Karar Özeti
2. Ceza Dairesi 2025/3754 E. , 2025/7117 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2018/433 E., 2024/545 K. SUÇ : Hırsızlık HÜKÜM : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33. maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’u
Karar Detayı
2. Ceza Dairesi 2025/3754 E. , 2025/7117 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2018/433 E., 2024/545 K. SUÇ : Hırsızlık HÜKÜM : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33. maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8. maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun 305. maddesi uyarınca temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260/1. maddesi gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 7499 sayılı Kanun'un 22. maddesi ile 5271 sayılı Kanun'a eklenen geçici 6. maddenin 1.fıkrasının (d) bendi uyarınca temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317. maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü: Dosya içeriğine göre diğer temyiz nedenleri yerinde görülmemiştir. Ancak; 1. Tüm dosya içeriğine göre; sanığın komi olarak çalıştığı katılana ait işletmeden istifa ettikten sonra suça konu bilgisayarı çalması şeklinde gerçekleşen olayda; sanığın katılana ait işletmede çalışmasından dolayı alacağı olduğunu savunduğu, tanıklar ..., ... ve ...'ın da sanığın bahsi geçen işyerinden alacağı olduğunu duyduklarına dair ifade verdikleri, bozma üzerine yürütülen yargılama sırasında beyanı alındıktan sonra vefat eden katılan ...'nun anlatımlarının ise genel ve soyut nitelikte olup somut olaya ve sanığın alacağına dair olmadığının anlaşılması karşısında; suç tarihinde bahsi geçen işletmede muhasebe müdürü olarak çalıştığı anlaşılan ...'ın somut olaya özgü olarak sanığın suç tarihinde bir hukukî ilişkiye dayanan alacağının olup olmadığı konusunda beyanına başvurularak atılı hırsızlık suçunun bir hukuki ilişkiye dayanan alacağı tahsil amacıyla işlenip işlenmediği ve bu kapsamda eylemin 5237 sayılı Kanun'un 144/1-b. maddesinde tanımlanan suçu oluşturup oluşturmadığı araştırılıp zamanaşımı hükümleri de dikkate alındıktan sonra sanığın hukukî durumunun değerlendirilmesi gerektiği gözetilmeden eksik kovuşturma sonucu yazılı şekilde karar verilmesi, 2. Kabule göre de; a) Suç tarihi itibarîyla 5237 sayılı Kanun'un 7/2. maddesi uyarınca ceza miktarı bakımından sanığın lehine olan ve eylemine uyan 6545 sayılı Kanun ile getirilen değişiklikten önceki hâliyle 5237 sayılı Kanun'un 142/2-d. maddesinde temel cezanın 3 yıldan 7 yıla kadar hapis cezası olarak öngörüldüğü ve hükmün gerekçesinde sanığın cezasının alt sınırdan tayinine karar verildiği belirtildiği hâlde hüküm fıkrasında temel cezanın 5 yıl hapis cezası olarak tayin edilmesi suretiyle sanık hakkında fazla ceza tayini, b) Dairemizin, 23.05.2018 tarihli ve 2016/819 Esas ve 2018/6715 Karar sayılı bozma ilâmı öncesi yapılan yargılamada sanığın hırsızlık suçundan 1 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verildiği ve verilen cezanın aynı Kanun'un 51. maddesi uyarınca ertelendiği, anılan hükmün yalnızca sanık tarafından temyiz edildiği, bu hüküm aleyhine bir temyiz istemi bulunmadığı gözetilerek sanık hakkında tayin olunan cezanın 1412 sayılı Kanun'un 326/son maddesi uyarınca kazanılmış hak gereği erteli 1 yıl 8 ay hapis cezası üzerinden infazının yapılmasına karar verilmesi gerekirken, sanığın yazılı şekilde 4 yıl 2 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verilmesi, Bozmayı gerektirmiş, sanık müdafiinin temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün bu sebeplerden dolayı Tebliğname'ye uygun olarak BOZULMASINA, dava dosyasının Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 22.04.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.