Karar Özeti
2. Ceza Dairesi 2025/5627 E. , 2025/12845 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ:Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI: 2020/448 E., 2021/1062 K. SUÇLAR : Hırsızlık, iş yeri dokunulmazlığının ihlâli TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama I. Sanık Müdafiinin Temyiz İstemi Yönünden; Sanığın bozmadan sonra istinabe mahkemesinde 03.12.2021 tarihli duruşm
Karar Detayı
2. Ceza Dairesi 2025/5627 E. , 2025/12845 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ:Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI: 2020/448 E., 2021/1062 K. SUÇLAR : Hırsızlık, iş yeri dokunulmazlığının ihlâli TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama I. Sanık Müdafiinin Temyiz İstemi Yönünden; Sanığın bozmadan sonra istinabe mahkemesinde 03.12.2021 tarihli duruşmada müdafii bulunmaksızın alınan ifadesinde, müdafi istemediğini belirttiği gibi, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 150. maddesinin 2. ve 3. fıkraları gereğince de sanığa zorunlu müdafi atanmasını gerektirecek bir durum da bulunmadığı hâlde, sanığa ilk bozmadan önceki kovuşturmada barodan atanmış olan müdafii Av. ...'ın yüzüne karşı tefhim edilen karar, müdafii tarafından temyiz edilmiş ise de, anılan müdafiinin sanık hakkında verilen kararı temyize yetkisinin bulunmadığı anlaşıldığından, yukarıda belirtilen gerekçe ile daha önceden barodan görevlendirilmiş olan ve temyize hakkı bulunmayan sanık müdafii Av....'ın temyiz isteğinin 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu'nun 317. maddesi gereğince Tebliğname'ye aykırı olarak REDDİNE, II. Sanığın Temyiz İstemi Yönünden; Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33. maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8. maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Kanun’un 305. maddesi uyarınca temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Kanun’un 260/1. maddesi gereği temyiz edenin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310. maddesi uyarınca temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317. maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: Dosya içeriğine göre diğer temyiz nedenleri yerinde görülmemiştir. Ancak; Sanık hakkında ilk bozma kararından önce kurulan 21.04.2009 tarihli ilk hükümde hükmolunan hapis cezalarının 5237 sayılı Kanun'un 51. maddesi gereğince ertelenmesine karar verilmesi ve hükümlerin sadece sanık ve müdafii tarafından temyiz edilmesi üzerine Yargıtay 6. Ceza Dairesinin 02.10.2013 tarihli ve 2013/10159 Esas, 2013/18915 Karar sayılı ilâmıyla hükmün açıklanmasının geri bırakılması ve diğer sanık lehine hükümlerin değerlendirilmesi gerekçesiyle bozulması karşısında, her ne kadar daha önce hükümlerin açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmesi nedeniyle hapis cezalarının ertelenmesine yasal olanak bulunmamakla birlikte, anılan bozma ilâmı öncesindeki erteleme kararının sanık lehine kazanılmış hak oluşturduğu nazara alınarak sanık hakkında hükmedilen hapis cezalarının ertelenmesi gerektiğinin gözetilmemesi, Bozmayı gerektirmiş sanığın temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükümlerin bu sebepten dolayı 1412 sayılı Kanun'un 321. maddesi gereğince Tebliğname'ye aykırı olarak BOZULMASINA, ancak bu aykırılığın aynı Kanun'un 322. maddesi gereğince düzeltilmesi mümkün bulunduğundan; hüküm fıkrasının "A)" No'lu bendinin 5. paragrafındaki ve "B)" No'lu bendinin 4. paragrafındaki "..ve 51." ibarelerinin çıkarılmasına ve hüküm fıkrasının "A)" ve "B)" No'lu bentlerinde yukarıda anılan paragraflardan sonra gelmek üzere "sanık hakkında tayin olunan hapis cezasının sanığın kazanılmış hakkı gözetilerek 5237 sayılı Kanun'un 51/1. maddesi gereğince ertelenmesine ve sanık hakkında 5237 sayılı Kanun'un 51/3. maddesi gereğince Mahkemenin takdirî göz önünde bulundurularak 3 yıl denetim süresi belirlenmesine, aynı Kanun’un 51/6. maddesi gereğince sanığa başkaca herhangi bir yükümlülük yüklenmeden geçirilmesine, aynı Kanun’un 51/7-8. maddeleri gereğince cezası ertelenen sanığın denetim süresi içinde kasıtlı bir suç işlemesi hâlinde, ertelenen cezanın kısmen veya tamamen infaz kurumunda çektirilmesine karar verileceğinin ihtarına" ibaresi eklenmek suretiyle diğer yönleri usul ve yasaya uygun bulunan hükümlerin DÜZELTİLEREK ONANMASINA, dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 02.07.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.