İçeriğe geç
AC
2. Ceza Dairesi Esas: 2025/227 Karar: 2025/8597 Tarih: 2025

Yargıtay 2. Ceza Dairesi E.2025/227 K.2025/8597

2. Ceza Dairesi 2025/227 E. , 2025/8597 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2020/2222 E.,2021/2039 K. SUÇLAR : Hırsızlık, iş yeri dokunulmazlığının ihlâli, kamu malına zarar verme HÜKÜMLER : İstinaf başvurusunun esastan reddine, hükmün bozulmasına TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Ret, bozma Yargıtay Ceza Genel Kurul

Karar Özeti

2. Ceza Dairesi 2025/227 E. , 2025/8597 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2020/2222 E.,2021/2039 K. SUÇLAR : Hırsızlık, iş yeri dokunulmazlığının ihlâli, kamu malına zarar verme HÜKÜMLER : İstinaf başvurusunun esastan reddine, hükmün bozulmasına TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Ret, bozma Yargıtay Ceza Genel Kurul

Karar Detayı

2. Ceza Dairesi 2025/227 E. , 2025/8597 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2020/2222 E.,2021/2039 K. SUÇLAR : Hırsızlık, iş yeri dokunulmazlığının ihlâli, kamu malına zarar verme HÜKÜMLER : İstinaf başvurusunun esastan reddine, hükmün bozulmasına TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Ret, bozma Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 24.02.2022 tarihli ve 2019/16-573 Esas, 2022/119 Karar sayılı ilâmında belirtilen “Ceza yargılamasında adil yargılanma hakkının bir parçası olarak etkin başvuru yolu, İnsan Hakları Avrupa Sözleşmesi'nin (İHAS) 13. maddesi ve CMK'nın 34. maddesinin ikinci fıkrası, Tebligat Kanunu'nun 11. maddesinin son cümlesi ile CMK'nın 35. maddesinin 2. fıkrasındaki düzenlemeler ve müdafi ile vekil arasındaki farklılıklar da gözetildiğinde; "sanığın ve müdafisinin yokluğunda verilen hükmün müdafiden başka kamu davasının tarafı, süjesi, cezanın sorumlusu kısacası ilgilisi olan sanığa da ayrıca tebliğ edilmesi gerekmektedir.” şeklindeki kabul ve ilkeler göz önüne alındığında, yoklukta verilen kararın sanık müdafiinden başka sanığa da ayrıca tebliğ edilmemiş olması ve sanık müdafiinin temyiz isteminde bulunmaması nedeniyle sanığın öğrenme üzerine sunduğu temyiz isteminin süresinde olduğunun kabul edilmesi gerektiği tespit edilerek yapılan incelemede; Şikâyetçi vekilinin iş yeri dokunulmazlığının ihlâli suçundan kurulan bozma hükmüne yönelik olarak da temyiz talebinin bulunduğu; sanığın temyiz talebinin ise yalnızca hırsızlık suçundan kurulan hükme yönelik olduğu; duruşmadan usulüne uygun haberdar edilmeyen ve suçundan suçtan zarar gören Milli Eğitim Bakanlığına gerekçeli kararın tebliği üzerine hükmü temyiz ettiği anlaşıldığından şikayetçi kurumun 5271 sayılı Kanun'un 260/1. madde ve fıkrası uyarınca yasa yollarına başvurma hakkı bulunduğu belirlenerek yapılan incelemede; I. Sanık hakkında iş yeri dokunulmazlığının ihlâli suçundan kurulan hüküm ile ilgili şikâyetçi vekilinin temyiz isteminin incelenmesinde; İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 9. Ceza Dairesinin, 14.09.2021 tarihli ve 2020/2222 Esas, 2021/2039 Karar sayılı kararının, şikâyetçi vekili tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde gereği düşünüldü: 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 286/1. maddesinde yer verilen; "Bölge adliye mahkemesi ceza dairelerinin bozma dışında kalan hükümleri temyiz edilebilir." şeklindeki bölge adliye mahkemesi ceza daireleri tarafından verilen bozma kararlarının temyiz incelemesine tabi olmadığına ilişkin düzenleme dikkate alındığında, şikâyetçi vekilinin temyiz isteminin, aynı Kanun’un 298/1. maddesi uyarınca, Tebliğname’ye uygun olarak REDDİNE, II. Sanık hakkında