İçeriğe geç
AC
2. Ceza Dairesi Esas: 2025/16430 Karar: 2026/5308 Tarih: 2026

Yargıtay 2. Ceza Dairesi E.2025/16430 K.2026/5308

2. Ceza Dairesi 2025/16430 E. , 2026/5308 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2024/3010 E., 2025/394 K. SUÇ : Hırsızlık HÜKÜMLER : İstinaf başvurularının esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Ret, bozma I. Suça sürüklenen çocuk ...'nün temyiz isteminin incelenmesinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 6. Ceza

Karar Özeti

2. Ceza Dairesi 2025/16430 E. , 2026/5308 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2024/3010 E., 2025/394 K. SUÇ : Hırsızlık HÜKÜMLER : İstinaf başvurularının esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Ret, bozma I. Suça sürüklenen çocuk ...'nün temyiz isteminin incelenmesinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 6. Ceza

Karar Detayı

2. Ceza Dairesi 2025/16430 E. , 2026/5308 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2024/3010 E., 2025/394 K. SUÇ : Hırsızlık HÜKÜMLER : İstinaf başvurularının esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Ret, bozma I. Suça sürüklenen çocuk ...'nün temyiz isteminin incelenmesinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 6. Ceza Dairesinin, 10.02.2025 tarihli ve 2024/3010 Esas, 2025/394 Karar sayılı kararının suça sürüklenen çocuk tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde gereği düşünüldü: 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 288. maddesinin ''Temyiz, ancak hükmün hukuka aykırı olması nedenine dayanır. Bir hukuk kuralının uygulanmaması veya yanlış uygulanması hukuka aykırılıktır'' ve aynı Kanun'un 294. maddesinin ise; ''Temyiz eden, hükmün neden dolayı bozulmasını istediğini temyiz başvurusunda göstermek zorundadır. Temyiz sebebi ancak hükmün hukuki yönüne ilişkin olabilir'' şeklinde düzenlendiği de gözetilerek karar temyiz edilirken herhangi bir gerekçe gösterilmediğinden suça sürüklenen çocuğun temyiz isteminin 5271 sayılı Kanun'un 298. maddesi uyarınca Tebliğname'ye uygun olarak REDDİNE, II. Suça sürüklenen çocuklar müdafileri ile suça sürüklenen çocuk ...'nun temyiz istemlerinin incelenmesinde İlk Derece Mahkemesince suça sürüklenen çocuklar hakkında kurulan hükümlere yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararların; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 286/1. maddesi uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 5271 sayılı Kanun'un 260/1. maddesi gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 291/1. maddesi gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294/1. maddesi gereği temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298/1. maddesi gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı, yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü: 5271 sayılı Kanun’un 288. maddesinin ''Temyiz, ancak hükmün hukuka aykırı olması nedenine dayanır. Bir hukuk kuralının uygulanmaması veya yanlış uygulanması hukuka aykırılıktır.'' ve aynı Kanun'un 294. maddesinin ise; ''Temyiz eden, hükmün neden dolayı bozulmasını istediğini temyiz başvurusunda göstermek zorundadır. Temyiz sebebi ancak hükmün hukuki yönüne ilişkin olabilir.'' şeklinde düzenlendiği de gözetilerek; suça sürüklenen çocuklar müdafileri ile suça sürüklenen çocuk ...'nun temyiz istemlerinin, “suç vasfının yanlış tayin edildiğine, mahkûmiyete yeterli delillerin bulunmadığına ve eksik inceleme neticesinde karar verildiğine" yönelik olduğu belirlenerek yapılan incelemede; 5271 sayılı Kanun’un 280. maddesinin 1. fıkrasının (e) ve (f) bentlerinde Bölge Adliye Mahkemelerinin duruşma açmaksızın hükmün bozulmasına karar verebileceği hâllerin sınırlı olarak sayıldığı, dosya içeriğine göre İstanbul Anadolu 1. Çocuk Mahkemesinin 29.09.2020 tarihli, 2018/436 Esas, 2020/272 Karar sayılı dosyasında verilen hükümlere yönelik istinaf istemleri üzerine yapılan inceleme neticesinde, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 6. Ceza Dairesinin 27.04.2021 tarihli ve 2021/130 Esas, 2021/1195 Karar sayılı kararı ile "hukuka aykırı deliller ile hüküm kurulduğuna, suç vasfının yanlış tayin edildiğine, eylemin tamamlanıp tamamlanmadığının araştırılmadığına ve eksik tahkikat neticesinde