden yapılacak olan "Yargılamanın yenilenmesi" aşamasına yani ikinci aşamaya geçildikten sonra 5271 sayılı Kanun’un 23/3. maddesi dikkate alınacaktır. 5271 sayılı Kanun’un 23/3. maddesinde "yargılamanın yenilenmesi halinde" davaya bakma yasağı getirilmiştir. Böylece, aynı uyuşmazlık hakkında daha önce kanaatini belirtmiş olan hâkimin daha sonra yargılamanın yenilenmesi sürecinde görev yapması önlenerek, hâkim tarafsızlığı bu yönüyle de sağlanmak istenmiştir. Yargılamanın yenilenmesi isteminin kabule değer olup olmadığına ilişkin karar belirtildiği gibi, dosya üzerinden yani duruşma açılmaksızın yalnızca 5271 sayılı Kanun’un 311. maddesinde sınırlı olarak sayılan nedenlerin mevcut olup olmadığı ve başvuru koşullarının oluşup oluşmadığı yönünden yapılan değerlendirme sonucunda verilmektedir. İstemin reddine ilişkin kararlara da itiraz mümkündür ve itiraz üzerine istemin kabule değer olup olmadığı başka bir hâkim tarafından da değerlendirilmektedir. İstemin kabule değer görülmesi halinde ise; 5271 sayılı Kanun’un 321/2. maddesi uyarınca mahkemece, yargılamanın yenilenmesine ve duruşmanın açılmasına karar verilmektedir. Bu aşamadan sonra aynı Kanun’un 23/3. maddesindeki düzenleme uygulanmaya başlanacaktır. Zira amaç, yargılamayı yani kanıtların değerlendirilmesini başka bir hâkime yaptırmaktır. Aksinin kabulü halinde; sadece biçimsel bir inceleme olan birinci aşama için de, başka bir hâkim görevlendirmesi gerekecek olup, bu durum uygulamada dayanaksız ve çoğu kez temyiz nedenleri tekrar edilerek ya da tebligatlara yönelik itirazları içeren başvurular nedeniyle merci sıfatıyla görevlendirme yapan mahkemelerin ve görevlendirilen hâkimlerin gereksiz mesai harcamalarına neden olmaktadır. Ayrıca yargılamanın yenilenmesi talebi geldiğinde mahkemenin diğer hâkimin görevlendirilmesi konusunda merciine dosyayı göndermesi, merciin görevlendirme yapması ve görevlendirilen hâkime dosyanın gönderilmesi, onun dosyayı inceleyerek talebin kabule değer olup olmadığına karar vermesi özellikle işi yoğun olan yerlerde uzunca bir zaman alıp, tutuklu ve hükümlü dosyalarda derhal tahliye edilmesi gereken tutuklu ve hükümlülerin bu süre zarfında haksız yere cezaevinde kalmalarına da yol açmaktadır. Oysa ki; talebi alan mahkemenin hâkimi yargılamanın yenilenmesi gerekliliğini gördüğünde bu incelemeyi yapması, dosyaya yeni bakacak olan hâkime göre daha kısa zaman içerisinde olacağından bu kararı vermesi makul sürede yargılanma ilkesine de daha uygun olacaktır. Kaldı ki; 5271 sayılı Kanun’un 318/1. maddesi birinci aşama olup, istemin nereye yapılacağı, bu mahkemenin ne karar vereceği anılan Kanun'un ilgili hükümlerinde açıkça belirtilmiş olup, mahkeme istemi kabule değer görürse zaten dosyadan el çekecek ve yeni bir hâkim görevlendirilmesi için merciine dosyayı gönderecek, aksi takdirde istemi kabule değer görmeyecek, bu karar da zaten itiraz merciince incelenecektir. Bu açıklamalar ışığında, kanun yararına bozma talebine konu kararda herhangi bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşılmakla; Bursa Çocuk Ağır Ceza Mahkemesinin verilmekle kesin nitelikte olan 17.02.2023 tarihli ve 2023/69 Değişik İş sayılı kararına yönelik kanun yararına bozma isteminin REDDİNE..." şeklinde verilen karara karşı, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 23.01.2025 tarihli ve KYB - 2023/108606 sayılı ve özetle “..Somut olayda; mahkûmiyet hükmünü veren hâkim ... ...'