Karar Özeti
2. Ceza Dairesi 2025/16066 E. , 2026/2161 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2025/3189 E., 2025/2141 K. SUÇ : Hırsızlık HÜKÜMLER : İstinaf başvurularının esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Bozma I- Sanık ... müdafiinin temyiz isteminin incelenmesinde Sanık müdafiinin kanunî süresi içinde hükmü temyiz ett
Karar Detayı
2. Ceza Dairesi 2025/16066 E. , 2026/2161 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2025/3189 E., 2025/2141 K. SUÇ : Hırsızlık HÜKÜMLER : İstinaf başvurularının esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Bozma I- Sanık ... müdafiinin temyiz isteminin incelenmesinde Sanık müdafiinin kanunî süresi içinde hükmü temyiz ettikten sonra, sanığın bulunduğu cezaevinden gönderdiği 15.01.2026 tarihli dilekçesi ile temyiz dilekçesinin iptal edilmesini istediğini belirterek temyizden vazgeçme iradesini açıkladığı nazara alınarak feragat nedeniyle temyiz davasının istek şartına bağlı olduğu anlaşılmakla, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 266/1. maddesi gereği temyiz isteminden vazgeçme nedeniyle dava dosyasının Tebliğname'ye aykırı olarak İNCELENMEKSİZİN İADESİNE, II- Sanık ... hakkında hırsızlık suçundan kurulan hükümlere yönelik temyiz isteminin incelenmesinde İlk Derece Mahkemesince kurulan hükümlere yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararların; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 286/1. maddesi uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260/1. maddesi gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291/1. maddesi gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294/1. maddesi gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298/1. maddesi gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü; 5271 sayılı Kanun’un 288. maddesinin ''Temyiz, ancak hükmün hukuka aykırı olması nedenine dayanır. Bir hukuk kuralının uygulanmaması veya yanlış uygulanması hukuka aykırılıktır.'' ve aynı Kanun'un 294. maddesinin ise; ''Temyiz eden, hükmün neden dolayı bozulmasını istediğini temyiz başvurusunda göstermek zorundadır. Temyiz sebebi ancak hükmün hukuki yönüne ilişkin olabilir.'' şeklinde düzenlendiği de gözetilerek; sanık ... müdafiinin temyiz isteminin "zincirleme suç hükümleri uygulanması gerekirken her iki mağazadan da ayrı ayrı hırsızlık suçundan cezalandırma kararı verilmesinin hukuka ve hakkaniyete aykırı olduğuna, her iki eylemin de teşebbüs aşamasında kaldığına, hatalı değerlendirme ile hüküm kurulduğuna" yönelik olduğu belirlenerek yapılan incelemede; 5271 sayılı Kanun’un 280. maddesinin 1. fıkrasının (e) ve (f) bentlerinde bölge adliye mahkemelerinin duruşma açmaksızın hükmün bozulmasına karar verebileceği hâllerin sınırlı olarak sayıldığı, dosya içeriğine göre ... 30. Asliye Ceza Mahkemesinin, 15.04.2025 tarihli ve 2025/197 Esas, 2025/205 Karar sayılı dosyasında verilen mahkûmiyet hükümlerine yönelik sanık ... ve müdafiinin istinaf istemleri üzerine yapılan inceleme neticesinde, ... Bölge Adliye Mahkemesi 9. Ceza Dairesinin, 03.06.2025 tarihli ve 2025/2238 Esas, 2025/1662 Karar sayılı kararı ile “sanıkların eylemlerinin gece vakti işlenip işlenmediğine dair yeterli araştırma yapılmadan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 143. maddesi gereğince arttırım yapıldığından” bahisle hükümlerin bozulmasına karar verildiği, ancak bozma kararında belirtilen hukuka aykırılığın aynı Kanun’un 280. maddesinin 1. fıkrasının (e) ve (f) bentlerinde sınırlı olarak sayılan bozma nedenleri arasında gösterilmediği, gözetilerek Bölge Adliye Mahkemesi Ceza Dairesince davanın yeniden görülmesine karar verilmek suretiyle yapılacak duruşma sonucunda hukuka aykırılığın giderilmesi yerine, dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde bozma kararı verilmesinin ve anılan karara yönelik direnme yetkisi bulunmayan İlk Derece Mahkemesince yeniden hüküm kurulmasının yasal dayanağının bulunmadığı, Nitekim Yargıtay Ceza Genel Kurulunun, 30.04.2025 tarihli ve 2024/6-490 Esas, 2025/197 Karar sayılı kararında “… bölge adliye mahkemelerinin, kanuni dayanağı bulunmayan (5271 sayılı Kanun'un 280. maddesinin birinci fıkrasının (e) ve (f) bentlerinde sayılanlar hariç) bozma kararları ile iş bu bozma kararına istinaden ilk derece mahkemesince tesis edilen kararların, görevsiz mahkeme tarafından