karar verildiğinden" bahisle hükümlerin bozulmasına karar verildiği, ancak bozma kararında belirtilen hukuka aykırılıkların aynı Kanun’un 280. maddesinin 1. fıkrasının (e) ve (f) bentlerinde sınırlı olarak sayılan bozma nedenleri arasında gösterilmediği, Bölge Adliye Mahkemesinin kararında gerekçe olarak gösterilen Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 28.06.2011 tarihli ve 2011/1-130 Esas, 2011/149 Karar sayılı kararında da hükme esas alınan delillerin duruşmada okunmamasının sanığın savunma hakkının ihlâl edilmesi niteliğinde olduğunun belirtildiği, nitekim hükme esas alınan delillerin duruşmada açıkça okunmamasının delilleri hukuka aykırı yöntemlerle elde edilmiş delil hâline getirmeyeceği, esasen sanığın savunma hakkının kısıtlanmasına yönelik olan bozma nedeninin CMK’nın 289/1-(i) maddesi kapsamında değil, 289/1-(h) maddesi kapsamında değerlendirilmesi gerektiği gözetilerek Bölge Adliye Mahkemesi Ceza Dairesince davanın yeniden görülmesine karar verilmek suretiyle yapılacak duruşma sonucunda hukuka aykırılığın giderilmesi yerine, dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde bozma kararı verilmesinin ve anılan karara yönelik direnme yetkisi bulunmayan İlk Derece Mahkemesince yeniden hüküm kurulmasının yasal dayanağının bulunmadığı, Nitekim Yargıtay Ceza Genel Kurulunun, 30.04.2025 tarihli ve 2024/6-490 Esas, 2025/197 Karar sayılı kararında “…bölge adliye mahkemelerinin, kanuni dayanağı bulunmayan (5271 sayılı Kanun'un 280. maddesinin birinci fıkrasının (e) ve (f) bentlerinde sayılanlar hariç) bozma kararları ile iş bu bozma kararına istinaden ilk derece mahkemesince tesis edilen kararların, görevsiz mahkeme tarafından verilmiş olmaları nedeniyle hukuka açık ve ağır aykırılıkla malul olduklarından hükümsüz sayılmaları gerektiğinin…” kabul edildiği, keza Anayasa Mahkemesinin 12.06.2025 tarihli Resmî Gazete’de yayımlanan 09.01.2025 tarihli ve 2023/33667 sayılı kararı ile de “İstinaf Dairesi kanunda açıkça öngörülmüş hâller dışında bir nedenle bozma kararı vermiş, bunun sonucunda başvurucunun temyiz kanun yoluna başvurma hakkının elinden alınmasına yol açmıştır. Böylelikle istinaf kanun yolu incelemesine ilişkin kuralların İstinaf Dairesince yapılan yorumun kişilerce öngörülebilecek belirlilikte olmadığı ve kanunun lafzıyla çeliştiği görülmüştür. Diğer bir ifadeyle İstinaf Dairesinin bu kararıyla başvurucunun mahkemeye erişim hakkına kanuni dayanağı bulunmayan bir müdahalede bulunulmuştur. Açıklanan gerekçelerle İstinaf Dairesinin 5271 sayılı Kanun'da sınırlı olarak sayılı hâller dışında bir sebeple bozma kararı vermesiyle gerçekleşen müdahalenin kanuni dayanağının olmaması nedeniyle başvurucunun Anayasa’nın 36. maddesinde güvence altına alınan adil yargılanma hakkı kapsamındaki mahkemeye erişim hakkının ihlal edildiğine..." hükmedilmekle yukarıda anılan şekilde verilen bozma kararlarının “hukuka açık ve ağır aykırılıkla malûl” olduğunun teyit edildiği dikkate alınmak suretiyle; İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 6. Ceza Dairesinin 27.04.2021 tarihli ve 2021/130 Esas, 2021/1195 Karar sayılı kararı ile bozma üzerine verilen İstanbul Anadolu 1. Çocuk Mahkemesinin 14.05.2024 tarihli, 2021/232 Esas, 2024/278 Karar sayılı kararının hukukî değerden yoksun olduğu belirlenerek yapılan incelemede; 5271 sayılı Kanun'un 280. maddesinin 1. fıkrasının (g) bendi uyarınca davanın yeniden görülmesine karar verilerek, duruşma açılıp, taraflar çağrılarak delillerin değerlendirilmesi sonucunda anılan Kanun maddesinin 2. fıkrasına göre hukuka aykırılığın Bölge Adliye Mahkemesince giderilmesi sonucunda yeniden hüküm kurulması gerektiğinin gözetilmemesi, Bozmayı gerektirmiş, suça sürüklenen çocuklar müdafileri ile suça sürüklenen çocuk ...'nun temyiz nedenleri bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, diğer yönleri incelenmeyen hükümlerin açıklanan nedenle, 5271 sayılı Kanun’un 302/2. maddesi gereği, Tebliğname'ye uygun olarak BOZULMASINA, dava dosyasının, aynı Kanun’un 304/2. maddesi uyarınca İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 6. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 30.03.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Özgün Analiz

