Karar Özeti
2. Ceza Dairesi 2025/5681 E. , 2025/12505 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Sulh Ceza Hâkimliği SAYISI : 2022/5026 D.İş SUÇ : Konut dokunulmazlığının ihlâli İNCELEME KONUSU KARAR : Kovuşturmaya yer olmadığına dair karara yönelik itirazın reddi KANUN YARARINA BOZMA YOLUNA BAŞVURAN : Adalet Bakanlığının istemi üzerine Yargıt
Karar Detayı
2. Ceza Dairesi 2025/5681 E. , 2025/12505 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Sulh Ceza Hâkimliği SAYISI : 2022/5026 D.İş SUÇ : Konut dokunulmazlığının ihlâli İNCELEME KONUSU KARAR : Kovuşturmaya yer olmadığına dair karara yönelik itirazın reddi KANUN YARARINA BOZMA YOLUNA BAŞVURAN : Adalet Bakanlığının istemi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İlgili kararın kanun yararına bozulması I. İSTEM Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 18.04.2025 tarihli ve KYB-2025/47021 sayılı kanun yararına bozma isteminin; "Dosya kapsamına göre, müşteki ...'nın eşyalı vaziyette kiralamış olduğu,.... Mahallesi 32. Sokak No:30/5 .../... sayılı adreste 17/04/2022 tarihinde kira sözleşmesi devam ederken şüphelilerin murisinin vefat etmesi dolayısıyla mirasçı şüphelilerin müştekinin rızası dışında belirtilen konuta girmek suretiyle kiralanan konuttaki set üstü ocak, çamaşır ve bulaşık makinelerini evden zor kullanarak çıkarttıkları somut olayda, Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığınca verilen 19/07/2022 tarihli ve 2022/45985 soruşturma sayılı şüphelilerin alınan ifadelerinde üzerlerine atılı suçlamayı kabul etmediklerini beyan ettikleri, söz konusu suçların yasal unsurlarının oluşmadığı gerekçesiyle kovuşturmaya yer olmadığına yönelik kararına karşı itirazın reddine karar verilmiş ise de, Soruşturma dosyanın incelenmesinde, soruşturma dosyasında mevcut kamera görüntüleri, müştekinin beyanı ile dosyada kolluk tarafından hazırlanan görgü tespit tutanağında pc monitörünün çalışır vaziyette olduğunun herhangi bir hasarının bulunmadığının belirtildiği, müştekinin olayın başlangıcında şüphelileri evine rızası ile almışsa da sonrasında müştekinin, şüphelilerin evden çıkmasını istediği ve şüphelilerin çıkmaması üzerine polis çağırdığı iddiaları dikkate alındığında müştekinin rızasının ortadan kalkması sonrası konutta zorla kalan şüpheliler hakkında konut dokunulmazlığı ihlâli suçunun gerçekleşip gerçekleşmediği hususunun kamera görüntüleri ile tekrar değerlendirilerek karar verilmesi gerektiği anlaşıldığından, görüntülerin incelenmesi ve gerekir ise teknik çözümünün bilirkişi marifetiyle yaptırılarak sonucuna göre şüphelilerin hukukî durumlarının tayin ve takdir edilmesi gerektiği cihetle, eksik soruşturma ile kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verilmesi nedeniyle, soruşturmanın genişletilmesine karar verilmesi gerektiği gözetilmeden, yazılı şekilde itirazın reddine karar verilmesinde isabet görülmemiştir. ” şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır. II. GEREKÇE 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 160/1. maddesinde, "Cumhuriyet savcısı, ihbar veya başka bir suretle bir suçun işlendiği izlenimini veren bir hâli öğrenir öğrenmez kamu davasını açmaya yer olup olmadığına karar vermek üzere hemen işin gerçeğini araştırmaya başlar.", aynı Kanun’un 160/2. maddesinde "Cumhuriyet savcısı, maddi gerçeğin araştırılması ve adil bir yargılamanın yapılabilmesi için. emrindeki adlî kolluk görevlileri marifetiyle, şüphelinin lehine ve aleyhine olan delilleri toplayarak muhafaza altına almakla ve şüphelinin haklarını korumakla yükümlüdür.'' aynı Kanun’un 170/2. maddesinde, "Soruşturma evresi sonunda toplanan deliller, suçun işlendiği hususunda yeterli şüphe oluşturuyorsa; Cumhuriyet savcısı, bir iddianame düzenler." Aynı Kanun’un 172/1. maddesinde, "Cumhuriyet savcısı, soruşturma evresi sonunda, kamu davasının açılması için yeterli şüphe oluşturacak delil elde edilememesi veya kovuşturma olanağının bulunmaması hâllerinde kovuşturmaya yer olmadığına karar verir." hükümleri düzenlenmiştir. Kovuşturmaya yer olmadığına dair kararı itiraz üzerine inceleyen mahkeme, kamu davası açılması için yeterli delil bulunmaması durumunda itirazın reddine, yeterli delil bulunması durumunda itirazın kabulüne veya eksik soruşturma nedeniyle soruşturmanın genişletilmesine karar verebilecektir. 