İçeriğe geç
AC
2. Ceza Dairesi Esas: 2025/13449 Karar: 2025/23820 Tarih: 2025

Yargıtay 2. Ceza Dairesi E.2025/13449 K.2025/23820

2. Ceza Dairesi 2025/13449 E. , 2025/23820 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2022/558 E., 2022/475 K. SUÇLAR : Hırsızlık, konut dokunulmazlığının ihlâli HÜKÜMLER : İstinaf başvurusunun esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Ret, onama İlk Derece Mahkemesince hırsızlık ve konut dokunulmazlığının ihlâli suçl

Karar Özeti

2. Ceza Dairesi 2025/13449 E. , 2025/23820 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2022/558 E., 2022/475 K. SUÇLAR : Hırsızlık, konut dokunulmazlığının ihlâli HÜKÜMLER : İstinaf başvurusunun esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Ret, onama İlk Derece Mahkemesince hırsızlık ve konut dokunulmazlığının ihlâli suçl

Karar Detayı

2. Ceza Dairesi 2025/13449 E. , 2025/23820 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2022/558 E., 2022/475 K. SUÇLAR : Hırsızlık, konut dokunulmazlığının ihlâli HÜKÜMLER : İstinaf başvurusunun esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Ret, onama İlk Derece Mahkemesince hırsızlık ve konut dokunulmazlığının ihlâli suçlarından verilen hükümlere yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararların; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 286/1. maddesi uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260/1. maddesi gereği temyiz edenin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291/1. maddesi uyarınca temyiz isteminin süresinde olduğu, 294/1. maddesi gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298/1. maddesi uyarınca temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: 5271 sayılı Kanun’un 288. maddesinin ''Temyiz, ancak hükmün hukuka aykırı olması nedenine dayanır. Bir hukuk kuralının uygulanmaması veya yanlış uygulanması hukuka aykırılıktır.'' ve aynı Kanun'un 294. maddesinin ise; ''Temyiz eden, hükmün neden dolayı bozulmasını istediğini temyiz başvurusunda göstermek zorundadır. Temyiz sebebi ancak hükmün hukuki yönüne ilişkin olabilir.'' şeklinde düzenlendiği de gözetilerek; sanık müdafiinin temyiz isteminin ''sanığın duruşmadaki ifadelerinde de belirttiği üzere davaya konu hırsızlık olayını yapmadığına, verilen ceza kesin bir delile dayanmayıp varsayıma dayalı olduğuna ve sanığın beraatine karar verilmesi gerektiğine'' yönelik olduğu belirlenerek yapılan incelemede; 5271 sayılı Kanun’un 280. maddesinin 1. fıkrasının (e) ve (f) bentlerinde bölge adliye mahkemelerinin duruşma açmaksızın hükmün bozulmasına karar verebileceği hâllerin sınırlı olarak sayıldığı, dosya içeriğine göre Adana 10. Asliye Ceza Mahkemesinin 03.10.2019 tarihli ve 2019/86 Esas ve 2019/1093 Karar sayılı dosyasında verilen mahkûmiyet hükümlerine yönelik sanığın istinaf istemi üzerine yapılan inceleme neticesinde, Adana Bölge Adliye Mahkemesi 7. Ceza Dairesinin, 18.11.2020 tarihli ve 2020/133 Esas, 2020/2002 Karar sayılı kararı ile “dosya kapsamına göre, olay yeri krokisinin bulunmaması nedeniyle hırsızlık ve konut dokunulmazlığının ihlali suçlarının işlendiği yerin katılanın ikametinin eklentisi niteliğinde yerden gerçekleştirilip gerçekleştirilmediği hususunun tam olarak tespit edilemediği anlaşılmakla; mahallinde keşif yapılarak hırsızlık ve konut dokunulmazlığının ihlâli suçlarının gerçekleştiği yerin 5237 sayılı TCK'nın 142/2-h, 116/1. maddeleri kapsamında kalıp kalmadığı saptanıp sonucuna göre sanıkların hukuki durumlarının değerlendirilmesi yerine, eksik inceleme ile yazılı şekilde kararlar verilmiş olduğundan ve sanık ...'in adlî sicil kaydında tekerrüre esas ilamı bulunduğu halde sanık hakkında 5237 sayılı TCK'nın 58. maddesi gereğince mükerrirlere özgü infaz rejiminin uygulanmasına karar verilmemiş olduğundan'' bahisle hükmün bozulmasına karar verildiği, ancak bozma kararında belirtilen hukuka aykırılıkların aynı Kanun’un 280. maddesinin 1. fıkrasının (e) ve (f) bentlerinde sınırlı olarak sayılan bozma nedenleri arasında gösterilmediği, gözetilerek Bölge Adliye Mahkemesi Ceza Dairesince davanın yeniden