Olay Özeti: İstanbul Anadolu 1. Çocuk Mahkemesinde hırsızlık suçundan yargılanan suça sürüklenen çocuklar hakkındaki hükümler, İstanbul BAM 6. Ceza Dairesince 'hukuka aykırı delillerle hüküm kurulduğu, suç vasfının yanlış tayin edildiği, eylemin tamamlanıp tamamlanmadığının araştırılmadığı ve eksik tahkikat' gerekçeleriyle dosya üzerinden bozulmuş; bozma sonrası kurulan hükümlere karşı yapılan istinaf başvuruları esastan reddedilmiştir. Yargıtay 2. Ceza Dairesi, gerekçesiz temyiz dilekçesi sunan bir çocuğun istemini reddetmiş, diğer temyizleri esastan incelemiştir.

Hukuki İlke: Hükme esas alınan delillerin duruşmada açıkça okunmaması, delilleri CMK 289/1-(i) anlamında hukuka aykırı yöntemle elde edilmiş delil hâline getirmez; bu eksiklik CMK 289/1-(h) kapsamında savunma hakkının sınırlandırılması olarak nitelenir ve her hâlükârda CMK 280/1-(e) ve (f) bentlerindeki sınırlı duruşmasız bozma nedenlerine girmez. Ayrıca CMK 294 uyarınca hiçbir gerekçe içermeyen temyiz istemi CMK 298 gereği reddedilir. Yetkisiz istinaf bozmaları ve devamındaki hükümler CGK'nın 2024/6-490 E., 2025/197 K. sayılı kararı uyarınca hükümsüzdür.

Uygulama Sonucu: Kısmen ret, kısmen bozma: Gerekçesiz temyiz dilekçesi veren çocuğun istemi reddedilmiş; diğer suça sürüklenen çocuklar yönünden ise İstanbul BAM 6. Ceza Dairesinin yasal dayanaksız bozması üzerine çocuk mahkemesince kurulan hüküm hukukî değerden yoksun bulunarak hükümler CMK 302/2 gereği bozulmuş ve dosya aynı istinaf dairesine gönderilmiştir.

Dava Strateji Notu: İki pratik ders içerir: Birincisi, temyiz dilekçesine mutlaka somut sebep yazın; gerekçesiz dilekçe daha ön incelemede reddedilir ve suça sürüklenen çocuk yönünden bile istisna tanınmaz. İkincisi, istinafın 'hukuka aykırı delil' etiketiyle yaptığı bozmaların gerçekte hangi CMK 289 bendine girdiğini sorgulayın; delillerin duruşmada okunmaması gibi eksiklikler duruşmasız bozmayı meşrulaştırmaz ve tüm sonraki süreci geçersiz kılar.

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu emsali kullanmak için avukat desteği alın.

Görüşme Planla