Karar Özeti
2. Ceza Dairesi 2025/1745 E. , 2025/8861 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2024/595 E., 2024/192 K. SUÇ : Hırsızlık HÜKÜMLER : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama, düzeltilerek onama Sanıklar hakkında bozma üzerine kurulan hükümlerin, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 307/3. maddesi ger
Karar Detayı
2. Ceza Dairesi 2025/1745 E. , 2025/8861 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2024/595 E., 2024/192 K. SUÇ : Hırsızlık HÜKÜMLER : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama, düzeltilerek onama Sanıklar hakkında bozma üzerine kurulan hükümlerin, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 307/3. maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, aynı Kanun’un 260/1. maddesi gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 291/1. maddesi gereği temyiz isteklerinin süresinde olduğu, 294/1. maddesi gereği temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298/1. maddesi gereği temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü: Sanık ... müdafiinin duruşmalı inceleme talebinin 5271 sayılı Kanun'un 299/1. maddesi gereği takdiren reddine karar verilerek yapılan incelemede; 5271 sayılı CMK'nın 288. maddesinin "Temyiz, ancak hükmün hukuka aykırı olması nedenine dayanır. Bir hukuk kuralının uygulanmaması veya yanlış uygulanması hukuka aykırılıktır” ve aynı Kanun'un 294. maddesinin ise; “Temyiz eden, hükmün neden dolayı bozulmasını istediğini temyiz başvurusunda göstermek zorundadır. Temyiz sebebi ancak hükmün hukuki yönüne ilişkin olabilir” şeklinde düzenlendiği de gözetilerek sanık ...'ın temyiz isteminin şikâyetçinin zararını karşıladığına, ancak zararı karşılamış olması nedeniyle mahkemece uzlaşma hükümlerinin ya da cezada indirim uygulanmadığına, yüksek ceza verildiğine, şikâyetçi ile yüzleştirilmediğine, şikâyetçiye zararının giderilmesini isteyip istemediği sorulmadan karar verildiğine; sanık ... müdafiinin temyiz isteminin yerel mahkemece müvekkiline ceza verilirken delil toplanmadığına, var olan delillerin incelenmediğine, tarafların sabıkalı olduklarına dayanılarak ceza verildiğine, müvekkilinin şikâyetçinin zararını giderdiğine, ancak bu hususun yerel mahkemece dikkate alınmadığına, üst sınırdan ceza tayini yapıldığına, müvekkilinin üzerine atılı suçu işlediğine dair kesin, şüpheden uzak ve inandırıcı deliller bulunmadığına, şüpheden sanık yararlanır ilkesi ve masumiyet karinesi gereğince delil yetersizliğinden beraatine karar verilmesi gerektiğine; sanık ... müdafiinin temyiz isteminin müvekkilinin yargılama konusu olan çalıntı alet ve takımları yabancı uyruklu bir şahıstan ikinci el alet ve takım sattıkları düşüncesiyle 500,00 TL karşılığında satın aldığına, eşyaların yer aldığı aracın müvekkiline ait olmayıp diğer sanık ...'a ait olduğuna, müvekkilinin suçu işlediğine dair kesin, şüpheden uzak ve inandırıcı deliller bulunmadığına, şüpheden sanık yararlanır ilkesi ve masumiyet karinesi gereğince beraatine karar verilmesi gerektiğine, ilişkin olduğu belirlenerek yapılan incelemede; I - Sanık ... hakkında kurulan hükme yönelik temyiz isteminin incelenmesinde, Sanık hakkında kurulan hükümde herhangi bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşılmakla, sanık müdafiinin yerinde görülmeyen temyiz nedenlerinin reddiyle, 5271 sayılı Kanun'un 302/1. maddesi uyarınca, usul ve yasaya uygun olan İstanbul Anadolu 72. Asliye Ceza Mahkemesinin kararına yönelik TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ ile HÜKMÜN Tebliğname'ye uygun olarak ONANMASINA, II - Sanık ... hakkında kurulan hükme yönelik temyiz istemlerinin incelenmesinde, Dosya içeriğine göre diğer temyiz nedenleri yerinde görülmemiştir. Ancak; Sanığın tekerrüre esas alınan Bakırköy 8. Ağır Ceza Mahkemesinin 13.11.2012 tarihli ve 2012/264 Esas, 2012/478 Karar sayılı ilâmında, ikinci kez tekerrüre esas alınan Küçükçekmece 7. Asliye Ceza Mahkemesinin 20.03.2009 tarihli ve 2007/908 Esas, 2009/434 Karar sayılı ilamına konu suçun 5237 sayılı TCK'nın 151/1. maddesinde yazılı mala zarar verme suçuna ilişkin olduğu ve 5271 sayılı CMK'nın 253. maddesinde 6763 sayılı Kanun ile yapılan değişiklik sonrası uzlaşma kapsamına alındığı ve bu suçtan uyarlama yargılaması yapılarak 12.01.2021 tarihli ek karar ile sanık hakkında açılan kamu davasının uzlaşma sebebiyle düşürülmesine karar verildiği, bu sebeple bu suçun tekerrüre esas alınamayacağı, sanığın adlî sicil kaydında başkaca ikinci kez mükerrirliğe esas alınabilecek ilâmın da bulunmadığı; ayrıca sanığın adlî sicil kaydında yer alan Bakırköy 10. Asliye Ceza Mahkemesinin 11.10.2011 tarihli ve 2011/447 Esas, 2011/566 Karar sayılı ilâmına konu, 5237 sayılı TCK'nın 142/1-e maddesinde düzenlenen hırsızlık suçundan verilip 05.06.2013 tarihinde kesinleşen 3 yıl 9 ay hapis cezasının daha ağır olması sebebiyle, bu mahkûmiyet hükmünün tekerrüre esas alınmasında zorunluluk bulunması, Bozmayı gerektirmiş, sanığın ve müdafiinin temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün 5271 sayılı CMK'nın 302/2. maddesi uyarınca Tebliğname’ye uygun olarak BOZULMASINA, bozma nedeni yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden aynı Kanun'un 303/1. maddesine göre hüküm fıkralarından tekerrür uygulamasına ilişkin kısım çıkarılarak yerine "sanık hakkında Bakırköy 10. Asliye Ceza Mahkemesinin 11.10.2011 tarihli ve 2011/447 Esas, 2011/566 Karar sayılı ilâmında yer alan hırsızlık suçundan verilip 05.06.2013 tarihinde kesinleşen 3 yıl 9 ay hapis cezasının tekerrüre esas alınmasına," karar verilmesi suretiyle, 5271 sayılı CMK'nın 302/1. maddesi uyarınca usûl ve yasaya uygun olan İlk Derece Mahkemesi kararına yönelik TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN Tebliğname'ye uygun olarak DÜZELTİLEREK ONANMASINA, dava dosyasının, aynı Kanun'un 304/4. maddesi uyarınca İstanbul Anadolu 72. Asliye Ceza Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 13.05.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.