İçeriğe geç
AC
2. Ceza Dairesi Esas: 2025/1653 Karar: 2025/4203 Tarih: 2025

Yargıtay 2. Ceza Dairesi E.2025/1653 K.2025/4203

2. Ceza Dairesi 2025/1653 E. , 2025/4203 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2017/671 E., 2018/618 K. SUÇ : Hırsızlık HÜKÜMLER : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Ret, onama, bozma Katılan ... Holding A. Ş. Pazarlama İşletmesi Ankara Bölge Müdürlüğü vekilinin temyiz dilekçesi içeriğine göre; temyi

Karar Özeti

2. Ceza Dairesi 2025/1653 E. , 2025/4203 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2017/671 E., 2018/618 K. SUÇ : Hırsızlık HÜKÜMLER : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Ret, onama, bozma Katılan ... Holding A. Ş. Pazarlama İşletmesi Ankara Bölge Müdürlüğü vekilinin temyiz dilekçesi içeriğine göre; temyi

Karar Detayı

2. Ceza Dairesi 2025/1653 E. , 2025/4203 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2017/671 E., 2018/618 K. SUÇ : Hırsızlık HÜKÜMLER : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Ret, onama, bozma Katılan ... Holding A. Ş. Pazarlama İşletmesi Ankara Bölge Müdürlüğü vekilinin temyiz dilekçesi içeriğine göre; temyiz isteminin sanık ... hakkında kurulan hükme, o yer Cumhuriyet savcısının da; sanıklar ..., ... ile ... hakkında şikâyetçi ...'a yönelik hırsızlık suçundan kurulan hükümlere yönelik olduğu, dosya içeriğine göre sanık ... hakkında katılan ... Holding A. Ş. Pazarlama İşletmesi Ankara Bölge Müdürlüğü'ne yönelik hırsızlık suçundan kurulan hükme yönelik temyiz talebinin olmadığı belirlenerek yapılan incelemede; I) Katılan ... Holding A. Ş. Pazarlama İşletmesi Ankara Bölge Müdürlüğü vekilinin sanık ... hakkında kurulan hükme yönelik temyiz isteminin incelenmesinde; Sanık hakkında şikâyetçi ...'a yönelik hırsızlık suçundan açılan davada, suçtan doğrudan zarar görmeyen ... Holding A. Ş. Pazarlama İşletmesi Ankara Bölge Müdürlüğü vekilinin hükmü temyiz hakkı bulunmadığından katılan vekilinin temyiz isteminin 1412 sayılı Kanun'un 317. maddesi gereğince Tebliğname'ye uygun olarak REDDİNE, II) O yer Cumhuriyet savcısının, sanıklar ..., ... ... ve ... hakkında şikâyetçi ...'a yönelik hırsızlık suçundan kurulan hükümlere yönelik temyiz isteminin incelenmesinde; Sanıklar hakkında bozma üzerine kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33. maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8. maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Kanun'un 305. maddesi uyarınca temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Kanun'un 260/1. maddesi gereği temyiz edenin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun'un 310. maddesi uyarınca temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317. maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: Dosya içeriğine göre diğer temyiz nedenleri yerinde görülmemiştir. Ancak; 1. Hükmün esasını oluşturan ve duruşmada açıklanan kısa kararda sanık ... hakkında hırsızlık suçundan mahkûmiyet hükmü kurulduğu hâlde, gerekçeli kararın hüküm fıkrasında bu suçtan hüküm kurulmaması suretiyle kısa karar ile gerekçeli karar arasında çelişki yaratılması, 2. Şikâyetçi ... tarafından, hal içerisine bırakılmış vaziyetteki hamal arabasının çalınması şeklindeki eylemin suç tarihi itibarıyla 5237 sayılı Kanun'un 142/1-e. maddesinden düzenlenen suçu oluşturduğu gözetilmeden; sanıklar ... ile ... ... hakkında aynı Kanun'un 142/1-b. maddesi uyarınca hüküm kurulması, 3. Dosya içeriğine göre; 03.04.2013 tarihinde çalınan şikâyetçi ...'a ait hamal arabasının, başka bir hırsızlık eylemi ile ilgili yapılan araştırma sırasında 05.04.2013 günü ele geçirildiği anlaşılmakla hırsızlık suçunun tamamlandığı gözetilmeden sanıklar ... ile ... ... hakkında 5237 sayılı Kanun'un 35. maddesinin uygulanması suretiyle eksik ceza tayin edilmesi, 4. Kabule göre de; Bozma ilâmı öncesi yapılan yargılamada sanıklar ... ile ...'