İçeriğe geç
AC
2. Ceza Dairesi Esas: 2025/1539 Karar: 2025/4397 Tarih: 2025

Yargıtay 2. Ceza Dairesi E.2025/1539 K.2025/4397

2. Ceza Dairesi 2025/1539 E. , 2025/4397 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2024/4660 E., 2024/3809 K. SUÇ : Hırsızlık HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddine TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından bozma

Karar Özeti

2. Ceza Dairesi 2025/1539 E. , 2025/4397 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2024/4660 E., 2024/3809 K. SUÇ : Hırsızlık HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddine TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından bozma

Karar Detayı

2. Ceza Dairesi 2025/1539 E. , 2025/4397 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2024/4660 E., 2024/3809 K. SUÇ : Hırsızlık HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddine TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından bozma üzerine verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 286/1. maddesi uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260/1. maddesi gereği temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 291/1. maddesi gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294/1. maddesi gereği temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298/1. maddesi gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü: 5271 sayılı Kanun'un 288. maddesinin “Temyiz, ancak hükmün hukuka aykırı olması nedenine dayanır. Bir hukuk kuralının uygulanmaması veya yanlış uygulanması hukuka aykırılıktır.” ve aynı Kanun’un 294. maddesinin ise; “Temyiz eden, hükmün neden dolayı bozulmasını istediğini temyiz başvurusunda göstermek zorundadır. Temyiz sebebi ancak hükmün hukuki yönüne ilişkin olabilir.” şeklinde düzenlendiği de gözetilerek, sanık müdafiinin temyiz isteminin; sanığın suçu işlediğine dair mahkûmiyete yeterli delil bulunmadığına, şikâyetçinin kovuşturma aşamasında beyanı alınarak olayın açıklığa kavuşturulmadığına, delilleri hukuka aykırı olduğuna, eksik araştırma ile karar verildiğine ve tahliye talebine, sanığın temyiz isteminin suçu işlemediğine, kamera görüntüleri getirilmeksizin karar verildiğine ilişkin olduğu belirlenerek yapılan incelemede; Dosya içeriğine göre diğer temyiz nedenleri yerinde görülmemiştir. Ancak; Sanık hakkında 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 58. maddesi uygulanarak cezanın ikinci kez mükerrirlere özgü infaz rejimine göre infaz edilmesine ve cezanın infazından sonra denetimli serbestlik tedbirinin uygulanmasına karar verildiği, ancak 5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun'un 108/3. maddesinde belirlenen ikinci defa tekerrür hükümlerinin uygulanması durumunda cezanın infazından sonra denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına karar verilemeyeceğinin gözetilmemesi, Bozmayı gerektirmiş, sanık ve müdafiinin temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün açıklanan nedenlerle 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 302/2. maddesi gereğince BOZULMASINA, ancak bu aykırılığın 5271 sayılı Kanun'un 303. maddesine göre düzeltilmesi mümkün olduğundan, tekerrür hükümlerinin uygulanmasına ilişkin hüküm fıkrasından “cezanın infazından sonra denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına,” cümlesinin çıkartılmasına karar verilmek suretiyle hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA, hükmolunan ceza miktarı ve tutuklulukta geçirilen süre dikkate alınarak sanık müdafiinin tahliye talebinin REDDİNE, dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304/1. maddesi uyarınca takdîren İstanbul 18. Asliye Ceza Mahkemesine, kararın bir örneğinin de İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 7. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 11.03.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu emsali kullanmak için avukat desteği alın.

Görüşme Planla