Karar Özeti
2. Ceza Dairesi 2025/16600 E. , 2026/2180 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ:Sulh Ceza Hâkimliği SAYISI : 2024/2370 D. İş SUÇ: Konut dokunulmazlığının ihlâli TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: İlgili kararın kanun yararına bozulması I. İSTEM Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 25.12.2025 tarihli ve ... sayılı kanun yararına bozma isteminin;
Karar Detayı
2. Ceza Dairesi 2025/16600 E. , 2026/2180 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ:Sulh Ceza Hâkimliği SAYISI : 2024/2370 D. İş SUÇ: Konut dokunulmazlığının ihlâli TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: İlgili kararın kanun yararına bozulması I. İSTEM Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 25.12.2025 tarihli ve ... sayılı kanun yararına bozma isteminin; "5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 160. maddesi uyarınca, Cumhuriyet savcısının, ihbar veya başka bir suretle bir suçun işlendiği izlenimini veren bir hâli öğrenir öğrenmez kamu davasını açmaya yer olup olmadığına karar vermek üzere hemen işin gerçeğini araştırmaya başlaması gerektiği, aynı Kanun’un 170/2. maddesi gereğince yapacağı değerlendirme sonucunda, toplanan delillerin suçun işlendiği hususunda yeterli şüphe oluşturduğu kanısına ulaştığında iddianame düzenleyerek kamu davası açacağı, aksi halde ise anılan Kanun’un 172. maddesi gereği kovuşturma yapılmasına yer olmadığına dair karar vereceği, buna karşın ortada yasaya uygun bir soruşturmanın bulunmadığı durumda, anılan Kanun’un 173/3. maddesindeki koşullar oluşmadığından, itirazı inceleyen merciin Cumhuriyet savcısının soruşturma yapmasını sağlamak maksadıyla soruşturmanın genişletilmesine karar verebileceği yönündeki açıklamalar karşısında, Dosya kapsamına göre, müştekinin şikayetinde özetle, ...İlçesi ... Mahallesi ... Sitesi içerisinde bulunan yazlığında tadilat işlemleri yaptırdığını, tadilat halindeki yazlığına, arasında husumet bulunan komşusu şüphelinin rızası dışında girerek konutunda fotoğraflar çektiğini, konutuna izinsiz giren ... şikayetçi olduğunu beyan ettiği olay ile ilgili olarak Cumhuriyet Başsavcılığınca yürütülen soruşturma kapsamında şüphelinin alınan ifadesinde atılı suçlamayı kabul etmediği, anılan binada tadilat yapan 2 ustanın tanık olarak alınan beyanında ise şüphelinin söz konusu yerde fotoğraf çektiğini ifade ettiği, bahse konu şikayet üzerine yürütülen soruşturma neticesinde, şikayete konu binanın inşaat halinde olduğu ve bu itibarla konut vasfı bulunmadığından bahisle ... Cumhuriyet Başsavcılığınca kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verilmiş ise de; Müşteki vekilinin 09.07.2024 tarihli itiraz dilekçesinde yer alan, "...... Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından verilen ... kararında her ne kadar taşınmazın inşaat halinde olması sebebiyle konut vasfının bulunmadığı belirtilmişse de işbu hususun kabulü hiçbir şekilde mümkün değildir. Zira suça konu fiilin gerçekleştiği sırada taşınmaz metruk bir halde değil, oturmaya elverişli bir durumdadır. Taşınmaz büsbütün inşaat halinde olmayıp yalnızca taşınmazın belirli kısımlarında tadilat yapılmıştır. Tadilat yapılan her taşınmazın konut vasfını yitirmeyeceği hususu da izahtan varestedir. Kaldı ki, tadilat taşınmazın belirli bir bölümünde yapılmış olup bu süreçte konutun içi müvekkil ve ailesi kullanımına hazır halde bulundurulmuştur. Bu nedenle iddia makamının taşınmazın inşaat halinde bulunması sebebiyle konut vasfının bulunmadığı kanaatine iştirak etmemiz mümkün değildir. Taraflar arasında görülen ... 1. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2024/32 D.İş dosyasında suça konu taşınmazda suç tarihini de kapsayacak şekilde tespit yapılmıştır. Bu dosyadan alınan bilirkişi raporunda suç tarihi itibariyle taşınmazın durumu tespit edilmiştir. Bilirkişi raporunda yer alan fotoğraf ve tespitlerden de suç tarihinde konutun müvekkil ve ailesinin kullanıma elverişli halde bulunduğu ve müvekkil ve ailesinin yıllardır taşınmazda yerleşik olduğu anlaşılmaktadır... 1.4.Yukarıda açıkladığımız hususların yanı sıra; suça suça konu taşınmazın bulunduğu sitenin yönetimi ...Endüstrisi A.