kamu malına zarar verme suçundan kurulan hüküm ile ilgili temyiz isteminin incelenmesinde; Hükmolunan cezaların miktar ve türü gözetildiğinde, 5271 sayılı CMK'nın 286/2-a maddesi uyarınca, "ilk derece mahkemelerinden verilen beş yıl veya daha az hapis cezaları ile miktarı ne olursa olsun adli para cezalarına ilişkin istinaf başvurusunun esastan reddine dair bölge adliye mahkemesi kararları"nın temyizi mümkün olmadığından, şikâyetçi vekilinin temyiz isteminin 5271 sayılı CMK'nın 298. maddesi uyarınca Tebliğname'ye uygun olarak REDDİNE, III. Sanık hakkında hırsızlık suçundan kurulan hüküm ile ilgili temyiz isteminin incelenmesinde; İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararların; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 286/1. maddesi uyarınca temyiz edilebilir oldukları, 260/1. maddesi gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 291/1. maddesi uyarınca temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294/1. maddesi gereği temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298/1. maddesi uyarınca temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: 5271 sayılı CMK’nın 288. maddesinin “Temyiz, ancak hükmün hukuka aykırı olması nedenine dayanır. Bir hukuk kuralının uygulanmaması veya yanlış uygulanması hukuka aykırılıktır.” ve aynı Kanun’un 294. maddesinin ise; “Temyiz eden, hükmün neden dolayı bozulmasını istediğini temyiz başvurusunda göstermek zorundadır. Temyiz sebebi ancak hükmün hukuki yönüne ilişkin olabilir.” şeklinde düzenlendiği de gözetilerek sanığın temyiz isteminin, cezanın üst sınırdan verildiğine, zararı giderme olanağı tanınmadığına; şikâyetçi vekilinin temyiz isteminin ise; yargılama aşamasından haberdar edilmediklerine, lehine vekâlet ücretine hükmedilmediğine ilişkin olduğu belirlenerek anılan sebeplere yönelik yapılan incelemede; a-Şikâyetçi Milli Eğitim Bakanlığının davadan haberdar edilip delillerini sunma ve davaya katılma olanağı sağlanarak sanığın hukuki durumunun değerlendirilmesi gerektiği gözetilmeden, yargılamaya devamla hüküm kurulması suretiyle 5271 sayılı Kanun'un 233/1 ve 234. maddelerine aykırı davranılması, b-5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 142. maddesinde 6545 sayılı Türk Ceza Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun'un 62. maddesi ile yapılan ve 28.06.2014 tarihinde yürürlüğe giren değişiklik uyarınca, sanığa yüklenen 5237 sayılı Kanun’un 142/2-h ve 143. maddelerinde öngörülen suçun gerektirdiği cezanın alt sınırının 5 yıldan fazla olması ve Yargıtay Ceza Genel Kurulunun, 14.10.2021 tarihli ve 2021/35 Esas, 2021/473 Karar sayılı kararı dikkate alınarak, 5271 sayılı Kanun’un 150/3. maddesi uyarınca 5237 sayılı Kanun'un 142/2-h ve 143. maddelerinin uygulanması ihtimaline binaen sanıktan alınan ek savunmanın zorunlu müdafii eşliğinde alınması gerektiği gözetilmeden, yargılamaya devam edilerek aynı Kanun’un 188/1 ve 289/1-e maddelerine aykırı davranılması suretiyle savunma hakkının kısıtlanması, Bozmayı gerektirmiş, sanık ve şikâyetçi vekilinin temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan diğer yönleri incelenmeyen hükmün bu sebepten dolayı Tebliğname'ye uygun olarak BOZULMASINA, 5271 sayılı CMK’nın 304/2-a maddesi uyarınca bozma nedeni de dikkate alınarak gereği için dosyanın İstanbul Anadolu 61. Asliye Ceza Mahkemesine, kararın bir örneğinin de İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 9. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 08.05.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu emsali kullanmak için avukat desteği alın.

Görüşme Planla