Karar Özeti
2. Ceza Dairesi 2025/13432 E. , 2026/3135 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2021/53 E., 2022/1672 K. - 2015/943 E., 2015/391 K. SUÇLAR : Hırsızlık, konut dokunulmazlığının ihlâli HÜKÜM : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Ret, onama, düzeltilerek onama, bozma I. Sanık ... Müdafiinin Temyiz İstemi
Karar Detayı
2. Ceza Dairesi 2025/13432 E. , 2026/3135 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2021/53 E., 2022/1672 K. - 2015/943 E., 2015/391 K. SUÇLAR : Hırsızlık, konut dokunulmazlığının ihlâli HÜKÜM : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Ret, onama, düzeltilerek onama, bozma I. Sanık ... Müdafiinin Temyiz İsteminin İncelenmesi Neticesinde Sanık müdafiinin yüzüne karşı verilen 20.12.2022 tarihli hükmü, 1412 sayılı CMUK’nın 310. maddesi uyarınca öngörülen 1 haftalık temyiz süresi geçtikten sonra, 10.01.2023 tarihli dilekçe ile temyiz etmekle, süresinde yapılmayan temyiz isteğinin, aynı Kanun'un 317. maddesi gereğince Tebliğname'ye uygun olarak REDDİNE, II. Sanık ... Hakkında Hırsızlık Suçundan Kurulan Hükmün İncelenmesi Neticesinde Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33. maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8. maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun 305. maddesi uyarınca temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260/1. maddesi gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310. maddesi uyarınca temyiz isteklerinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317. maddesi gereği temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: Bozma üzerine yapılan duruşmaya, toplanan delillere, gerekçeye, hâkimin kanaat ve takdirine göre temyiz nedenleri yerinde olmadığından reddiyle hükmün Tebliğname'ye uygun olarak ONANMASINA, III. Sanık ... Hakkında Hırsızlık Suçundan Kurulan Hükmün İncelenmesi Neticesinde Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarîyla 6723 sayılı Kanun’un 33. maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8. maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun 305. maddesi uyarınca temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260/1. maddesi gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310. maddesi uyarınca temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317. maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: Dosya içeriğine göre diğer temyiz nedenleri yerinde görülmemiştir. Ancak; Yargıtay 13. Ceza Dairesinin 05.11.2020 tarihli bozma ilâmı öncesi yapılan yargılamada sanığın neticeten 1 yıl 13 ay hapis cezası ile cezalandırıldığı ve anılan hükmün yalnızca sanık müdafii tarafından temyiz edildiği, bu hüküm aleyhine bir temyiz istemi bulunmadığı gözetilerek sanık hakkında tayin olunan cezanın 1412 sayılı Kanun'un 326/son maddesi uyarınca kazanılmış hak gereği 1 yıl 13 ay hapis cezası üzerinden infazının yapılmasına karar verilmesi gerekirken, sanığın neticeten 2 yıl 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verilmesi, Bozmayı gerektirmiş, o yer Cumhuriyet savcısının temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün bu sebepten dolayı 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi yollaması ile 1412 sayılı Kanun’un 321. maddesi gereği Tebliğname'ye uygun olarak BOZULMASINA, ancak bu husus yeniden yargılamayı gerektirmeyip aynı Kanun'un 322. maddesi uyarınca düzeltilmesi mümkün olduğundan; "sanık hakkında hırsızlık suçundan 5237 sayılı Kanun'un 142/2-h, 143, 168/1 ve 62. maddelerine göre belirlenen 2 yıl 6 ay hapis cezasının, 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun 326/son maddesi uyarınca kazanılmış hak gözetilerek 1 yıl 13 ay hapis cezası üzerinden infazının yapılmasına” karar verilmek suretiyle diğer yönleri usûl ve yasaya uygun bulunan hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA, IV. Sanık ... Hakkında Konut Dokunulmazlığının İhlâli Suçundan Kurulan Hükmün İncelenmesi Neticesinde Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33. maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8. maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun 305. maddesi uyarınca temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260/1. maddesi gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310. maddesi uyarınca temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317. maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: Sanık hakkında 18.12.2015 tarihinde kurulan mahkûmiyet hükmünün sanık müdafii tarafından temyiz edildiği ancak bu suç yönünden 01.09.2020 tarihli Tebliğnamede görüş belirtilmediği ve Yargıtay (Kapatılan) 13. Ceza Dairesinin 05.11.2020 tarihli ilâmında da bu suça ilişkin bir karar verilmediği bu nedenle aynı konuda verilen 20.12.2022 tarihli hükmün hukuki değerden yoksun olduğu anlaşılmakla; sanık hakkında 18.12.2015 tarihinde kurulan mahkûmiyet hükmüne yönelik sanık müdafiinin temyiz isteminin yapılan incelemesi neticesinde; Dosya içeriğine göre diğer temyiz nedenleri yerinde görülmemiştir. Ancak; 1-Kovuşturma evresindeki birbirini suçlayan beyanlarına göre aralarında menfaat çatışması bulunan sanıklara ayrı birer müdafii görevlendirilmesi gerektiği gözetilmeyerek Avukatlık Kanunu'nun 38. ve CMK'nın 152. maddelerine aykırı davranılması, 2- Kabule göre de; suçun birden fazla kişi ile birlikte işlenmesi nedeniyle sanık hakkında TCK'nın 119/1-c maddesinin uygulanması gerektiğinin gözetilmemesi, Bozmayı gerektirmiş, sanık müdafiinin temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün bu sebepten dolayı 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi yollaması ile 1412 sayılı Kanun’un 321. maddesi gereği Tebliğname'ye uygun olarak BOZULMASINA, sanığın CMUK 326/son maddesi kazanılmış haklarının saklı tutulmasına, dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 19.02.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.