İçeriğe geç
AC
2. Ceza Dairesi Esas: 2025/14389 Karar: 2026/4104 Tarih: 2026

Yargıtay 2. Ceza Dairesi E.2025/14389 K.2026/4104

2. Ceza Dairesi 2025/14389 E. , 2026/4104 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2024/383 E., 2025/318 K. SUÇLAR : Hırsızlık, mala zarar verme HÜKÜMLER : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama, düşme I. Sanıklar Hakkında Hırsızlık Suçundan Kurulan Hükümler Yönünden Sanıklar hakkında bozma üzerine ku

Karar Özeti

2. Ceza Dairesi 2025/14389 E. , 2026/4104 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2024/383 E., 2025/318 K. SUÇLAR : Hırsızlık, mala zarar verme HÜKÜMLER : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama, düşme I. Sanıklar Hakkında Hırsızlık Suçundan Kurulan Hükümler Yönünden Sanıklar hakkında bozma üzerine ku

Karar Detayı

2. Ceza Dairesi 2025/14389 E. , 2026/4104 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2024/383 E., 2025/318 K. SUÇLAR : Hırsızlık, mala zarar verme HÜKÜMLER : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama, düşme I. Sanıklar Hakkında Hırsızlık Suçundan Kurulan Hükümler Yönünden Sanıklar hakkında bozma üzerine kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33. maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8. maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun 305. maddesi uyarınca temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260/1. maddesi gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 7499 sayılı Kanun'un 22. maddesi ile 5271 sayılı Kanun'a eklenen geçici 6. maddenin 1. fıkrasının (d) bendi uyarınca temyiz isteklerinin süresinde olduğu, 1412 sayılı Kanun’un 317. maddesi gereği temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü: 19.07.2014 tarihli olay yeri tutanağında yer alan "...depo ve çevresinde toprak zemin üzerinde mazot lekelerinin olduğu..." şeklindeki tespitler karşısında bir kısım akaryakıt üzerinde katılanın tasarruf imkânının ortadan kalktığı ve bu şekilde suçun tamamlandığı gözetilmeden eylemin teşebbüs aşamasında kaldığı değerlendirilerek eksik ceza tayini aleyhe temyiz olmadığından bozma nedeni yapılmamış, dosya içeriğine göre diğer temyiz nedenleri yerinde görülmemiştir. Ancak; Lehe bozma sonrası yapılan yargılama giderlerinin sanıklara yükletilemeyeceğinin gözetilmemesi ve iştirak hâlinde her bir sanığın sebebiyet verdiği yargılama giderlerinin ayrı ayrı, ortak yargılama giderlerinden ise paylarına düşen oranda sorumlu tutulmaları gerekirken yargılama giderlerinin eşit oranda alınmasına hükmedilmesi suretiyle 5271 sayılı Kanun'un 326/2. maddesine aykırı davranılması, Bozmayı gerektirmiş, sanık ..., sanık ... müdafii, sanık ... ve müdafiinin temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükümlerin bu sebepten dolayı 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun 321. maddesi gereğince Tebliğname'ye aykırı olarak BOZULMASINA, ancak bu aykırılığın aynı Kanun’un 322. maddesine göre düzeltilmesi mümkün olduğundan, hüküm fıkrasından yargılama giderlerine ilişkin bölümün çıkarılması ve yerine " bozma ilamı öncesi yapılan 11 adet çağrı kağıdı gideri olan 104,00 TL, posta gideri 31,25 TL'nin her bir sanığın sebebiyet verdiği yargılama giderlerinin ayrı ayrı, ortak yargılama giderlerinden ise paylarına düşen oranda tahsiline" ibaresinin eklenmesi suretiyle, diğer yönleri usul ve yasaya uygun bulunan hükümlerin DÜZELTİLEREK ONANMASINA, II. Sanık ... Hakkında Mala Zarar Verme Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33. maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8. maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun 305. maddesi uyarınca temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260/1. maddesi gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 7499 sayılı Kanun'un 22. maddesi ile 5271 sayılı Kanun'a eklenen geçici 6. maddenin 1. fıkrasının (d) bendi uyarınca temyiz isteğinin süresinde olduğu, 1412 sayılı Kanun’un 317. maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü: Sanığın, katılana ait aracın depo kapağını kırması şeklindeki eylemine uyan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 151/1. maddesinde tanımlanan mala zarar verme suçu için öngörülen cezanın üst sınırına göre aynı Kanun'un 66/1-e maddesi uyarınca hesaplanan 8 yıllık olağan zamanaşımının 26.05.2016 olan karar tarihi ile 29.05.2025 olan ikinci hükmün verildiği tarih arasında gerçekleştiği gözetilmeden, sanık hakkındaki kamu davasının zamanaşımı nedeniyle düşürülmesi yerine yargılamaya devamla yazılı şekilde mahkûmiyet kararı verilmesi, Bozmayı gerektirmiş, sanık ...'ın temyiz nedenleri bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenle Tebliğname'ye uygun olarak BOZULMASINA, bozma nedeni yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, 5320 sayılı Kanun'un 8. maddesi uyarınca halen yürürlükte bulunan, 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu'nun 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak, sanık hakkında açılan kamu davasının, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 223/8. maddesi gereğince zamanaşımı nedeniyle DÜŞMESİNE, dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 02.03.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu emsali kullanmak için avukat desteği alın.

Görüşme Planla