İçeriğe geç
AC
2. Ceza Dairesi Esas: 2025/15775 Karar: 2026/5430 Tarih: 2026

Yargıtay 2. Ceza Dairesi E.2025/15775 K.2026/5430

2. Ceza Dairesi 2025/15775 E. , 2026/5430 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ:Ceza Dairesi SAYISI : 2021/2341 E., 2021/2727 K. SUÇ : Hırsızlık HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen

Karar Özeti

2. Ceza Dairesi 2025/15775 E. , 2026/5430 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ:Ceza Dairesi SAYISI : 2021/2341 E., 2021/2727 K. SUÇ : Hırsızlık HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen

Karar Detayı

2. Ceza Dairesi 2025/15775 E. , 2026/5430 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ:Ceza Dairesi SAYISI : 2021/2341 E., 2021/2727 K. SUÇ : Hırsızlık HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 286/1. maddesi uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260/1. maddesi gereği temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 291/1. maddesi gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294/1. maddesi gereği temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298/1. maddesi gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 288. maddesinin ''Temyiz, ancak hükmün hukuka aykırı olması nedenine dayanır. Bir hukuk kuralının uygulanmaması veya yanlış uygulanması hukuka aykırılıktır.'' ve aynı Kanunun 294. maddesinin ise; ''Temyiz eden, hükmün neden dolayı bozulmasını istediğini temyiz başvurusunda göstermek zorundadır. Temyiz sebebi ancak hükmün hukuki yönüne ilişkin olabilir.'' şeklinde düzenlendiği de gözetilerek, sanık müdafiinin temyiz isteminin, "müvekkilinin suça konu eşyayı bina vasfına haiz yerden almadığına, eylemin ibadete ayrılmış yerlerde bulunan eşya hakkında hırsızlık suçunu oluşturacağına, müvekkili sanığın tüm aşamalarda samimi ve istikrarlı beyanlarıyla olayı anlattığına, pandemi nedeniyle iş bulamadığı için ve içinde bulunduğu ekonomik zorluklar nedeniyle atılı suçu işlediğini belirttiğine, elinde olmayan sebeplerle de zararı gideremediğine, suçun zorunluluk hali kapsamında işlendiğinin gözetilmediğine"; suçtan zarar gören vekilinin temyiz isteminin, "sanığın adli sicil geçmişinde yüz kızartıcı suçlardan ötürü mahkûmiyet kaydı olması ve aynı gün içerisinde tam 4 farklı camiden hırsızlık yapması dikkate alındığında suç işleme kastının tartışmasız olduğuna, suç işlemeyi alışkanlık edindiği, işlediği suçlardan ötürü bir pişmanlık hissetmesinin kendisinden beklenemeyeceği ve ilerleyen süreçte yeniden suç işlemeyeceği hususunda olumlu bir kanaat oluşturmasının mümkün olmadığı açık olduğundan Mahkemece sanık lehine 1/6 oranında takdiri indirim yapılmasının hukuka uygun olmadığına" ilişkin olduğu belirlenerek yapılan incelemede; Katılan sıfatını alabilecek surette atılı suçlardan zarar gören ve bu itibarla duruşmadan usulüne uygun haberdar edilmeyen suçtan zarar gören Diyanet İşleri Başkanlığının gerekçeli kararın tebliği üzerine hükmü temyiz ettiği anlaşıldığından, suçtan zarar gören kurumun 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 260/1. madde ve fıkrası uyarınca yasa yollarına başvurma hakkı bulunduğu belirlenerek yapılan incelemede; Suçtan zarar gören kurumun duruşmadan haberdar edilip iddia ve delillerini sunma ve davaya katılma olanağı sağlanarak, sanığın hukukî durumunun değerlendirilmesi gerektiği gözetilmeden, iddia hakkı kısıtlanmak suretiyle 5271 sayılı Kanun'un 233. ve 234. maddelerine aykırı davranılması, Bozmayı gerektirmiş, suçtan zarar gören vekilinin ve sanık müdafiinin temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, diğer yönleri incelenmeyen hükmün bu sebepten dolayı 5271 sayılı Kanun’un 302/2. maddesi gereği Tebliğname'ye aykırı olarak BOZULMASINA, bozma kararı doğrultusunda işlem yapılmak üzere aynı Kanun'un 304/2-a maddesi uyarınca, dosyanın gereği için Serik 4. Asliye Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 7. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 31.03.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu emsali kullanmak için avukat desteği alın.

Görüşme Planla