İçeriğe geç
AC
2. Ceza Dairesi Esas: 2025/14330 Karar: 2026/2044 Tarih: 2026

Yargıtay 2. Ceza Dairesi E.2025/14330 K.2026/2044

2. Ceza Dairesi 2025/14330 E. , 2026/2044 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2021/1269 E., 2022/1319 K. SUÇLAR : Hırsızlık, iş yeri dokunulmazlığının ihlâli, mala zarar verme HÜKÜMLER : Mahkûmiyet, hükmün açıklanmasının geri bırakılması TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İade, onama I) Suça sürüklenen çocuk

Karar Özeti

2. Ceza Dairesi 2025/14330 E. , 2026/2044 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2021/1269 E., 2022/1319 K. SUÇLAR : Hırsızlık, iş yeri dokunulmazlığının ihlâli, mala zarar verme HÜKÜMLER : Mahkûmiyet, hükmün açıklanmasının geri bırakılması TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İade, onama I) Suça sürüklenen çocuk

Karar Detayı

2. Ceza Dairesi 2025/14330 E. , 2026/2044 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2021/1269 E., 2022/1319 K. SUÇLAR : Hırsızlık, iş yeri dokunulmazlığının ihlâli, mala zarar verme HÜKÜMLER : Mahkûmiyet, hükmün açıklanmasının geri bırakılması TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İade, onama I) Suça sürüklenen çocuk hakkında iş yeri dokunulmazlığının ihlâli suçundan verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararına yönelik temyiz isteminin incelenmesinde Hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ilişkin kararların, 5271 sayılı Kanun'un 231/12. maddesi uyarınca itiraza tabi olduğu, bu kararların temyizi mümkün olmadığından, aynı Kanun'un 264. maddesine göre de, kanun yolunun ve mercinin belirlenmesinde yanılma başvuranın hakkını ortadan kaldırmayacağından, suça sürüklenen çocuk müdafiinin dilekçesinin itiraz niteliğinde olduğu kabul edilerek itirazın mercince incelenmesi için dosyanın incelenmeksizin mahalline Tebliğname'ye uygun olarak İADESİNE, II) Suça sürüklenen çocuk hakkında hırsızlık, sanık hakkında hırsızlık, iş yeri dokunulmazlığının ihlâli ve mala zarar verme suçlarından kurulan hükümlere yönelik temyiz istemlerinin incelenmesinde Sanığın yokluğunda, müdafiinin yüzüne karşı verilen kararda, duruşmada hazır olmayanlar yönünden hükmün tebliğinden itibaren temyiz hakkı bulunduğu belirtilmek suretiyle yanıltmaya neden olunduğundan; yokluğunda verilen kararı 02.01.2023 tarihli dilekçe ile temyiz eden sanığın temyiz isteminin süresinde olduğu belirlenerek yapılan incelemede; Sanık ve suça sürüklenen çocuk hakkında bozma üzerine kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33. maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8. maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun 305. maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260/1. maddesi gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310. maddesi gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317. maddesi gereği temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: Mahkemece sanık hakkında hangi ilâmın tekerrüre esas alındığı karar yerinde belirtilmemiş ise de; 5275 sayılı Kanun’un 108/2. maddesinde yer alan "tekerrür nedeniyle koşullu salıverme süresine eklenecek miktar, tekerrüre esas alınacak cezanın en ağırından fazla olamaz” hükmü uyarınca önceki hükümlülüklerinden en ağırının tekerrüre esas alınması gerektiği, yine Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 22.01.2013 tarih ve 2012/6-1431 Esas, 2013/18 Karar sayılı kararında da kabul edildiği gibi, sanığın mükerrir olduğunun belirtilmesinin yeterli olduğu, hükümde tekerrüre esas alınan ilâmın gösterilmesine gerek bulunmadığı, bu durumun infaz aşamasında gözetilebileceği hususu gözönüne alındığında tekerrüre esas alınan ilâmın gösterilmemesi bozma nedeni yapılmamıştır. 1. Tüm dosya içeriğine göre; katılana ait olup ... İlçesi'nde bulunan iş yerinden 04.12.20 14... . 