ın yargılamanın yenilenmesi talebine yönelik itirazı inceleyen heyette yer alamayacağı, adil yargılama hakkının bir uzantısı olarak olaya tamamen yabancı, farklı bir hakimin yargılamanın yenilenmesi kapsamından itiraz incelemesini yapması gerektiği, mahkumiyet hükmünü veren anılan hakimin itirazı inceleyerek ret kararını veren heyette yer aldığı nazara alındığında Yüksek Dairece, kanun yararına bozma isteminin reddine karar verilmesinin Kanuna aykırı görülmesi...” şeklindeki gerekçeyle İTİRAZ kanun yoluna başvurulması üzerine, dosya Dairemize gönderilmekle, 5271 sayılı Kanun'un 308. maddesinin, 6352 sayılı Kanun’un 99. maddesi ile eklenen 3. fıkrası uyarınca yapılan incelemede; II. GEREKÇE Kanun yararına bozma talebi karşısında çözümlenmesi gereken olay, yargılamanın yenilenmesi talepleri olduğunda, talebe konu kesinleşmiş hükmü veren mahkemenin kabule değerlik kararı verilmesi sonrasında, bu karara yönelik itiraz üzerine, bu heyette yer alıp alamayacağının tespitine ilişkindir. Konuya dair 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nunda; Hâkimin davaya bakamayacağı hâller 22. maddede sayılmıştır. Yargılamaya katılamayacak hâkim başlıklı 23. maddesi “(1) Bir karar veya hükme katılan hâkim, yüksek görevli mahkemece bu hükme ilişkin olarak verilecek karar veya hükme katılamaz. (2) Aynı işte soruşturma evresinde görev yapmış bulunan hâkim, kovuşturma evresinde görev yapamaz. (3) Yargılamanın yenilenmesi halinde, önceki yargılamada görev yapan hâkim, aynı işte görev alamaz. “ şeklindedir. 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 318/1. maddesi uyarınca yargılamanın yenilenmesi istemi, hükmü veren mahkemeye sunulur. Bu mahkeme istemin kabule değer olup olmadığına karar verir. Bu olağanüstü kanun yolunun birinci aşamasını yenileme isteminin kabule değer olup olmadığını belirlemek için yapılacak inceleme oluşturur. İstemin yerinde olup olmadığına ilişkin istem, duruşma açılmaksızın başvurunun öngörülen biçime uyup uymadığı, dilekçe ya da tutanakta ileri sürülen nedenlerin, yenilemeyi gerektirir nitelikte olup olmadıkları, kanıtların gösterilip gösterilmedikleri hususlarıyla sınırlı olarak esas hükmü veren mahkeme tarafından incelenir. Dosya üzerinden yapılan inceleme sonucu başvurunun kabule değer görülmediği taktirde istemin reddine, aksi durumda ise ikinci aşamaya (yani yargılamanın yenilenmesine) geçilmesine karar verilmesi gerekir. Yargılamanın yenilenmesine yönelik istemin kabule değer olduğuna karar verilip, yeniden yapılacak olan "Yargılamanın yenilenmesi" aşamasına yani ikinci aşamaya geçildikten sonra 5271 sayılı Kanun’un 23/3. maddesi dikkate alınacaktır. 5271 sayılı Kanun’un 23/3. maddesinde "yargılamanın yenilenmesi halinde" davaya bakma yasağı getirilmiştir. Böylece, aynı uyuşmazlık hakkında daha önce kanaatini belirtmiş olan hâkimin daha sonra yargılamanın yenilenmesi sürecinde görev yapması önlenerek, hâkim tarafsızlığı bu yönüyle de sağlanmak istenmiştir. Yargılamanın yenilenmesi isteminin kabule değer olup olmadığına ilişkin karar belirtildiği gibi, dosya üzerinden yani duruşma açılmaksızın yalnızca 5271 sayılı Kanun’un 311. maddesinde sınırlı olarak sayılan nedenlerin mevcut olup olmadığı ve başvuru koşullarının oluşup oluşmadığı yönünden yapılan değerlendirme sonucunda verilmektedir. İstemin reddine ilişkin kararlara da itiraz mümkündür ve itiraz üzerine istemin kabule değer olup olmadığı başka bir hâkim tarafından da değerlendirilmektedir. İstemin kabule değer görülmesi halinde ise; 5271 sayılı Kanun’un 321/2. maddesi uyarınca mahkemece, yargılamanın yenilenmesine ve duruşmanın açılmasına karar verilmektedir. Bu aşamadan sonra aynı Kanun’un 23/3. maddesindeki düzenleme uygulanmaya başlanacaktır. Zira amaç, yargılamayı yani kanıtların değerlendirilmesini başka bir hâkime yaptırmaktır. Aksinin kabulü halinde; sadece biçimsel bir inceleme olan birinci aşama için de, başka bir hâkim görevlendirmesi