İçeriğe geç
AC
2. Ceza Dairesi Esas: 2025/14858 Karar: 2025/23620 Tarih: 2025

Yargıtay 2. Ceza Dairesi E.2025/14858 K.2025/23620

2. Ceza Dairesi 2025/14858 E. , 2025/23620 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2025/1278 E., 2025/1109 K. SUÇ : Hırsızlık HÜKÜMLER : İstinaf başvurusunun esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma İlk Derece Mahkemesince sanıklar hakkında hırsızlık suçundan kurulan hükümlere yönelik istinaf incelemesi üzer

Karar Özeti

2. Ceza Dairesi 2025/14858 E. , 2025/23620 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2025/1278 E., 2025/1109 K. SUÇ : Hırsızlık HÜKÜMLER : İstinaf başvurusunun esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma İlk Derece Mahkemesince sanıklar hakkında hırsızlık suçundan kurulan hükümlere yönelik istinaf incelemesi üzer

Karar Detayı

2. Ceza Dairesi 2025/14858 E. , 2025/23620 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2025/1278 E., 2025/1109 K. SUÇ : Hırsızlık HÜKÜMLER : İstinaf başvurusunun esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma İlk Derece Mahkemesince sanıklar hakkında hırsızlık suçundan kurulan hükümlere yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararların 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 286/1. maddesi uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260/1. maddesi uyarınca temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 7499 sayılı Kanunun 19. maddesi ile değişik 5271 sayılı Kanun'un 291/1. maddesi gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294/1. maddesi uyarınca temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298/1. maddesi gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: 5271 sayılı Kanun'un 288. maddesinin ''Temyiz, ancak hükmün hukuka aykırı olması nedenine dayanır. Bir hukuk kuralının uygulanmaması veya yanlış uygulanması hukuka aykırılıktır.'' ve aynı Kanun'un 294. maddesinin ise; ''Temyiz eden, hükmün neden dolayı bozulmasını istediğini temyiz başvurusunda göstermek zorundadır. Temyiz sebebi ancak hükmün hukukî yönüne ilişkin olabilir.'' şeklinde düzenlendiği de gözetilerek sanık ... müdafiinin temyiz isteminin "sanığın ikrar ettiği olayın dışında diğer olayları gerçekleştirdiğine dair delil bulunmadığına, etkin pişmanlık indirim yapılması gerektiğine, şüpheden sanık yararlanır ilkesi gereği sanık hakkında beraat kararı verilmesi gerektiğine"; sanık ... müdafiinin temyiz isteminin "savunma haklarının kısıtlandığına hükmün gerekçesiz olduğuna, sanık aleyhine hükme esas alınan delillerin bir kısmının hukuka aykırı yollarla elde edildiğine, beraat eden sanık lehine vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiğine"; sanık ... müdafiinin temyiz isteminin "dosyada her türlü şüpheden uzak, kesin ve yeterli bir delil bulunmadan yalnızca sanık ...'un soyut nitelikteki iddialarına itibar ederek sanığın cezalandırılmasına karar verildiğine, kamu hizmetinin aksaması nedeniyle ceza artırımının isabetli olmadığına, tape kayıtlarının tek başına delil olamayacağına, şüpheden sanık yararlanır ilkesi gereği sanık hakkında beraat kararı verilmesi gerektiğine", sanık ... müdafiinin temyiz isteminin "beraat eden sanık lehine vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiğine" yönelik olduğu belirlenerek yapılan incelemede; 5271 sayılı Kanun’un 280. maddesinin 1. fıkrasının (e) ve (f) bentlerinde bölge adliye mahkemelerinin duruşma açmaksızın hükmün bozulmasına karar verebileceği hâllerin sınırlı olarak sayıldığı, dosya içeriğine göre, Diyarbakır 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 13.04.2023 tarihli ve 2020/164 Esas, 2023/51 Karar sayılı dosyasında verilen mahkûmiyet ve beraat hükümlerine yönelik O yer Cumhuriyet savcısının, katılan vekilinin, sanık ... müdafiinin, sanık ... ... müdafiinin ve sanık ... müdafiinin istinaf istemleri üzerine yapılan inceleme neticesinde, Diyarbakır Bölge Adliye Mahkemesi 11. Ceza Dairesinin 22.11.2023 tarihli ve 2023/1773 Esas, 2023/2080 Karar sayılı kararı ile “...sanık ... ... bakımından 28.04.20 19... .06.2019 tarihli eylemler nedeniyle, enerji alanında kamu hizmetinin geçici olsa da aksadığından 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 142/5 maddesinin uygulanması gerektiğinin gözetilmediğinden, sanıklar ... ve ... hakkında kurulan mahkûmiyet hükümlerinde ...'tan 20.07.2019 tarihinde Mardin ili ... ilçesi ... mevkiinden meydana gelen eylem nedeniyle, enerji alanında kamu hizmetinin geçici olsa da aksayıp aksamadığı sorulup, sonucuna göre 5237 sayılı Kanun'un 142/5. maddesinin uygulanıp uygulanmayacağı gözetilmediğinden, sanıklar ... ve ... hakkında kurulan mahkûmiyet hükümlerinde, meydana