Karar Özeti
2. Ceza Dairesi 2025/16272 E. , 2026/3542 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2024/622 E., 2025/1575 K. SUÇ : Konut dokunulmazlığının ihlâli HÜKÜM: İlk Derece Mahkemesi kararı kaldırılarak yeniden hüküm kurulması TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Onama İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi ü
Karar Detayı
2. Ceza Dairesi 2025/16272 E. , 2026/3542 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2024/622 E., 2025/1575 K. SUÇ : Konut dokunulmazlığının ihlâli HÜKÜM: İlk Derece Mahkemesi kararı kaldırılarak yeniden hüküm kurulması TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Onama İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararların; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 286/1. maddesi uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260/1. maddesi gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291/1. maddesi gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294/1. maddesi gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298/1. maddesi gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: 5271 sayılı Kanun’un 288. maddesinin ''Temyiz, ancak hükmün hukuka aykırı olması nedenine dayanır. Bir hukuk kuralının uygulanmaması veya yanlış uygulanması hukuka aykırılıktır.'' ve aynı Kanun'un 294. maddesinin ise; ''Temyiz eden, hükmün neden dolayı bozulmasını istediğini temyiz başvurusunda göstermek zorundadır. Temyiz sebebi ancak hükmün hukuki yönüne ilişkin olabilir.'' şeklinde düzenlendiği de gözetilerek; suça sürüklenen çocuk müdafinin temyiz isteminin, "suç işleme kastının olmadığına, eksik incelemeye dayalı olarak verilen kararın usul ve yasaya aykırı olduğuna ilişkin olduğu belirlenerek yapılan incelemede; 5271 sayılı Kanun’un 280. maddesinin 1. fıkrasının (e) ve (f) bentlerinde bölge adliye mahkemelerinin duruşma açmaksızın hükmün bozulmasına karar verebileceği hâllerin sınırlı olarak sayıldığı, dosya içeriğine göre ... Asliye Ceza Mahkemesinin, 14.09.2021 tarihli ve 2021/226 Esas, 2021/586 Karar sayılı dosyasında verilen mahkûmiyet hükümlerine yönelik istinaf istemleri üzerine yapılan inceleme neticesinde, ... Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesinin, 16.02.2023 tarihli ve 2021/4847 Esas, 2023/699 Karar sayılı kararı ile "1-...'nin savcılık ifadesinde, 26-30 Ağustos 2020 tarihleri arasında olmak üzere, ilk gece tek başına sonraki gecelerde takipsizlik kararı verilen kardeşi ile birlikte girerek kaldığını ikrar ettiği dairenin olay yeri inceleme raporundaki tespitler ve mağdur ...'in "yurtdışında bulunduğumdan dolayı senede bir gün gelip belirttiğim adreste kalırım" şeklindeki beyanına göre geçici de olsa konut olarak kullanıldığının ve konut vasfında olduğunun anlaşılması karşısında ...'nin üzerine atılı "zincirleme şekilde birden fazla kişi tarafından birlikte gece vakti konut dokunulmazlığının ihlali" suçunun oluştuğu gözetilmeksizin yerinde olmayan gerekçeyle yazılı şekilde beraat kararı verilmiş olması, 2-Mağdur ve tanıkların suça konu evden çalınan birşey olmadığına ve zararlarının bulunmadığına dair beyanda bulundukları, ...'nin ise savcılık ifadesinde "evde bulunan yiyecek ve içecekleri tükettiklerini" beyan ettiği görülmekle, öncelikle mağdurlardan yılda bir kez kısa süre kullanılan evde, suç tarihinde tüketilebilir yiyecek içecek bulunup bulunmadığı, varsa neler olduğu ve değeri sorularak; Evde bulunan ve mağdurlara ait olan yiyecek ve içeceklerin tüketildiğinin tespiti halinde hırsızlık suçunun tamamlanıp tamamlanmadığı ve ürünlerin değeri de dikkate alınarak ... hakkında değer azlığı hükümlerinin uygulanıp uygulanmayacağının tartışılması; Evde mağdurlara ait yiyecek ve içecek ürünlerinin bulunmadığının