görülmesine karar verilmek suretiyle yapılacak duruşma sonucunda hukuka aykırılığın giderilmesi yerine, dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde bozma kararı verilmesinin ve anılan karara yönelik direnme yetkisi bulunmayan İlk Derece Mahkemesince yeniden hüküm kurulmasının yasal dayanağının bulunmadığı, Nitekim Yargıtay Ceza Genel Kurulunun, 30.04.2025 tarihli ve 2024/6-490 Esas, 2025/197 Karar sayılı kararında “…Bölge Adliye Mahkemelerinin, kanuni dayanağı bulunmayan (5271 sayılı Kanun'un 280. maddesinin birinci fıkrasının (e) ve (f) bentlerinde sayılanlar hariç) bozma kararları ile iş bu bozma kararına istinaden İlk Derece Mahkemesince tesis edilen kararların, görevsiz mahkeme tarafından verilmiş olmaları nedeniyle hukuka açık ve ağır aykırılıkla malul olduklarından hükümsüz sayılmaları gerektiğinin…” kabul edildiği, keza Anayasa Mahkemesinin 12.06.2025 tarihli Resmî Gazete’de yayımlanan 09.01.2025 tarihli ve 2023/33667 sayılı kararı ile de “İstinaf Dairesi kanunda açıkça öngörülmüş hâller dışında bir nedenle bozma kararı vermiş, bunun sonucunda başvurucunun temyiz kanun yoluna başvurma hakkının elinden alınmasına yol açmıştır. Böylelikle istinaf kanun yolu incelemesine ilişkin kuralların İstinaf Dairesince yapılan yorumun kişilerce öngörülebilecek belirlilikte olmadığı ve kanunun lafzıyla çeliştiği görülmüştür. Diğer bir ifadeyle İstinaf Dairesinin bu kararıyla başvurucunun mahkemeye erişim hakkına kanuni dayanağı bulunmayan bir müdahalede bulunulmuştur. Açıklanan gerekçelerle İstinaf Dairesinin 5271 sayılı Kanun'da sınırlı olarak sayılı hâller dışında bir sebeple bozma kararı vermesiyle gerçekleşen müdahalenin kanuni dayanağının olmaması nedeniyle başvurucunun Anayasa’nın 36. maddesinde güvence altına alınan adil yargılanma hakkı kapsamındaki mahkemeye erişim hakkının ihlal edildiğine..." hükmedilmekle yukarıda anılan şekilde verilen bozma kararlarının “hukuka açık ve ağır aykırılıkla malûl” olduğunun teyit edildiği dikkate alınmak suretiyle; Adana Bölge Adliye Mahkemesi 7. Ceza Dairesinin, 18.11.2020 tarihli ve 2020/133 Esas, 2020/2002 Karar sayılı kararı ile bozma üzerine verilen Adana 36. Asliye Ceza Mahkemesi'nin 28.09.2021 tarihli ve 2021/430 Esas, 2021/56 Karar sayılı kararının hukukî değerden yoksun olduğu belirlenerek yapılan incelemede; 5271 sayılı Kanun'un 280. maddesinin 1. fıkrasının (g) bendi uyarınca davanın yeniden görülmesine karar verilerek, duruşma açılıp, taraflar çağrılarak delillerin değerlendirilmesi sonucunda anılan Kanun maddesinin 2. fıkrasına göre hukuka aykırılığın Bölge Adliye Mahkemesince giderilmesi sonucunda yeniden hüküm kurulması gerektiğinin gözetilmemesi, Bozmayı gerektirmiş, sanık müdafiinin temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, diğer yönleri incelenmeyen hükümlerin bu sebepten dolayı 5271 sayılı Kanun’un 302/2. maddesi gereği Tebliğname'ye aykırı olarak BOZULMASINA, dava dosyasının, aynı Kanun’un 304/2. maddesi uyarınca Adana Bölge Adliye Mahkemesi 7. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 22.12.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Özgün Analiz

Olay Özeti: Hırsızlık ve konut dokunulmazlığının ihlâli suçlarından mahkumiyet üzerine Bölge Adliye Mahkemesi, keşif eksikliği ve tekerrür gerekçesiyle dosya üzerinden bozma vermiş; ilk derece mahkemesi yeniden hüküm kurmuştur.

Hukuki İlke: İstinaf dairesinin duruşma açmaksızın bozma yetkisi CMK 280/1 (e)-(f) bentleriyle sınırlıdır; eksik inceleme/keşif ve TCK 58 tekerrür gibi nedenlerle verilen bozma bu kapsamda olmadığından hükümsüzdür, davanın CMK 280/1-(g) uyarınca yeniden görülüp duruşmada giderilmesi gerekir.

Uygulama Sonucu: bozma

Dava Strateji Notu: Eksik inceleme (keşif/kroki) veya tekerrür gibi esasa ilişkin eksiklikler istinafça dosya üzerinden bozulamaz; savunma, istinaf dairesinin duruşma açmadan verdiği bu tür bozmalara karşı yetki aşımı ve temyiz hakkının kısıtlandığını vurgulayarak lehe sonuç alabilir.

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu emsali kullanmak için avukat desteği alın.

Görüşme Planla