gelen zararın ağırlığına uygun olarak teşdiden cezalandırıldıklarının belirtilemesine rağmen, aynı Kanun'un 142/3. maddesi gereğince temel cezanın alt sınırdan belirlenmek suretiyle çelişkiye neden olunduğundan...” bahisle hükümlerin bozulmasına karar verildiği, ancak bozma kararında belirtilen hukuka aykırılıkların aynı Kanun’un 280. maddesinin 1. fıkrasının (e) ve (f) bentlerinde sınırlı olarak sayılan bozma nedenleri arasında gösterilmediği gözetilerek Bölge Adliye Mahkemesi Ceza Dairesince davanın yeniden görülmesine karar verilmek suretiyle yapılacak duruşma sonucunda hukuka aykırılığın giderilmesi yerine, dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde bozma kararı verilmesinin ve anılan karara yönelik direnme yetkisi bulunmayan İlk Derece Mahkemesince yeniden hüküm kurulmasının yasal dayanağının bulunmadığı, Nitekim Yargıtay Ceza Genel Kurulunun, 30.04.2025 tarihli ve 2024/6-490 Esas, 2025/197 Karar sayılı kararında “… bölge adliye mahkemelerinin, kanuni dayanağı bulunmayan (5271 sayılı Kanun'un 280. maddesinin birinci fıkrasının (e) ve (f) bentlerinde sayılanlar hariç) bozma kararları ile iş bu bozma kararına istinaden ilk derece mahkemesince tesis edilen kararların, görevsiz mahkeme tarafından verilmiş olmaları nedeniyle hukuka açık ve ağır aykırılıkla malul olduklarından hükümsüz sayılmaları gerektiğinin…” kabul edildiği, keza Anayasa Mahkemesinin 12.06.2025 tarihli Resmî Gazete’de yayımlanan 09.01.2025 tarihli ve 2023/33667 sayılı kararı ile de “İstinaf Dairesi kanunda açıkça öngörülmüş hâller dışında bir nedenle bozma kararı vermiş, bunun sonucunda başvurucunun temyiz kanun yoluna başvurma hakkının elinden alınmasına yol açmıştır. Böylelikle istinaf kanun yolu incelemesine ilişkin kuralların İstinaf Dairesince yapılan yorumun kişilerce öngörülebilecek belirlilikte olmadığı ve kanunun lafzıyla çeliştiği görülmüştür. Diğer bir ifadeyle, İstinaf Dairesinin bu kararıyla başvurucunun mahkemeye erişim hakkına kanuni dayanağı bulunmayan bir müdahalede bulunulmuştur. Açıklanan gerekçelerle İstinaf Dairesinin 5271 sayılı Kanun'da sınırlı olarak sayılı hâller dışında bir sebeple bozma kararı vermesiyle gerçekleşen müdahalenin kanuni dayanağının olmaması nedeniyle başvurucunun Anayasa’nın 36. maddesinde güvence altına alınan adil yargılanma hakkı kapsamındaki mahkemeye erişim hakkının ihlal edildiğine..." hükmedilmekle yukarıda anılan şekilde verilen bozma kararlarının “hukuka açık ve ağır aykırılıkla malûl” olduğunun teyit edildiği dikkate alınmak suretiyle; Diyarbakır Bölge Adliye Mahkemesi 11. Ceza Dairesinin 22.11.2023 tarihli ve 2023/1773 Esas, 2023/2080 Karar sayılı kararı ile bozma üzerine verilen Diyarbakır 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 10.03.2025 tarihli ve 2023/382 Esas, 2025/59 Karar sayılı kararının hukukî değerden yoksun olduğu belirlenerek yapılan incelemede; 5271 sayılı Kanun'un 280. maddesinin 1. fıkrasının (g) bendi uyarınca davanın yeniden görülmesine karar verilerek, duruşma açılıp, taraflar çağrılarak delillerin değerlendirilmesi sonucunda anılan Kanun maddesinin 2. fıkrasına göre hukuka aykırılığın Bölge Adliye Mahkemesince giderilmesi sonucunda yeniden hüküm kurulması gerektiğinin gözetilmemesi, Bozmayı gerektirmiş, sanıklar müdafilerinin ve Bölge Adliye Mahkemesi Cumhuriyet savcısının temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, diğer yönleri incelenmeyen hükümlerin bu sebepten dolayı 5271 sayılı Kanun’un 302/2. maddesi gereği Tebliğname'ye uygun olarak BOZULMASINA, dava dosyasının, aynı Kanun’un 304/2. maddesi uyarınca Diyarbakır Bölge Adliye Mahkemesi 11. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 22.12.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Özgün Analiz

Olay Özeti: Ağır ceza mahkemesinin çok sanıklı hırsızlık davasındaki mahkumiyet ve beraat hükümlerine karşı istinaflar üzerine BAM, TCK 142/5 kamu hizmetinin aksaması ile 142/3 temel ceza belirlemesindeki çelişki gerekçeleriyle dosya üzerinden bozma vermiştir.

Hukuki İlke: Enerji alanında kamu hizmetinin aksaması (TCK 142/5) veya temel cezanın alt sınırdan belirlenmesindeki çelişki gibi esasa ilişkin sebepler CMK 280/1-e,f dışında olduğundan BAM bunları duruşma açmadan bozma sebebi yapamaz; sınır dışı bozma ve buna dayalı hüküm hukuken değersizdir, 280/1-g uyarınca duruşmalı yargılama gerekir.

Uygulama Sonucu: bozma

Dava Strateji Notu: Nitelikli hal (142/5) ve temel ceza belirlemesine ilişkin bozmalar duruşmasız verilemez; savcı ve sanık müdafileri BAM'ın bu usulsüz bozmasına karşı temyiz edebilir.

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu emsali kullanmak için avukat desteği alın.

Görüşme Planla