Ş.'den alınan 05.07.2024 tarihli yazıda da müvekkilin uzun yıllardır ilgili taşınmazda ikamet ettiği belirtilmiştir... Öte yandan, dilekçemiz ekinde sunduğumuz müvekkilin yapmış olduğu aidat ödemelerini gösteren cari hesap dökümünden de müvekkilin uzun süredir taşınmazı konut olarak kullandığı anlaşılmaktadır." şeklindeki açıklamalar nazara alındığında, olay tarihinde şikayete konu binanın konut vasfında bulunup bulunmadığı ve bu itibarla atılı konut dokunulmazlığının ihlal suçunun oluşup oluşmadığının tespitine yönelik olarak öncelikle müşteki vekilinin 09.07.2024 tarihli itiraz dilekçesi ekinde ibraz ettiği belge suretlerinin (... 1. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2024/32 D.İş dosyası, aidat ödemesine ilişkin belgeler, ikamet edildiğine ilişkin belge vs.) asıllarının veya okunaklı onaylı suretlerinin ilgili makamlardan temin edilmesi ile olayın aydınlatılmasına yarar tüm bilgi ve belgelerin dosyaya temin edilmesini takiben yapılacak inceleme sonucuna göre şüphelinin hukuki durumunun takdir ve tayin edilmesi gerektiği gözetilmeden, eksik soruşturmaya dayalı olarak verilen kovuşturmaya yer olmadığına dair karara yönelik itiraz üzerine, soruşturmanın genişletilmesine karar verilmesi gerektiği gözetilmeden, yazılı şekilde itirazın reddine karar verilmesinde isabet görülmemiştir.” şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır. II. GEREKÇE Şikâyetçinin, olay tarihinde ... Jandarma Karakoluna müracaat ederek; ... İli ... İlçesi ... Mahallesi ... Sitesi içerisinde bulunan yazlığında tadilat işlemleri yaptırdığını, tadilat hâlindeki yazlığına, aralarında husumet bulunan komşusu şüpheli ...'in rızası dışında girerek konutunda fotoğraflar çektiğini, şüphelinin evine girip fotoğraf çektiğine tadilatta çalışan işçilerin şahit olduğunu, konutuna izinsiz giren şüpheliden şikâyetçi olduğunu belirtmesi üzerine başlatılan soruşturma kapsamında, şüphelinin atılı suçlamayı kabul etmediğine ilişkin kolluk ifadesi ile anılan binada tadilat yapan 2 ustanın şüphelinin söz konusu yerde fotoğraf çektiğini ifade ettiklerine dair kolluk görevlilerince alınan tanık beyanlarının ve bahse konu binada tadilat yapıldığına ilişkin bazı fotoğrafların kolluk görevlilerince temin edilerek dosya arasına celbi akabinde yapılan soruşturma sonunda, şikâyete konu binanın inşaat hâlinde olduğu ve bu itibarla konut vasfının bulunmadığından bahisle ... Cumhuriyet Başsavcılığınca 11.06.2024 tarihli karar ile kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verilmiş ise de; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 160/1. maddesinde, "Cumhuriyet savcısı, ihbar veya başka bir suretle bir suçun işlendiği izlenimini veren bir hâli öğrenir öğrenmez kamu davasını açmaya yer olup olmadığına karar vermek üzere hemen işin gerçeğini araştırmaya başlar.", 5271 sayılı Kanun’un 160/2. maddesinde "Cumhuriyet savcısı, maddi gerçeğin araştırılması ve adil bir yargılamanın yapılabilmesi için emrindeki adlî kolluk görevlileri marifetiyle, şüphelinin lehine ve aleyhine olan delilleri toplayarak muhafaza altına almakla ve şüphelinin haklarını korumakla yükümlüdür.'', aynı Kanun’un 170/2. maddesinde, "Soruşturma evresi sonunda toplanan deliller, suçun işlendiği hususunda yeterli şüphe oluşturuyorsa; Cumhuriyet savcısı, bir iddianame düzenler." ve yine anılan Kanun’un 172/1. maddesinde, "Cumhuriyet savcısı, soruşturma evresi sonunda, kamu davasının açılması için yeterli şüphe oluşturacak delil elde edilememesi veya kovuşturma olanağının bulunmaması hâllerinde kovuşturmaya yer olmadığına karar verir." hükümleri düzenlenmiştir. Kovuşturmaya yer olmadığına dair karara itiraz üzerine bu itirazı inceleyen merci, kamu davası açılması için yeterli delil bulunmaması durumunda itirazın reddine, yeterli delil bulunması durumunda itirazın kabulüne veya eksik soruşturma nedeniyle soruşturmanın genişletilmesine karar verebilecektir. 