gerekecek olup, bu durum uygulamada dayanaksız ve çoğu kez temyiz nedenleri tekrar edilerek ya da tebligatlara yönelik itirazları içeren başvurular nedeniyle merci sıfatıyla görevlendirme yapan mahkemelerin ve görevlendirilen hâkimlerin gereksiz mesai harcamalarına neden olmaktadır. Ayrıca yargılamanın yenilenmesi talebi geldiğinde mahkemenin diğer hâkimin görevlendirilmesi konusunda merciine dosyayı göndermesi, merciin görevlendirme yapması ve görevlendirilen hâkime dosyanın gönderilmesi, onun dosyayı inceleyerek talebin kabule değer olup olmadığına karar vermesi özellikle işi yoğun olan yerlerde uzunca bir zaman alıp, tutuklu ve hükümlü dosyalarda derhal tahliye edilmesi gereken tutuklu ve hükümlülerin bu süre zarfında haksız yere cezaevinde kalmalarına da yol açmaktadır. Oysa ki; talebi alan mahkemenin hâkimi yargılamanın yenilenmesi gerekliliğini gördüğünde bu incelemeyi yapması, dosyaya yeni bakacak olan hâkime göre daha kısa zaman içerisinde olacağından bu kararı vermesi makul sürede yargılanma ilkesine de daha uygun olacaktır. Kaldı ki; 5271 sayılı Kanun’un 318/1. maddesi birinci aşama olup, istemin nereye yapılacağı, bu mahkemenin ne karar vereceği anılan Kanun'un ilgili hükümlerinde açıkça belirtilmiş olup, mahkeme istemi kabule değer görürse zaten dosyadan el çekecek ve yeni bir hâkim görevlendirilmesi için merciine dosyayı gönderecek, aksi takdirde istemi kabule değer görmeyecek, bu karar da zaten itiraz merciince incelenecektir. Ancak; Yargılamanın yenilenmesi talebinin kabule değer olup olmadığına aynı hâkimin karar verebileceği kabulü ile birlikte, müteakip işlemler önceki yargılamada görev alan hâkimler tarafından yapılamayacak, heyette de yer alamayacaklardır. 5271 sayılı Kanun'un 23/3 fıkrasının 5271 sayılı Kanun'da “Hakimin Davaya Bakamaması ve Reddi” başlıklı bölümünde düzenlemenin olması, aynı Kanun'un 30. maddesinde “Hakimin çekinmesi ve inceleme merci” konusunun düzenlenmesi karşısında, aynı Kanun'un 22. maddede sayılan evlilik bağı, kan-hısımlık bağı gibi nüfus kayıtlarının şekli incelemesi ile tespit edilecek hâllerde olduğu gibi, aynı Kanun'un 23/3. fıkradan kaynaklanan yasaklılık hâlinde de, karar veren hâkim ise, itiraz heyetinde de yer alıyorsa, 5271 sayılı Kanun'un 30/1. maddesi gereği bu hususu belirten “çekinme kararı” sürecin işlemesini sağlaması gerekmektedir. Yukarıdaki tespit, kabul ve değerlendirmeler karşısında; Somut olayda; yenileme talebine konu mahkûmiyet hükmünü veren hâkimin yargılamanın yenilenmesi talebinin reddine ilişkin itirazı inceleyen heyette de yer alması nedeniyle, bu şekilde teşekkül eden Bursa Çocuk Ağır Ceza Mahkemesinin kararının hukuka aykırı olması nedeniyle kanun yararına bozma talebi yerinde görüldüğünden Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı itirazının yerinde olduğu sonucuna varılmıştır. III. KARAR 1. Gerekçe bölümünde belirtilen nedenle Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı İTİRAZININ KABULÜNE, 2. 5271 sayılı Kanun’un 308/2 maddesi gereği Yargıtay 2. Ceza Dairesinin, 03.06.2024 tarihli ve 2023/28653 Esas, 2024/9093 Karar sayılı kanun yararına bozma talebinin reddine ilişkin ilâmın KALDIRILMASINA, 3.Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, kanun yararına bozma istemi doğrultusunda, Bursa Çocuk Ağır Ceza Mahkemesinin 17.02.2023 tarihli ve 2023/69 Değişik İş sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 309/3. maddesi gereği, KANUN YARARINA BOZULMASINA, aynı maddenin 4. fıkrasının (a) bendi uyarınca sonraki işlemlerin itiraz merciince yerine getirilmesine, 17.03.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu emsali kullanmak için avukat desteği alın.

Görüşme Planla