5271 sayılı Kanun’un 170/2. maddesine göre kamu davası açılabilmesi için soruşturma aşamasında toplanan delillere göre suçun işlendiğine dair yeterli şüphe bulunması gerekir. Suç ihbar veya şikâyeti yoluyla soruşturma yaparak maddî gerçeğe ulaşma yükümlülüğü ve yetkisi bulunan Cumhuriyet savcısı, soruşturma sonucunda elde edilen delilleri değerlendirerek kamu davası açmayı gerektirir nitelikte yeterli şüphe olup olmadığını takdir edecektir. Ancak soruşturma aşamasında Cumhuriyet savcısının delil değerlendirmesiyle, kovuşturma aşamasında hâkimin delilleri değerlendirmesi birbirinden farklı özelliklere sahiptir. Aynı Kanun’un 170/2. maddesine göre soruşturma aşamasında toplanan deliller kamu davası açılması için yeterli şüphe oluşturup oluşturmadıkları çerçevesinde incelemeye tabi tutulurken, kovuşturma aşamasında, isnat edilen suçun işlenip işlenmediği hususunda mahkûmiyete yeter olup olmadığı ve tam bir vicdanî kanaat oluşturup oluşturmadığı çerçevesinde değerlendirilmektedir. İncelemeye konu olayda, şikâyetçinin bahse konu ikameti şüpheliler ... ve ...'den eşyalı olarak kiraladığını, şüphelilerin daha sonra evi kiralarken evde bulunan eşyaları geri vermesini kendisinden istediklerini, olay günü de şüphelilerin bu durumu konuşmak amacıyla eve geldiklerini, kendisinin eşyaları vermeyi kabul etmemesi üzerine, şüphelilerden ....'nin sehpayı çekmesi üzerine bilgisayar monitörünün yere düştüğünü, daha sonra şüpheliler ..., ..., ... ve ...'ın evde bulunan setüstü ocak, çamaşır makinesi ile bulaşık makinesini götürdüklerini, buzdolabını da götürecekleri sırada kendisinin haber vermiş olduğu kolluk görevlilerinin gelmesi üzerine, bunu gerçekleştiremediklerini iddia ettiği olayda,....Tespit Tutanağında, bilgisayar monitörünün çalışır vaziyette olduğunun, herhangi bir hasarının bulunmadığının belirtildiği, şikâyetçi ilk aşamada, şüphelileri rızası ile evine almış olsa da, evde gerçekleşen konuşmalar ve eylemler sonrası, şikâyetçinin şüphelilerden evden çıkmalarını istemesi; ancak şüphelilerin çıkmaması üzerine, kolluk görevlilerini çağırdığı iddiası nazara alındığında, şikâyetçinin rızasının ortadan kalkacağı ve şikâyetçinin rızasına aykırı olarak zorla konutta kalan şüpheliler hakkında konut dokunulmazlığı ihlâli suçunun oluşacağı, bu suçtan kamu davası açılması için yeterli şüphenin bulunup bulunmadığının tespiti bakımından, dosya arasında mevcut olan kamera görüntülerinin incelenerek ve bu görüntülerin çözümünün yaptırılıp bu hususta bilirkişi raporunun aldırılarak sonucuna göre şüphelilerin hukukî durumlarının tayin ve takdir edilmesi gerektiği gözetilmeden eksik soruşturma ile kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verilmesi nedeniyle, itiraz üzerine soruşturmanın genişletilmesine karar verilmesi gerektiği gözetilmeden, yazılı şekilde itirazın reddine karar verilmesi hukuka aykırı bulunmuştur. III. KARAR Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin KABULÜNE, Bakırköy 6. Sulh Ceza Hâkimliğinin 18.11.2022 tarihli ve 2022/5026 Değişik İş sayılı kararın 5271 sayılı Kanun’un 309/3. maddesi gereği, KANUN YARARINA BOZULMASINA, aynı Kanun’un 309/4. maddesinin (a) bendi uyarınca sonraki işlemlerin itiraz merciince yerine getirilmesine, dava dosyasının itiraz merciine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 30.06.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.