İçeriğe geç
AC
2. Ceza Dairesi Esas: 2025/1702 Karar: 2025/17654 Tarih: 2025

Yargıtay 2. Ceza Dairesi E.2025/1702 K.2025/17654

2. Ceza Dairesi 2025/1702 E. , 2025/17654 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2018/1204 E., 2018/1099 K. SUÇ : Hırsızlık HÜKÜM : İstinaf başvurularının esastan reddine TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma İlk Derece Mahkemesince verilen hükümlere yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından

Karar Özeti

2. Ceza Dairesi 2025/1702 E. , 2025/17654 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2018/1204 E., 2018/1099 K. SUÇ : Hırsızlık HÜKÜM : İstinaf başvurularının esastan reddine TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma İlk Derece Mahkemesince verilen hükümlere yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından

Karar Detayı

2. Ceza Dairesi 2025/1702 E. , 2025/17654 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2018/1204 E., 2018/1099 K. SUÇ : Hırsızlık HÜKÜM : İstinaf başvurularının esastan reddine TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma İlk Derece Mahkemesince verilen hükümlere yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 286/1. maddesi uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260/1. maddesi gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 291/1. maddesi uyarınca temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294/1. maddesi gereği temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298/1. maddesi uyarınca temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: 5271 sayılı Kanun'un 288. maddesinin “Temyiz, ancak hükmün hukuka aykırı olması nedenine dayanır. Bir hukuk kuralının uygulanmaması veya yanlış uygulanması hukuka aykırılıktır.” ve aynı Kanun’un 294. maddesinin ise; “Temyiz eden, hükmün neden dolayı bozulmasını istediğini temyiz başvurusunda göstermek zorundadır. Temyiz sebebi ancak hükmün hukuki yönüne ilişkin olabilir.” şeklinde düzenlendiği de gözetilerek sanık ...'in temyizinin istinaf talebinde bulunduğu dilekçesindeki sebeplere atfen, keşif yapılmadığına, tevsii tahkikat talebinin dikkate alınmadığına, son söz hakkının kullandırılmadığına, savunmasında ileri sürdüğü red sebeplerinin kararda karşılanmadığına, tanıkların ve yargılamada dinlenen diğer kişilerin beyanları arasındaki çelişkilerin giderilmediğine, kazanılmış hakkının ihlâl edildiğine, mahkemenin aleni yapılmayarak kanuna aykırı davranıldığına, zor ve tehdit altında kalarak suçu işlediğini ifade etmesine karşın mahkemenin bu konuyu araştırmadan, eksik inceleme ve araştırmayla karar verdiğine, cezanın fazla verildiğine, samimi ikrar ve ifadelerinin mahkemece dikkate alınarak lehine karar verilmediğine, müştekinin tam bir zararının bulunmadığına, zararının giderildiğine, suçun tamamlanmadığına, pişmanlık yasalarından ve lehine düzenleme içeren tüm yasalardan yararlanma isteğinin mahkemece dikkate alınmadan karar verildiğine, müştekinin tam olarak zararının tespit edilmeden karar verildiğine, hakkında TCK 59. madde hükmünün uygulanmamasının kanuna aykırı olduğuna, mali ve ekonomik durumunun araştırılmadığına, hüküm duruşmasında hazır edilmeden karar verilerek savunma hakkının kısıtlandığına; sanık ...'ın temyizinin olay tarihinde kameralı başka bir yerde bulunduğunu, kamera kayıtları getirtilip incelenerek olay yerinde bulunmadığının tespit edilmesine istemesine karşın bu husus araştırılmadan eksik inceleme ve araştırmayla karar verildiğine, atılı suçu işlemediğine, dosyanın diğer sanığı ...'in temyiz dilekçesinde belirttiği şekilde dosyada keşif yapılmadığına, tevsii tahkikat talebinin dikkate alınmadığına, son söz hakkının kullandırılmadığına, savunmasında ileri sürdüğü ret sebeplerinin kararda karşılanmadığına, tanıkların ve yargılamada dinlenen diğer kişilerin beyanları arasındaki çelişkilerin giderilmediğine, kazanılmış hakkının ihlâl edildiğine, mahkemenin