verilmiş olmaları nedeniyle hukuka açık ve ağır aykırılıkla malul olduklarından hükümsüz sayılmaları gerektiğinin…” kabul edildiği, keza Anayasa Mahkemesinin 12.06.2025 tarihli Resmî Gazete’de yayımlanan 09.01.2025 tarihli ve 2023/33667 sayılı kararı ile de “İstinaf Dairesi kanunda açıkça öngörülmüş hâller dışında bir nedenle bozma kararı vermiş, bunun sonucunda başvurucunun temyiz kanun yoluna başvurma hakkının elinden alınmasına yol açmıştır. Böylelikle istinaf kanun yolu incelemesine ilişkin kuralların İstinaf Dairesince yapılan yorumun kişilerce öngörülebilecek belirlilikte olmadığı ve kanunun lafzıyla çeliştiği görülmüştür. Diğer bir ifadeyle İstinaf Dairesinin bu kararıyla başvurucunun mahkemeye erişim hakkına kanuni dayanağı bulunmayan bir müdahalede bulunulmuştur. Açıklanan gerekçelerle İstinaf Dairesinin 5271 sayılı Kanun'da sınırlı olarak sayılı hâller dışında bir sebeple bozma kararı vermesiyle gerçekleşen müdahalenin kanuni dayanağının olmaması nedeniyle başvurucunun Anayasa’nın 36. maddesinde güvence altına alınan adil yargılanma hakkı kapsamındaki mahkemeye erişim hakkının ihlal edildiğine..." hükmedilmekle yukarıda anılan şekilde verilen bozma kararlarının “hukuka açık ve ağır aykırılıkla malûl” olduğunun teyit edildiği dikkate alınmak suretiyle; … ... Bölge Adliye Mahkemesi 9. Ceza Dairesinin, 03.06.2025 tarihli ve 2025/2238 Esas, 2025/1662 sayılı kararı ile bozma üzerine verilen ... 30. Asliye Ceza Mahkemesinin, 09.07.2025 tarihli ve 2025/423 Esas, 2025/418 Karar sayılı kararının hukukî değerden yoksun olduğu belirlenerek yapılan incelemede; 5271 sayılı Kanun'un 280. maddesinin 1. fıkrasının (g) bendi uyarınca davanın yeniden görülmesine karar verilerek, duruşma açılıp, taraflar çağrılarak delillerin değerlendirilmesi sonucunda anılan Kanun maddesinin 2. fıkrasına göre hukuka aykırılığın Bölge Adliye Mahkemesince giderilmesi sonucunda yeniden hükmün kurulması gerektiğinin gözetilmemesi, Bozmayı gerektirmiş, sanık müdafiinin temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, diğer yönleri incelenmeyen hükümlerin bu sebepten dolayı 5271 sayılı Kanun’un 302/2. maddesi gereği Tebliğname'ye uygun olarak BOZULMASINA, dava dosyasının, aynı Kanun’un 304/2. maddesi uyarınca ... Bölge Adliye Mahkemesi 9. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 09.02.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Özgün Analiz
Olay Özeti: İki mağazadan hırsızlık iddiasıyla yargılanan sanıklar hakkında 30. Asliye Ceza Mahkemesince kurulan mahkûmiyet hükümleri, istinafta 'eylemlerin gece vakti işlenip işlenmediğine dair yeterli araştırma yapılmadan TCK 143 ile artırım yapıldığı' gerekçesiyle dosya üzerinden bozulmuş, bozma sonrası kurulan yeni hükümlere karşı temyiz yoluna gidilmiştir. Yargıtay 2. Ceza Dairesi, cezaevinden gönderdiği dilekçeyle temyizden vazgeçen sanık yönünden dosyayı incelemeksizin iade etmiş, diğer sanık yönünden ise istinaf bozmasının yasal dayanağını denetlemiştir.
Hukuki İlke: İki ayrı ilke uygulanmıştır: Birincisi, CMK 266/1 uyarınca temyiz davası istek şartına bağlı olduğundan, hükmü müdafii temyiz etmiş olsa bile sanığın vazgeçme iradesini açıklaması hâlinde dosya incelenmeksizin iade edilir. İkincisi, gece vakti artırımına ilişkin araştırma eksikliği CMK 280/1-(e) ve (f) bentlerindeki sınırlı bozma nedenlerinden olmadığından, istinaf dairesinin bu gerekçeyle dosya üzerinden bozma yapması CGK'nın 2024/6-490 E., 2025/197 K. sayılı kararı uyarınca hükümsüz bir işlemdir; doğrusu 280/1-(g) gereği duruşma açılıp aykırılığın istinafta giderilmesidir.
Uygulama Sonucu: Vazgeçen sanık yönünden dosyanın incelenmeksizin iadesi, diğer sanık yönünden bozma: İstinafın yasal dayanaksız bozması üzerine kurulan 09.07.2025 tarihli ilk derece kararı hukukî değerden yoksun sayılarak hükümler CMK 302/2 gereği bozulmuş ve dosya BAM 9. Ceza Dairesine gönderilmiştir.
Dava Strateji Notu: Sanığın cezaevinden gönderdiği tek bir vazgeçme dilekçesi, müdafiin süresinde yaptığı temyizi dahi sonuçsuz bırakır; müvekkille temyiz iradesi konusunda mutlaka yazılı mutabakat kurun ve vazgeçmenin telafisiz olduğunu anlatın. Ayrıca gece vakti araştırması gibi delil eksikliği tespitlerinin istinafça dosya üzerinden bozma konusu yapılması, sonraki tüm hükümleri geçersiz kılan bir usul hatasıdır ve temyizde öncelikle bu yön ileri sürülmelidir.