ve tüketilmediğinin ve başkaca birşeyin de hırsızlanmadığının tespiti halinde ...'nin kastı da değerlendirilerek hırsızlık suçunun oluşup oluşmadığının tartışılması ve tüm bunların sonucuna göre ...'nin hukuki durumunun tayin ve takdiri gerekirken eksik inceleme ile ... hakkında hırsızlığa teşebbüs suçundan yazılı şekilde hüküm kurulması"ndan bahisle hükümlerin bozulmasına karar verildiği, ancak bozma kararında belirtilen hukuka aykırılığın aynı Kanun’un 280. maddesinin 1. fıkrasının (e) ve (f) bentlerinde sınırlı olarak sayılan bozma nedenleri arasında gösterilmediği gözetilerek Bölge Adliye Mahkemesi Ceza Dairesince davanın yeniden görülmesine karar verilmek suretiyle yapılacak duruşma sonucunda hukuka aykırılığın giderilmesi yerine, dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde bozma kararı verilmesinin ve anılan karara yönelik direnme yetkisi bulunmayan İlk Derece Mahkemesince yeniden hüküm kurulmasının yasal dayanağının bulunmadığı, Nitekim Yargıtay Ceza Genel Kurulunun, 30.04.2025 tarihli ve 2024/6-490 Esas, 2025/197 Karar sayılı kararında “… bölge adliye mahkemelerinin, kanuni dayanağı bulunmayan (5271 sayılı Kanun'un 280/1. maddesinin (e) ve (f) bentlerinde sayılanlar hariç) bozma kararları ile iş bu bozma kararına istinaden ilk derece mahkemesince tesis edilen kararların, görevsiz mahkeme tarafından verilmiş olmaları nedeniyle hukuka açık ve ağır aykırılıkla malul olduklarından hükümsüz sayılmaları gerektiğinin…” kabul edildiği, keza Anayasa Mahkemesinin 12.06.2025 tarihli Resmî Gazete’de yayımlanan 09.01.2025 tarihli ve 2023/33667 sayılı kararı ile de “İstinaf Dairesi kanunda açıkça öngörülmüş hâller dışında bir nedenle bozma kararı vermiş, bunun sonucunda başvurucunun temyiz kanun yoluna başvurma hakkının elinden alınmasına yol açmıştır. Böylelikle istinaf kanun yolu incelemesine ilişkin kuralların İstinaf Dairesince yapılan yorumun kişilerce öngörülebilecek belirlilikte olmadığı ve kanunun lafzıyla çeliştiği görülmüştür. Diğer bir ifadeyle İstinaf Dairesinin bu kararıyla başvurucunun mahkemeye erişim hakkına kanuni dayanağı bulunmayan bir müdahalede bulunulmuştur. Açıklanan gerekçelerle İstinaf Dairesinin 5271 sayılı Kanun'da sınırlı olarak sayılı hâller dışında bir sebeple bozma kararı vermesiyle gerçekleşen müdahalenin kanuni dayanağının olmaması nedeniyle başvurucunun Anayasa’nın 36. maddesinde güvence altına alınan adil yargılanma hakkı kapsamındaki mahkemeye erişim hakkının ihlal edildiğine..." hükmedilmekle yukarıda anılan şekilde verilen bozma kararlarının “hukuka açık ve ağır aykırılıkla malûl” olduğunun teyit edildiği dikkate alınmak suretiyle; ... Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesinin, 16.02.2023 tarihli ve 2021/4847 Esas, 2023/699 Karar sayılı kararı ile bozma üzerine verilen ... 1. Asliye Ceza Mahkemesinin, 27.02.2024 tarihli ve 2023/172 Esas, 2024/214 Karar sayılı kararının hukukî değerden yoksun olduğu belirlenerek yapılan incelemede; 5271 sayılı Kanun'un 280/1. maddesinin (g) bendi uyarınca davanın yeniden görülmesine karar verilerek, duruşma açılıp, taraflar çağrılarak delillerin değerlendirilmesi sonucunda anılan Kanun maddesinin 2. fıkrasına göre hukuka aykırılığın Bölge Adliye Mahkemesince giderilmesi sonucunda yeniden hüküm kurulması gerektiğinin gözetilmemesi, Bozmayı gerektirmiş, suça sürüklenen çocuk müdafiinin temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, diğer yönleri incelenmeyen hükmün bu sebepten dolayı 5271 sayılı Kanun’un 302/2. maddesi gereği Tebliğnâme'ye aykırı olarak BOZULMASINA, dava dosyasının, aynı Kanun’un 304/2. maddesi uyarınca ... Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 24.02.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.