ün neticeten 11 ay 20 gün hapis cezası ile cezalandırıldıkları ve bu cezaların aynı Kanun'un 50/1-b. maddesi gereği mağdurun zararının aynen iade veya tazmin suretiyle tamamen giderilmesi seçenek tedbirine çevrildiği, ancak şikâyetçi ...'un olay nedeniyle herhangi bir zararı bulunmaması karşısında; seçenek tedbire çevirme kararının 1412 sayılı Kanun'un 326/son maddesi uyarınca sanıklar için kazanılmış hak teşkil ettiği de dikkate alınarak sanıklar hakkında bozma sonrası hükmolunan kısa süreli hapis cezalarının 5237 sayılı Kanun'un 50/1. maddesinde düzenlenen diğer seçenek tedbirlerden birine çevrilmesi gerektiği gözetilmeden yazılı şekilde karar verilmesi, 5. Sanık ... hakkında 5237 sayılı Kanun'un 142/1-b ve 143. maddeleri uyarınca belirlenen 2 yıl 4 ay hapis cezası üzerinden aynı Kanun'un 62. maddesi gereği 1/6 oranında indirim yapılırken 1 yıl 11 ay 10 gün hapis cezası yerine 1 yıl 20 gün hapis cezasına hükmolunmak suretiyle eksik ceza tayini, 6. Bozma ilâmı öncesi yapılan yargılamada sanık ...'in neticeten 11 ay 20 gün hapis cezası ile cezalandırıldığı ve bu cezanın aynı Kanun'un 50/1-b. maddesi gereği mağdurun zararının aynen iade veya tazmin suretiyle tamamen giderilmesi seçenek tedbirine çevrildiği, ancak şikâyetçi ...'un olay nedeniyle herhangi bir zararı bulunmaması karşısında; seçenek tedbire çevirme kararının 1412 sayılı Kanun'un 326/son maddesi uyarınca sanık için kazanılmış hak teşkil ettiği de dikkate alınarak sanık hakkında bozma sonrası hükmolunan cezanın kazanılmış hakka konu olan 11 ay 20 gün hapis cezasına indirilmesinden sonra 5237 sayılı Kanun'un 50/1. maddesinde düzenlenen diğer seçenek tedbirlerden birine çevrilmesi gerektiği gözetilmeden ve kazanılmış hakka konu ceza miktarının 11 ay 20 gün olduğu dikkate alınmadan yazılı şekilde karar verilmesi, 7. Atılı suçun 6545 sayılı Kanun'un 72. maddesi ile değişik 5271 sayılı Kanun'un 231/8. maddesinin yürürlüğe girmesinden önce işlendiği, dolayısıyla hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmesi için aranan aynı Kanun'un 231/8. maddesinde belirtilen “denetim süresi içinde, kişi hakkında kasıtlı bir suç nedeniyle bir daha hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilemez” koşulunun bulunmadığı, bu nedenle sanıklar hakkında 5271 sayılı Kanun'un 231. maddesinin 6. fıkrasının (b) bendinde belirtilen şekilde “kişilik özellikleri ile duruşmadaki tutum ve davranışları gözönünde bulundurularak yeniden suç işlemeyeceği hususunda kanaate varılması” koşulunun oluşup oluşmadığı değerlendirilerek sonucuna göre hukukî durumlarının belirlenmesi ve Yargıtay denetimine elverişli olacak şekilde takdirin gerekçelerinin kararda gösterilmesi gerekirken, haklarında hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına dair kararlar olduğundan bahisle hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına yer olmadığına karar verilmesi, 8. 5237 sayılı TCK'nın 53. maddesinin 4. fıkrası gereğince kısa süreli hapis cezası ertelenen sanıklar hakkında, aynı maddenin 1. fıkrasında sayılan hak yoksunluklarına hükmedilemeyeceğinin gözetilmemesi, 9. Dosya içeriğine göre 03.04.2013 olan şikâyetçiye yönelik eyleme dair suç tarihinin gerekçeli karar başlığında belirtilmemesi, Bozmayı gerektirmiş, o yer Cumhuriyet savcısının temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükümlerin bu sebeplerden dolayı Tebliğname'ye kısmen uygun olarak BOZULMASINA, dava dosyasının Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 10.03.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Özgün Analiz

Olay Özeti: Hal içine bırakılmış hamal arabasının çalınması olayında, 03.04.2013'te çalınan araba 05.04.2013 günü başka bir hırsızlık araştırması sırasında ele geçmiş; birden çok sanık hakkında hırsızlık suçundan mahkumiyet kurulmuştur.

Hukuki İlke: Kısa karar ile gerekçeli karar çelişemez; işyeri/eklentiden hırsızlık TCK 142/1-e kapsamındadır; çalınan eşya ele geçtiğinden suç tamamlanmış olup TCK 35 teşebbüs hükmü uygulanamaz; önceki lehe seçenek tedbir uygulaması kazanılmış hak oluşturur (1412 sayılı Kanun 326/son).

Uygulama Sonucu: Hükümlerin bozulması

Dava Strateji Notu: Hırsızlıkta nitelikli hal doğru maddeden (142/1-e) belirlenmeli ve ele geçen eşyada suçun tamamlandığı gözetilmeli; teşebbüs indirimi görünürde lehe olsa da yanlış vasıf denetlenmeli, önceki lehe uygulamalar kazanılmış hak olarak korunmalıdır.

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu emsali kullanmak için avukat desteği alın.

Görüşme Planla