İçeriğe geç
AC
2. Ceza Dairesi Esas: 2025/14168 Karar: 2026/5217 Tarih: 2026

Yargıtay 2. Ceza Dairesi E.2025/14168 K.2026/5217

2. Ceza Dairesi 2025/14168 E. , 2026/5217 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2024/695 E., 2024/1083 K. SUÇLAR : Hırsızlık, konut dokunulmazlığının ihlâli HÜKÜMLER : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ :Bozma I. Sanık Hakkında Konut Dokunulmazlığının İhlâli Suçundan Kurulan Hükme İlişkin Temyiz İstemi

Karar Özeti

2. Ceza Dairesi 2025/14168 E. , 2026/5217 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2024/695 E., 2024/1083 K. SUÇLAR : Hırsızlık, konut dokunulmazlığının ihlâli HÜKÜMLER : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ :Bozma I. Sanık Hakkında Konut Dokunulmazlığının İhlâli Suçundan Kurulan Hükme İlişkin Temyiz İstemi

Karar Detayı

2. Ceza Dairesi 2025/14168 E. , 2026/5217 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2024/695 E., 2024/1083 K. SUÇLAR : Hırsızlık, konut dokunulmazlığının ihlâli HÜKÜMLER : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ :Bozma I. Sanık Hakkında Konut Dokunulmazlığının İhlâli Suçundan Kurulan Hükme İlişkin Temyiz İstemi Yönünden Sanık hakkında konut dokunulmazlığının ihlâli suçundan Van Bölge Adliye Mahkemesi 4 Ceza Dairesince 14.02.2020 tarihli verilen istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin kararın kesin nitelikte olması nedeni ile hükmün niteliği ve ceza miktarı itibarıyla 5271 sayılı CMK’nın 286/2. maddesi uyarınca temyiz edilemez olduğu anlaşıldığından, Dairemizin 2023/3745 Esas ve 2024/1759 Karar sayılı 06.02.2024 tarihli kararıyla reddine karar verildiği, bu kararın 13.07.2020 tarihinde Tatvan 1. Asliye Ceza Mahkemesi tarafından kesinleştirildiğinin anlaşılması karşısında, Tatvan 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 11.12.20 24... /695 Esas, 2024/1083 Karar sayılı sanık hakkında konut dokunulmazlığının ihlâli suçundan verilen kararının hukuken yok hükmünde olduğu ve ortada incelenecek bir hüküm bulunmadığından, dava dosyasının İNCELENMEKSİZİN İADESİNE, II. Sanık Hakkında Hırsızlık Suçundan Kurulan Hükme İlişkin Temyiz İstemleri Yönünden Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 307/3. maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, aynı Kanun’un 260/1. maddesi gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291/1.maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, 294/1.maddesi gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298/1. maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü: 5271 sayılı Kanun'un 288. maddesinin ''Temyiz, ancak hükmün hukuka aykırı olması nedenine dayanır. Bir hukuk kuralının uygulanmaması veya yanlış uygulanması hukuka aykırılıktır.'' ve aynı Kanun'un 294. maddesinin ise; ''Temyiz eden, hükmün neden dolayı bozulmasını istediğini temyiz başvurusunda göstermek zorundadır. Temyiz sebebi ancak hükmün hukuki yönüne ilişkin olabilir.'' şeklinde düzenlendiği de gözetilerek, sanık müdafiinin temyiz isteminin, "zararın giderildiğine dair şikâyetçi tarafından sunulan dilekçe dosya içerisinde bulunmasına rağmen TCK'nın 168 maddesinden yararlandırılmadığına, sanığın kollukta müdafisi huzurunda savunmasının alınmadığına, mahkûmiyet kararına ilişkin tek delilin emniyet 24.02.2019 tarihli tutanağı olduğuna, suçu kabul anlamına gelmemekle birlikte hırsızlık ile konut dokunulmazlığının ihlâli suçunun da oluşacağı kaçınılmaz olacağından TCK'nın 42. maddesi gereği ayrıca konut dokunulmazlığının ihlâli suçundan ceza verilemeyeceğine ilişkin olduğu belirlenerek yapılan incelemede; Dosya kapsamına göre diğer temyiz sebepleri reddedilmiştir. Ancak; Şikâyetçinin 2.000,00 TL olarak belirtmiş olduğu zararı için ilk derece mahkemesince karar duruşması olan 27.11.2019 tarihine kadar süre verildiği ve zarar giderilmediğinden etkin pişmanlık hükümleri uygulanmamış ise de, şikâyetçinin karardan sonra sunduğu 28.11.2019 tarihli dilekçesi ile zararının karşılandığını belirttiği, kararın Dairemizin 06.02.2024 tarihli 2023/3745 Esas ve 2024/1759 Karar sayılı kararıyla 5237 sayılı Kanun’un 142/2-h, 143. maddelerinde öngörülen hırsızlık suçunun gerektirdiği cezanın alt sınırının 5 yıldan fazla olması ve 5271 sayılı Kanun'un 150/3. maddesi uyarınca sanığa zorunlu müdafi atanması ve savunmasının müdafii huzurunda alınması gerektiğinin gözetilmemesi gerekçesi ile bozulduğu, verilen yeni hükümde 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 168/2. maddesinin uygulanması gerekirken eksik inceleme ile yazılı şekilde sanık hakkında etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanmamasına karar verilmesi, Bozmayı gerektirmiş, sanık müdafîinin temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün açıklanan sebeple 5271 sayılı Kanun'un 302/2. maddesi gereği Tebliğname'ye uygun olarak BOZULMASINA, dava dosyasının, aynı Kanun'un 304/4. maddesi uyarınca Tatvan 1. Asliye Ceza Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 24.03.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu emsali kullanmak için avukat desteği alın.

Görüşme Planla