aleni yapılmayarak kanuna aykırı davranıldığına, zor ve tehdit altında kalarak suçu işlediğini ifade etmesine karşın mahkemenin bu konuyu araştırmadan, eksik inceleme ve araştırmayla karar verdiğine, cezanın fazla verildiğine, samimi ikrar ve ifadelerinin mahkemece dikkate alınarak lehine karar verilmediğine, müştekinin tam bir zararının bulunmadığına, zararının giderildiğine, suçun tamamlanmadığına, pişmanlık yasalarından ve lehine düzenleme içeren tüm yasalardan yararlanma isteğinin mahkemece dikkate alınmadan karar verildiğine, müştekinin tam olarak zararının tespit edilmeden karar verildiğine, hakkında TCK 59. madde hükmünün uygulanmamasının kanuna aykırı olduğuna, mali ve ekonomik durumunun araştırılmadığına, hüküm duruşmasında hazır edilmeden karar verilerek savunma hakkının kısıtlandığına, Bölge Adliye Mahkemesi Cumhuriyet Savcısının temyizinin ise sanıklar lehine olduğundan suç tarihinde yürürlükte bulunan 5237 sayılı TCK'nın 142/1-b maddesi yerine, TCK'nın 142/2-h madde ve bendine göre hüküm kurulmasının ve TCK'nın 143/1. maddesine göre, en fazla 1/3 oranında cezanın artırılması yerine, suç tarihinden sonra 28.06.2014 tarihli Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren, 18.06.2014 tarihli ve 6545 sayılı Kanun'un 63. maddesiyle yapılan değişiklik esas alınmak suretiyle cezada 1/2 oranında artırım yapılarak sanığa fazla ceza verilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğuna yönelik olduğu belirlenerek yapılan incelemede; Dosya içeriğine göre diğer temyiz nedenleri yerinde görülmemiştir. Ancak; 1-6545 sayılı Yasa'nın 104. maddesi uyarınca Kanun'un yayımı tarihinde yürürlüğe gireceğinin belirtildiği, 6545 sayılı Yasa'nın 62. maddesi ile değişik TCK'nın 142/2-h maddesinin 28.06.2014 tarihli Resmî Gazete'de yayınlanarak yürürlüğe girdiği ve suç tarihinin 09.01.2014 olduğunun anlaşılması karşısında; sanıkların eylemlerinin suç tarihinde yürürlükte bulunan ve daha lehe olan TCK'nın 142/1-b maddesinde düzenlenen suçu oluşturduğu ve 6545 sayılı Yasa ile yapılan değişiklikten önceki TCK'nın 142/1-b maddesi ile hüküm kurulması gerektiği gözetilmeden, suç tarihinde yürürlükte olmayan ve sanıkların aleyhine olan TCK'nın 142/2-h maddesi ile hüküm kurulmak suretiyle fazla ceza tayini, 2-Hırsızlık suçunun gece vakti işlenmesi nedeniyle, 5237 sayılı Kanun’un 143/1. maddesi gereğince artırım yapılırken, anılan maddenin suç tarihinde yürürlükte bulunan haline göre en fazla cezanın 1/3'üne kadar artırılabileceği gözetilmeden, yazılı şekilde 1/2 oranında artırım yapılarak fazla ceza tayin edilmesi, 3- Kabule göre de; 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 142. maddesinde 6545 sayılı Türk Ceza Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik yapılmasına Dair Kanun'un 62. maddesi ile yapılan ve 28.06.2014 tarihinde yürürlüğe giren değişiklik uyarınca, sanıklara yüklenen 5237 sayılı Kanun’un 142/2-h ve 143. maddelerinde öngörülen suçun gerektirdiği cezanın alt sınırının 5 yıldan fazla olması ve Yargıtay Ceza Genel Kurulunun, 14.10.2021 tarihli ve 2021/35 Esas, 2021/473 Karar sayılı kararı dikkate alınarak, 5271 sayılı Kanun’un 150/3. maddesi uyarınca sanıkların savunmalarının zorunlu müdafii eşliğinde alınması gerektiği gözetilmeden, yargılamaya devam edilerek aynı Kanun’un 188/1 ve 289/1-h maddelerine aykırı davranılması suretiyle savunma haklarının kısıtlanması, Bozmayı gerektirmiş sanıklar ve Bölge Adliye Mahkemesi Cumhuriyet Savcısının temyiz nedenleri bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, hükümlerin açıklanan nedenlerle Tebliğname'ye uygun olarak BOZULMASINA, dava dosyasının aynı Kanun'un 304. maddesi uyarınca Gebze 7. Asliye Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 6. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 09.10.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu emsali kullanmak için avukat desteği alın.

Görüşme Planla