5271 sayılı Kanun’un 170/2. maddesine göre kamu davası açılabilmesi için soruşturma aşamasında toplanan delillere göre suçun işlendiğine dair yeterli şüphe bulunması gerekir. Suç ihbar veya şikâyeti yoluyla soruşturma yaparak maddî gerçeğe ulaşma yükümlülüğü ve yetkisi bulunan Cumhuriyet savcısı, soruşturma sonucunda elde edilen delilleri değerlendirerek kamu davası açmayı gerektirir nitelikte yeterli şüphe olup olmadığını takdir edecektir. Ancak soruşturma aşamasında Cumhuriyet savcısının delil değerlendirmesiyle, kovuşturma aşamasında hâkimin delilleri değerlendirmesi birbirinden farklı özelliklere sahiptir. Aynı Kanun’un 170/2. maddesine göre soruşturma aşamasında toplanan deliller kamu davası açılması için yeterli şüphe oluşturup oluşturmadıkları çerçevesinde incelemeye tabi tutulurken, kovuşturma aşamasında, isnat edilen suçun işlenip işlenmediği hususunda mahkûmiyete yeter olup olmadığı ve tam bir vicdanî kanaat oluşturup oluşturmadığı çerçevesinde değerlendirilmektedir. Bu açıklamalar ışığında değerlendirilmesi gereken somut olayda; şikâyetçi vekilinin 09.07.2024 tarihli itiraz dilekçesinde yer alan, "...... Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından verilen ... kararında her ne kadar taşınmazın inşaat halinde olması sebebiyle konut vasfının bulunmadığı belirtilmişse de işbu hususun kabulü hiçbir şekilde mümkün değildir. Zira suça konu fiilin gerçekleştiği sırada taşınmaz metruk bir halde değil, oturmaya elverişli bir durumdadır. Taşınmaz büsbütün inşaat halinde olmayıp yalnızca taşınmazın belirli kısımlarında tadilat yapılmıştır. Tadilat yapılan her taşınmazın konut vasfını yitirmeyeceği hususu da izahtan varestedir. Kaldı ki, tadilat taşınmazın belirli bir bölümünde yapılmış olup bu süreçte konutun içi müvekkil ve ailesi kullanımına hazır halde bulundurulmuştur. Bu nedenle iddia makamının taşınmazın inşaat halinde bulunması sebebiyle konut vasfının bulunmadığı kanaatine iştirak etmemiz mümkün değildir. Taraflar arasında görülen ... 1. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2024/32 D.İş dosyasında suça konu taşınmazda suç tarihini de kapsayacak şekilde tespit yapılmıştır. Bu dosyadan alınan bilirkişi raporunda suç tarihi itibariyle taşınmazın durumu tespit edilmiştir. Bilirkişi raporunda yer alan fotoğraf ve tespitlerden de suç tarihinde konutun müvekkil ve ailesinin kullanıma elverişli halde bulunduğu ve müvekkil ve ailesinin yıllardır taşınmazda yerleşik olduğu anlaşılmaktadır... 1.4.Yukarıda açıkladığımız hususların yanı sıra; suça konu taşınmazın bulunduğu sitenin yönetimi ...Endüstrisi A.Ş.'den alınan 05.07.2024 tarihli yazıda da müvekkilin uzun yıllardır ilgili taşınmazda ikamet ettiği belirtilmiştir... Öte yandan, dilekçemiz ekinde sunduğumuz müvekkilin yapmış olduğu aidat ödemelerini gösteren cari hesap dökümünden de müvekkilin uzun süredir taşınmazı konut olarak kullandığı anlaşılmaktadır." şeklindeki açıklamalar nazara alındığında, olay tarihinde şikâyete konu binanın konut vasfında bulunup bulunmadığı ve bu itibarla atılı konut dokunulmazlığının ihlâli suçunun unsurları itibarıyla oluşup oluşmadığının tespitine yönelik olarak öncelikle şikâyetçi vekilinin 09.07.2024 tarihli itiraz dilekçesi ekinde ibraz ettiği belge suretlerinin (... 1. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2024/32 D.İş dosyası, aidat ödemesine ilişkin belgeler, ikamet edildiğine ilişkin belge vs.) asıllarının veya okunaklı onaylı suretlerinin ilgili makamlardan temin edilmesi ile olayın aydınlatılmasına yarar tüm bilgi ve belgelerin dosyaya temin edilmesini takiben yapılacak inceleme sonucuna göre şüphelinin hukukî durumunun takdir ve tayini ile bir karar verilmesi gerekirken, eksik inceleme sonucu kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verildiği gözetilmeden, soruşturmanın belirtilen hususlarda genişletilmesi yerine, yazılı şekilde itirazın reddine karar verilmesi, Kanun’a aykırı olup kanun yararına bozma talebi yerinde görülmüştür. III. KARAR Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin KABULÜNE, ... Sulh Ceza Hâkimliğinin, 27.09.2024 tarihli ve 2024/2370 Değişik İş sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 309/3. maddesi gereği KANUN YARARINA BOZULMASINA, 5271 sayılı Kanun’un 309/4. maddesinin (a) bendi uyarınca gerekli işlemin yapılması için dava dosyasının, itiraz merciine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 10.02.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.