00... .12.20 14... .30 saatleri arasında oto teybi, amfi, kablo gibi malzemelerin çalınması nedeniyle soruşturma işlemlerinin başlatıldığı, 19.01.2015 günü gerçekleştirilen operasyon sırasında elde edilen malzemelerden olan 2 adet oto teybinin katılan tarafından teşhis edildiği, 04.01.2015 tarihinde çalınıp 05.01.2015 günü terk edilmiş hâlde bulunan 09... plaka sayılı araç içerisinde ele geçirilen kablolar ile tornavidaların katılana ait olduğunun belirlendiği, bahsi geçen aracın çalınması eyleminden dolayı haklarında dava açılan suça sürüklenen çocuk ... ile sanık ...'un atılı suçları işlediklerinin iddia ve kabul edildiği somut olayda; sanığın aşamalarda suç işlemediğini savunduğu, suça sürüklenen çocuğun soruşturma aşamasında ve bozma öncesi yürütülen yargılama sırasında; kendisi araçta beklerken sanığın ... ilçesinde bulunan ... marka bir aracın bagajından kablo çaldığını beyan ettiği, kovuşturma aşamasında ise ... ilçesinde plakasını belirtmediği bir araç içerisinde beklediği sırada, sanığın görmediği bir yerden elinde kablo ile döndüğünü ifade ettiği, eylemin ... ilçesinde ve bir iş yerinden gerçekleştirilmesi sebebiyle suça sürüklenen çocuğun beyanı ile yargılama konusu suç arasında kesin bir bağlantı kurulamadığı, tanık ...'in katılana ait işyerinde görüntüleri bulunan şahıslardan sağ taraftakinin sanık ... olduğunu beyan ettiğine dair 15.01.2015 tarihli Tutanağın, katılanın iş yerinde kamera bulunmadığını belirtmesi ve bozma sonrası yürütülen yargılama sırasında dosyaya sunulan İlçe Emniyet Müdürlüğü'nün 18.02.2022 tarihli yazı cevabı ile dosya içerisindeki CD'de eyleme dair görüntülerin bulunmadığının anlaşılması nedeniyle denetlenebilir olmadığı belirlenmekle; öncelikle katılana ait malzemelerden birkısmının ele geçirildiği anlaşılan ... plaka sayılı aracın çalınması ile ilgili yargılamanın akibetinin araştırılması, 15.01.2015 tarihli Tutanak'ta bahsedilen görüntülerin temininin sağlanarak sanık ve suça sürüklenen çocuğun bu hususta ifadelerinin alınması, gerekli görülmesi hâlinde muhtelif mesafe ve açılardan yüksek çözünürlükteki fotoğrafları ile kamera görüntülerinin ... Müdürlüğü veya Jandarma Komutanlığı Kriminal Dairesi Başkanlığına ya da Adli Tıp Kurumu Fizik İhtisas Dairesi Başkanlığına gönderilip, bu görüntüler ile sanık ve suça sürüklenen çocuğun fotoğrafları arasında karşılaştırılma yapılması, tanık ...'in soruşturma aşamasındaki ifadesinde bahsettiği "..." adlı şahısla ilgili işlem yapılıp yapılmadığının sorulması, katılana ait işyerinden çalındığı belirlenen oto teyplerinin ele geçirildiği 19.01.2015 günü gerçekleştirilen operasyonun ait olduğu soruşturma dosyasının akibetinin araştırılması ve tüm deliller birarada değerlendirilerek sanık ve suça sürüklenen çocuğun hukukî durumlarının tayin ve takdiri gerekirken eksik kovuşturma sonucu yazılı şekilde karar verilmesi, 2. Kabule göre de; a) Katılanın, 04.12.2014 günü saat 22.00 sıralarında kapattığı iş yerinden hırsızlık yapıldığını, 05.12.2014 günü saat 08.30 sıralarında fark ettiğini beyan ettiği, sanık ve suça sürüklenen çocuğun aşamalarda atılı suçlamayı kabul etmedikleri, UYAP'tan alınan güneşin doğuş ve batış çizelgesine göre suç tarihinde gece vaktinin saat 17.54'te başlayıp 06.00'da sona erdiğinin anlaşılması karşısında; şüpheden sanık yararlanır ilkesi gereği hırsızlık ve iş yeri dokunulmazlığının ihlâli suçlarının sanık ve suça sürüklenen çocuk lehine gündüz sayılan zaman dilimi içerisinde işlendiğinin kabul edilmesi gerektiği gözetilmeden ve suçların gece vakti işlendiğine ilişkin kanıtlar denetime olanak verecek biçimde karar yerinde gösterilip tartışılmadan, sanık ve suça sürüklenen çocuk hakkında katılana yönelik hırsızlık ve iş yeri dokunulmazlığının ihlâli suçları bakımından 5237 sayılı Kanun'un 143. ve 116/4. maddelerinin uygulanması suretiyle fazla ceza tayin edilmesi, b) Suça sürüklenen çocuk hakkında, hırsızlık suçundan 5237 sayılı Kanun'un 142/2-h ve 143/1. maddeleri gereğince hükmolunan 7 yıl 6 ay hapis cezasından, 5237 sayılı Kanun'un 31/3. maddesi uyarınca 1/3 oranında indirim yapılırken 5 yıl yerine hesap hatası sonucu 5 yıl 6 ay hapis cezasına hükmedilerek fazla ceza tayini, c) "İş yeri dokunulmazlığının ihlâli" suçunun gerekçeli karar başlığında "konut dokunulmazlığını ihlâl etme" olarak yazılması, Bozmayı gerektirmiş, sanık ve müdafii ile suça sürüklenen çocuk müdafiinin temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükümlerin bu sebeplerden dolayı Tebliğname'ye aykırı olarak BOZULMASINA, dava dosyasının Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 10.02.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu emsali kullanmak için avukat desteği alın.

Görüşme Planla