Karar Özeti
2. Ceza Dairesi 2025/15721 E. , 2025/23880 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Çocuk Mahkemesi SAYISI : 2019/121 E., 2021/717 K. SUÇLAR : Hırsızlık, konut dokunulmazlığının ihlâli KARAR : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İlgili kararın kanun yararına bozulması I. İSTEM Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 24.11.2025 tarihli ve
Karar Detayı
2. Ceza Dairesi 2025/15721 E. , 2025/23880 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Çocuk Mahkemesi SAYISI : 2019/121 E., 2021/717 K. SUÇLAR : Hırsızlık, konut dokunulmazlığının ihlâli KARAR : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İlgili kararın kanun yararına bozulması I. İSTEM Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 24.11.2025 tarihli ve KYB-2025/129465 sayılı kanun yararına bozma isteminin; "Dosya aslının, mahkûmiyetine karar verilen diğer suça sürüklenen çocuk yönünden istinaf incelemesi nedeniyle İstanbul Bölge Adliye Mahkemesinde olduğu anlaşıldığından, sûret dosya üzerinden yapılan incelemede; 1- 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 150/2. maddesindeki “Müdafii bulunmayan şüpheli veya sanık; çocuk, kendisini savunamayacak derecede malul veya sağır ve dilsiz ise, istemi aranmaksızın bir müdafi görevlendirilir.” şeklindeki düzenleme karşısında, 25.12.2000 doğumlu olup suç tarihi olan 30.09.2018 tarihinde 18 yaşını ikmâl etmemiş olan suça sürüklenen çocuğa baro tarafından zorunlu müdafii atanmadan, yalnızca yakalama kararı üzerine savunmasının alındığı Bakırköy 1. Asliye Ceza Mahkemesince savunma sırasında tek celse için müdafii atanması üzerine, yokluğunda yargılamaya devam edilerek, 2- Bakırköy 1. Asliye Ceza Mahkemesi tarafından yakalama emri üzerine sorgusu yapılan suça sürüklenen çocuğa sorgusundan önce ifadesini yargılamanın yapıldığı esas mahkemesi huzurunda vermek isteyip istemediği sorulmayıp, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 196/2. maddesine aykırı şekilde yapılan sorgusu esas alınmak suretiyle hakkında mahkûmiyet hükümleri kurularak savunma hakkının kısıtlanmak suretiyle yazılı şekilde mahkûmiyet kararı verilmesinde isabet görülmemiştir.” şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır. II. GEREKÇE 1- 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 142. maddesinde 6545 sayılı Türk Ceza Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun'un 62. maddesi ile yapılan ve 28.06.2014 tarihinde yürürlüğe giren değişiklik uyarınca, hükümlüye yüklenen 5237 sayılı Kanun’un 142/2-h ve 143. maddelerinde öngörülen suçun gerektirdiği cezanın alt sınırının 5 yıldan fazla olması ve Yargıtay Ceza Genel Kurulunun, 14.10.2021 tarihli ve 2021/35 Esas, 2021/473 Karar sayılı kararı dikkate alınarak, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 150/3. maddesi uyarınca asıl mahkemesince zorunlu müdafi tayin edilmesi gerektiği gözetilmeden, yakalama kararı ile başka mahkeme tarafından yapılan sorgusu esnasında hükümlüye tek celselik olarak bir müdafi atanmasıyla yetinilip yargılamaya devamla atılı hırsızlık ve konut dokunulmazlığının ihlâli suçlarından hükümlünün mahkûmiyetine karar verilerek 5271 sayılı Kanun’un 188/1 ve 289/1-e-h maddelerine aykırı davranılması suretiyle savunma hakkının kısıtlanması, 2- 5271 sayılı Kanun'un 196/2. maddesinde yer alan "Sanık, alt sınırı beş yıl ve daha fazla hapis cezasını gerektiren suçlar hariç olmak üzere, istinabe suretiyle sorguya çekilebilir." şeklindeki düzenleme uyarınca, 5237 sayılı Kanun'un 142/2-h maddesinde düzenlenen hırsızlık suçuna ilişkin cezanın alt sınırının 5 yıl olması karşısında, hükümlünün yakalama kararı ile başka mahkeme tarafından sorguya çekilemeyeceği gözetilmeden savunma hakkı kısıtlanarak yargılamaya devamla atılı hırsızlık ve konut dokunulmazlığının ihlâli suçlarından mahkûmiyetine karar verilmesi, Hukuka aykırı bulunmuştur. III. KARAR Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin KABULÜNE, Bakırköy 4. Çocuk Mahkemesinin, 28.12.2021 tarihli ve 2019/121 Esas, 2021/717 Karar sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 309/3. maddesi gereği KANUN YARARINA BOZULMASINA, 5271 sayılı Kanun’un 309/4. maddesinin (b) bendi uyarınca gerekli işlemlerin yapılması için dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 23.12.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.