Karar Özeti
2. Ceza Dairesi 2025/3647 E. , 2025/6271 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI: 2024/1916 E., 2024/1869 K. SUÇ : Hırsızlık HÜKÜM: İstinaf başvurusunun esastan reddine TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Ret İlk Derece Mahkemesince sanık hakkında hırsızlık suçundan kurulan hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliy
Karar Detayı
2. Ceza Dairesi 2025/3647 E. , 2025/6271 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI: 2024/1916 E., 2024/1869 K. SUÇ : Hırsızlık HÜKÜM: İstinaf başvurusunun esastan reddine TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Ret İlk Derece Mahkemesince sanık hakkında hırsızlık suçundan kurulan hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 286/1. maddesi uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260/1. maddesi gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291/1. maddesi gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294/1. maddesi gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298/1. maddesi gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: 5271 sayılı Kanun’un 280/1-e maddesinde Bölge Adliye Mahkemelerinin duruşma açmaksızın hükmün bozulmasına karar verebileceği hâllerin sınırlı olarak sayıldığı, dosya içeriğine göre, Ankara 34. Asliye Ceza Mahkemesinin, 27.04.2023 tarihli ve 2021/1382 Esas, 2023/409 Karar sayılı dosyasında verilen mahkûmiyet hükmüne yönelik yapılan istinaf incelemesi neticesinde, Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 14. Ceza Dairesinin, 12.07.2023 tarihli ve 2023/1740 Esas, 2023/2305 Karar sayılı kararı ile " ...Oluş ve dosya içeriğine göre; olay günü kilitleyip yol kenarında park ettiği mağdurun aracını hırsızlayan sanığın, aracın teybini ve bagaj çıtalarını alıp hasarlı bir şekilde aracı başka bir yerde terk ettiği, polisin yaptığı araştırma sonucunda aracın bulunup mağdura teslim edildiği, eylem sebebiyle araçta meydana gelen zararın sanığın ailesi tarafından soruşturma aşamasında giderilmesi sebebiyle mağdurun şikâyetinden vazgeçtiğinin anlaşılması karşısında; kısmi iade nedeniyle, etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanmasına onay verip vermediği hususu mağdurdan sorularak, onay vermesi hâlinde, sanığın hükmedilen cezasında TCK'nın 168/1 maddesinde yer alan etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanması gerektiği gözetilmeden eksik soruşturma sonucu yazılı şekilde hüküm kurulması, 03.07.2021 tarihli "CD izleme tespit tutanağı"na göre sanığın mağdura ait aracı kamera saatine göre saat 04.52 sıralarında hırsızladığı, kamera saatinin güncel saatten 45 dakika geri olması sebebiyle suç saatinin gerçekte saat 05.37 olduğu, suç tarihinde (UYAP) güneş doğuş-batış takvimi ve yaz saati uygulamasına göre, Ankara'da güneşin saat 05:37'de doğduğu, TCK'nın 6/1-e maddesi gereğince, geceden sayılan zaman diliminin ise, güneşin doğuşundan bir saat önce saat 04:37'de sona erdiğinin anlaşılması karşısında, hırsızlık eyleminin gündüz sayılan zaman diliminde işlendiği gözetilmeden, sanık hakkında, hırsızlık suçundan hükmedilen cezasında 5237 sayılı TCK'nun 143/1. maddesiyle artırım yapılarak fazla ceza tayini" nedenleriyle hükmün bozulmasına karar verildiği, ancak verilen bu bozma kararının 5271 sayılı Kanun’un 280/1-e-f maddesinde sınırlı olarak sayılan bozma nedenleri arasında gösterilmediği, Bölge Adliye Mahkemesi Ceza Dairesince davanın yeniden görülmesine karar verilerek yapılacak duruşma sonucunda hukuka aykırılığın giderilmesi yerine dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde bozma kararı verilmesinin ve anılan karara yönelik direnme yetkisi bulunmayan İlk Derece Mahkemesince yeniden hüküm kurulmasının yasal dayanağının bulunmadığı gözetilerek; Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 13. Ceza Dairesinin, 12.07.2023 tarihli ve 2023/1740 Esas, 2023/2305 sayılı kararının ve bu karar üzerine yeniden yargılama yapan Ankara 34. Asliye Ceza Mahkemesinin, 28.05.2024 tarihli ve 2023/686 Esas, 2024/516 Karar sayılı kararının hukukî değerden yoksun ve yok hükmünde olduğu, 5271 sayılı Kanun’un 280/1-g maddesi uyarınca duruşma açılarak ve taraflar da çağrılarak delillerin değerlendirilmesi sonucunda anılan Kanun maddesinin 2. fıkrasına göre yeniden hüküm kurulması gerektiği gözetilmeden, yazılı şekilde hükmün bozulmasına karar verilmesi, Bozmayı gerektirmiş, sanık müdafiinin temyiz nedenleri bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, diğer yönleri incelenmeyen hükmün açıklanan nedenle, 5271 sayılı Kanun’un 302. maddesi gereği, Tebliğname'ye aykırı olarak BOZULMASINA, dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304/2. maddesi uyarınca Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 14. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 14.04.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.