Karar Özeti
2. Ceza Dairesi 2025/15868 E. , 2026/2446 K. "İçtihat Metni" B O Z M A Ü Z E R İ N E MAHKEMESİ:Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2025/476 E., 2025/709 K. SUÇ : Hırsızlık HÜKÜMLER: Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Bozma Sanıklar hakkında bozma üzerine kurulan hükümlerin; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 307/3. maddesi g
Karar Detayı
2. Ceza Dairesi 2025/15868 E. , 2026/2446 K. "İçtihat Metni" B O Z M A Ü Z E R İ N E MAHKEMESİ:Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2025/476 E., 2025/709 K. SUÇ : Hırsızlık HÜKÜMLER: Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Bozma Sanıklar hakkında bozma üzerine kurulan hükümlerin; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 307/3. maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, aynı Kanun’un 260/1. maddesi gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 291/1.maddesi gereği temyiz isteklerinin süresinde olduğu, 294/1. maddesi gereği temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298/1. maddesi gereği temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü: 5271 sayılı Kanun'un 288. maddesinin ''Temyiz, ancak hükmün hukuka aykırı olması nedenine dayanır. Bir hukuk kuralının uygulanmaması veya yanlış uygulanması hukuka aykırılıktır.'' ve aynı Kanun'un 294. maddesinin ise; ''Temyiz eden, hükmün neden dolayı bozulmasını istediğini temyiz başvurusunda göstermek zorundadır. Temyiz sebebi ancak hükmün hukukî yönüne ilişkin olabilir.'' şeklinde düzenlendiği de gözetilerek, sanık ... müdafiinin temyiz isteminin; sanığın dosyadaki zararı giderdiğine, ayrıca mahkeme huzurunda pişman olduğunu söylediğine, ancak etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanmadığına, sanığın katılanın zararını karşılamak istediği hususunun dikkate alınmaksızın eksik inceleme neticesinde verildiğine, sanığın beraatine karar verilmesini talep ettiklerine, ilişkin olduğu; sanık ...'ın temyiz isteminin; şikâyetçi ile uzlaşmak istediğine, o zaman maddi durumu olmadığından uzlaşamadığına, ilişkin olduğu; sanık ... müdafiinin temyiz isteminin; sanığın dosyadaki zararı giderdiğine, ayrıca mahkeme huzurunda pişman olduğunu söylediğine, ancak etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanmadığına, sanığın beraatine karar verilmesi gerektiğine, yönelik olduğu belirlenerek yapılan incelemede; Dosya içeriğine göre diğer temyiz nedenleri yerinde görülmemiştir. Ancak; 1-Gerekçeli kararın gerekçe bölümünde şikâyetçinin 06.02.2019 tarihli beyanında zararının giderilmediğini, kendisi ile kimsenin zararı gidermek üzere irtibata geçmediğini beyan ettiğinin ve sanık ...'nın aynı celsede zararı gidermek üzere birçok kez süre verilmesine rağmen sanığın zararı gidermediğinin belirtilmesine rağmen, hüküm kısmında 5237 sayılı Kanun'un 168/2. maddesinin uygulanması suretiyle gerekçe ile hüküm fıkrası arasında çelişkiye sebebiyet verilmesi, 2-Soruşturma aşamasında kolluk tarafından düzenlenen tutanakta suça konu araca ulaşılamadığının belirtildiği, sanık ...'nın 17.04.2017 tarihli duruşmadaki beyanında ise polislerin kendilerini aradığını öğrenince aracı alarak yol kenarına bıraktıklarını belirttiği, şikâyetçinin de aynı duruşmada aracının hasarlı ve teyp ile hoparlörleri eksik olarak teslim edildiğini, zararının giderilmediğini beyan ettiği, dosya içerisinde suça konu aracın şikâyetçiye ne şekilde ve kim tarafından teslim edildiğine dair bir bilgi bulunmadığı, şikâyetçinin 06.04.2018 tarihli duruşmada kısmî iade hâlinde sanıkların etkin pişmanlıktan yararlanmalarına rızasının bulunmadığını ve bozma ilâmı öncesi karar duruşması olan 06.02.2019 tarihinde ise zararının giderilmediğini beyan ettiği, karar verildikten sonra 02.05.2019 tarihinde verdiği dilekçesinde zararının 6 ay önce giderildiğini belirttiğinin anlaşılması karşısında; öncelikle suça konu aracın ne zaman, kim tarafından ve ne şekilde iade edildiği hususu ile "babamla yaptığım görüşmede sanıklar tarafından bundan yaklaşık 6 ay kadar önce davaya konu zararım babama teslim edilmiş" şeklindeki 02.05.2019 tarihli dilekçe içeriği çelişkiye yer bırakmayacak şekilde şikâyetçiden ve şikâyetçinin babasından sorulup araştırılması, sonucuna göre sanıklar hakkında 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 168. maddesinin uygulanıp uygulanmayacağının değerlendirilmesi gerektiğinin gözetilmemesi, Bozmayı gerektirmiş, sanık ... ile sanıklar müdafilerinin temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükümlerin açıklanan sebeplerle Tebliğname'ye uygun olarak BOZULMASINA, bozma sonrası kurulacak hükümlerde ceza miktarı yönünden aynı Kanun'un 307/5. maddesinin gözetilmesine, dava dosyasının 5271 sayılı Kanun'un 304/4. maddesi uyarınca gereği için Şanlıurfa 5. Asliye Ceza Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 12.02.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.