İçeriğe geç
AC
2. Ceza Dairesi Esas: 2025/14989 Karar: 2026/2313 Tarih: 2026

Yargıtay 2. Ceza Dairesi E.2025/14989 K.2026/2313

2. Ceza Dairesi 2025/14989 E. , 2026/2313 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2025/1809 E., 2025/2338 K. SUÇ : Hırsızlık HÜKÜM : İlk derece mahkemesi kararı kaldırılarak mahkûmiyetine TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Düzeltilerek onama Bölge Adliye Mahkemesi tarafından bozma üzerine verilen kararın; 5271 sayılı Kanu

Karar Özeti

2. Ceza Dairesi 2025/14989 E. , 2026/2313 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2025/1809 E., 2025/2338 K. SUÇ : Hırsızlık HÜKÜM : İlk derece mahkemesi kararı kaldırılarak mahkûmiyetine TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Düzeltilerek onama Bölge Adliye Mahkemesi tarafından bozma üzerine verilen kararın; 5271 sayılı Kanu

Karar Detayı

2. Ceza Dairesi 2025/14989 E. , 2026/2313 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2025/1809 E., 2025/2338 K. SUÇ : Hırsızlık HÜKÜM : İlk derece mahkemesi kararı kaldırılarak mahkûmiyetine TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Düzeltilerek onama Bölge Adliye Mahkemesi tarafından bozma üzerine verilen kararın; 5271 sayılı Kanun’un 286/1. maddesi uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260/1. maddesi gereği temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 291/1. maddesi gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294/1. maddesi gereği temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298/1. maddesi gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü: 5271 sayılı CMK'nın 288. maddesinin "Temyiz, ancak hükmün hukuka aykırı olması nedenine dayanır. Bir hukuk kuralının uygulanmaması veya yanlış uygulanması hukuka aykırılıktır" ve aynı Kanun'un 294. maddesinin ise; “Temyiz eden, hükmün neden dolayı bozulmasını istediğini temyiz başvurusunda göstermek zorundadır. Temyiz sebebi ancak hükmün hukukî yönüne ilişkin olabilir” şeklinde düzenlendiği de gözetilerek sanık müdafiinin temyiz isteminin, sanığın suç kastının bulunmadığına, suçun manevi unsurunun oluşmadığına ve beraatine karar verilmesi gerektiğine yönelik olduğu, katılan ... vekilinin temyiz isteminin ise sanık hakkında takdiri indirim uygulanmaması gerektiğine ve lehine vekalet ücreti takdir edilmesi gerektiğine ilişkin olduğu belirlenerek yapılan incelemede; Sanık hakkında bina veya eklentilerinde muhafaza altına alınmış eşya hakkında hırsızlık suçundan hüküm kurulduğu hâlde gerekçeli karar başlığında suçun kamu kurum ve kuruluşlarındaki eşya hakkında hırsızlık olarak gösterilmesi mahallinde giderilebilecek maddi hata olarak değerlendirilmiş, dosya kapsamına göre sanık müdafii ve katılan vekilinin diğer temyiz nedenleri reddedilmiştir. Ancak; 1-Karar tarihinde yürürlükte olan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi'nin 14/1. maddesinde yer verilen; “Kamu davasına katılma üzerine, mahkûmiyete ya da hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmiş ise vekil ile temsil edilen katılan lehine bu Tarifenin ikinci kısmının ikinci bölümünde belirlenen avukatlık ücreti sanığa yükletilir.” şeklindeki düzenleme karşısında, kendisini vekille temsil ettiren katılan kurum lehine vekâlet ücreti ödenmesine karar verilmesi gerektiğinin gözetilmemesi, 2-Bozma öncesi yapılan yargılamada, sanığın neticeten 3 yıl 9 ay hapis cezası ile cezalandırıldığı ve anılan hüküm aleyhine bir temyiz istemi bulunmadığı, bozma sonrasında sanık hakkında tayin olunan 6 yıl 3 ay hapis cezasının 5271 sayılı Kanun'un 307/5. maddesi uyarınca kazanılmış hak gereği sonuç olarak 3 yıl 9 ay hapis cezası üzerinden infazının yapılmasına karar verilmesi gerektiği gözetilmeden, sanığın sonuç olarak 3 yıl 9 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verilmesi, Bozmayı gerektirmiş, sanık müdafii ile katılan vekilinin temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebeple 5271 sayılı CMK'nın 302/2. maddesi gereğince Tebliğname'ye uygun olarak BOZULMASINA, ancak bu aykırılıkların aynı Kanun'un 303. maddesine göre düzeltilmesi mümkün olduğundan, hüküm fıkrasına "Katılan kurum kendisini vekille temsil ettirdiğinden, karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin 14 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca 16.000,00 TL maktu vekâlet ücretinin sanıktan alınarak katılan kuruma verilmesine,” ibaresinin eklenmesi ve sanık hakkında kurulan hüküm fıkrasından "...aleyhe temyiz yoluna başvurulmamış olduğundan sanığın kazanılmış hakkına riayet edilmek suretiyle, sanığın cezasının 3 YIL 9 AY HAPİS OLARAK BELİRLENMESİNE" ibaresi çıkarılarak yerine " 5271 sayılı Kanun'un 307/5. maddesi uyarınca kazanılmış hak nedeniyle sanığın cezasının 3 YIL 9 AY HAPİS CEZASI ÜZERİNDEN İNFAZINA" ibaresi eklenmek suretiyle TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN DÜZELTİLEREK ONANMASINA, dosyanın 5271 sayılı Kanun'un 304/1. maddesi gereğince ... 12. Asliye Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise ... Bölge Adliye Mahkemesi 8. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,11.02.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu emsali kullanmak için avukat desteği alın.

Görüşme Planla