Karar Özeti
2. Ceza Dairesi 2025/2201 E. , 2025/5370 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2010/1029 E., 2013/172 K. SUÇ : Konut dokunulmazlığının ihlâli KARAR : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İlgili kararın kanun yararına bozulması I. İSTEM Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 10.02.2025 tarihli ve KYB-2025/
Karar Detayı
2. Ceza Dairesi 2025/2201 E. , 2025/5370 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2010/1029 E., 2013/172 K. SUÇ : Konut dokunulmazlığının ihlâli KARAR : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İlgili kararın kanun yararına bozulması I. İSTEM Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 10.02.2025 tarihli ve KYB-2025/11187 sayılı kanun yararına bozma isteminin; " Erteli hapis cezasının aynen infazına ilişkin İstanbul Anadolu 14. Asliye Ceza Mahkemesinin 11/07/2019 tarihli ve 2010/1029 esas, 2013/172 sayılı ek kararının, asıl kararın kanun yararına bozulması halinde yok hükmünde olacağı değerlendirilerek yapılan incelemede, Dosya kapsamına göre, 1-5395 sayılı Çocuk Koruma Kanunu'nun 35. maddesinde "(1) Bu Kanun kapsamındaki çocuklar hakkında mahkemeler, çocuk hakimleri veya Cumhuriyet savcılarınca gerektiğinde çocuğun bireysel özelliklerini ve sosyal çevresini gösteren inceleme yaptırılır. Sosyal inceleme raporu, çocuğun, işlediği fiilin hukukî anlam ve sonuçlarını algılama ve bu fiille ilgili olarak davranışlarını yönlendirme yeteneğinin mahkeme tarafından takdirinde göz önünde bulundurulur. (2) Derhal tedbir alınmasını gerektiren durumlarda sosyal inceleme daha sonra da yaptırılabilir. (3) Mahkeme veya çocuk hakimi tarafından çocuk hakkında sosyal inceleme yaptırılmaması halinde, gerekçesi kararda gösterilir." şeklindeki hükme rağmen, suça sürüklenen çocuk hakkında anılan maddeye göre sosyal inceleme raporu alınmadan veya aynı maddenin 3. fıkrasına göre bu yönde inceleme yaptırılmamasının gerekçesi de kararda gösterilmeden yazılı şekilde karar verilmesinde, Kabule göre de; 2-Kayden 05/07/1992 doğumlu olup, suçun işlendiği 03/01/2010 tarihinde, 15-18 yaş grubunda olduğu anlaşılan suça sürüklenen çocuk hakkında tayin olunan cezadan, 5237 sayılı Kanun'un 31/3. maddesi uyarınca 1/3 oranında indirim yapılması gerektiği gözetilmeksizin fazla ceza tayin edilmesinde; 3-Suça sürüklenen çocuğun konut dokunulmazlığının ihlali suçunu birden fazla kişi ile birlikte işlediğinin anlaşılması karşısında; suça sürüklenen çocuk hakkında 5237 sayılı Kanun'un 119/1-c maddesinin uygulanması gerektiğinin gözetilmemesinde, 4-Suç tarihinden önce hapis cezasına ilişkin hükümlülüğü bulunmayan ve kayden 05/07/1992 doğumlu olup, suçun işlendiği 03/01/2010 tarihinde 18 yaşından küçük olduğu anlaşılan suça suça sürüklenen çocuk hakkında tayin olunan kısa süreli hapis cezasının 5237 sayılı Kanun’un 50/3. maddesinde yer alan, “Daha önce hapis cezasına mahkûm edilmemiş olmak koşuluyla, mahkûm olunan otuz gün ve daha az süreli hapis cezası ile fiili işlediği tarihte onsekiz yaşını doldurmamış veya altmışbeş yaşını bitirmiş bulunanların mahkûm edildiği bir yıl veya daha az süreli hapis cezası, birinci fıkrada yazılı seçenek yaptırımlardan birine çevrilir.” şeklindeki düzenleme gereğince, anılan maddenin 1. fıkrasındaki seçenek yaptırımlardan birine çevrilmesi gerektiğinin gözetilmemesinde; isabet görülmemiştir. ” şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır. II. GEREKÇE Erteli hapis cezasının aynen infazına ilişkin İstanbul Anadolu 14. Asliye Ceza Mahkemesinin 11.07.2019 tarihli ve 2010/1029 Esas, 2013/172 Karar sayılı ek kararının, asıl kararın kanun yararına bozulması hâlinde yok hükmünde olacağı değerlendirilerek yapılan incelemede; 1. Kayden 05.07.1992 doğumlu olup, suçun işlendiği 03.01.2010 tarihinde, 15-18 yaş grubunda olduğu anlaşılan suça sürüklenen çocuk hakkında tayin olunan cezadan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 31/3. maddesi uyarınca 1/3 oranında indirim yapılması gerektiği gözetilmeksizin fazla ceza tayin edilmesi, 2. Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 20.11.2018 tarihli ve 2016/6-986 Esas, 2018/554 Karar sayılı içtihadında da belirtildiği üzere, 5395 sayılı Çocuk Koruma Kanunu'nun 35. maddesi ile 5395 sayılı Kanun'un Uygulanmasına İlişkin Usul ve Esaslar Hakkındaki Yönetmeliğin 20 ve 21. maddeleri uyarınca, fiilin işlendiği sırada 15-18 yaş grubu içerisinde bulunan suça sürüklenen çocuğun işlediği fiilin hukuki anlam ve sonuçlarını algılama ve bu fiille ilgili olarak davranışlarını yönlendirme yeteneğinin olup olmadığının takdiri bakımından, mahkemece sosyal inceleme raporu alınmadan veya alınmaması durumunda gerekçesi kararda gösterilmeden yazılı şekilde karar verilmesi, 3. Suça sürüklenen çocuğun konut dokunulmazlığının ihlâli suçunu birden fazla kişi ile birlikte işlediğinin anlaşılması karşısında; suça sürüklenen çocuk hakkında 5237 sayılı Kanun'un 119/1-c maddesinin uygulanması gerektiğinin gözetilmemesi, Kanun’a aykırı olup kanun yararına bozma talebi yerinde görülmüştür. III. KARAR Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının (1), (2) ve (3) numaralı kanun yararına bozma isteminin KABULÜNE, İstanbul Anadolu 14. Asliye Ceza Mahkemesinin, 28.05.2013 tarihli ve 2010/1029 Esas, 2013/172 Karar sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 309/3. maddesi gereği, aleyhe sonuç doğurmamak üzere KANUN YARARINA BOZULMASINA, 5271 sayılı Kanun’un 309/4. maddesinin (b) bendi uyarınca gerekli işlemin yapılması için dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, (3) numaralı kanun yararına bozma talebinin kabulü neticesinde (4) numaralı kanun yararına bozma talebi hakkında karar verilmesine yer olmadığına, 25.03.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.