Karar Özeti
2. Ceza Dairesi 2025/6896 E. , 2026/2627 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2024/3363 E., 2025/519 K. SUÇ : Hırsızlık HÜKÜMLER : İstinaf başvurularının esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Bozma İlk Derece Mahkemesince sanıklar hakkında kurulan hükümlere yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahk
Karar Detayı
2. Ceza Dairesi 2025/6896 E. , 2026/2627 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2024/3363 E., 2025/519 K. SUÇ : Hırsızlık HÜKÜMLER : İstinaf başvurularının esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Bozma İlk Derece Mahkemesince sanıklar hakkında kurulan hükümlere yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararların; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 286/1. maddesi uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 5271 sayılı Kanun'un 260/1. maddesi gereği temyiz edenin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291/1. maddesi gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294/1. maddesi gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298/1. maddesi gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı, yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü: 5271 sayılı Kanun’un 288. maddesinin ''Temyiz, ancak hükmün hukuka aykırı olması nedenine dayanır. Bir hukuk kuralının uygulanmaması veya yanlış uygulanması hukuka aykırılıktır.'' ve aynı Kanun'un 294. maddesinin ise; ''Temyiz eden, hükmün neden dolayı bozulmasını istediğini temyiz başvurusunda göstermek zorundadır. Temyiz sebebi ancak hükmün hukuki yönüne ilişkin olabilir.'' şeklinde düzenlendiği de gözetilerek; sanıklar müdafiinin temyiz isteminin, “suç vasfının yanlış tayin edildiğine, mahkûmiyete yeterli delillerin bulunmadığına” yönelik olduğu belirlenerek yapılan incelemede; 5271 sayılı Kanun’un 280. maddesinin 1. fıkrasının (e) ve (f) bentlerinde Bölge Adliye Mahkemelerinin duruşma açmaksızın hükmün bozulmasına karar verebileceği hâllerin sınırlı olarak sayıldığı, dosya içeriğine göre ... ... 59. Asliye Ceza Mahkemesinin 16.04.2021 tarihli, 2018/590 Esas, 2021/344 Karar sayılı dosyasında verilen mahkûmiyet hükümlerine yönelik istinaf istemleri üzerine yapılan inceleme neticesinde, ... Bölge Adliye Mahkemesi 6. Ceza Dairesinin, 18.04.2022 tarihli ve 2022/54 Esas, 2022/973 Karar sayılı kararı ile “hukuka aykırı elde edilen delillerin hükme esas alındığı, teşdit uygulanması gerektiği, etkin pişmanlık hükümlerinin yanlış uygulandığı ve TCK. 142/5. maddesinin uygulanma şartlarının oluşup oluşmadığının araştırılması gerektiği” gerekçeleri ile hükümlerin bozulmasına karar verildiği, ancak bozma kararında belirtilen hukuka aykırılıkların aynı Kanun’un 280. maddesinin 1. fıkrasının (e) ve (f) bentlerinde sınırlı olarak sayılan bozma nedenleri arasında gösterilmediği, bölge adliye mahkemesinin kararında gerekçe olarak gösterilen Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 28.06.2011 tarihli ve 2011/1-130 Esas, 2011/149 Karar sayılı kararında da hükme esas alınan delillerin duruşmada okunmamasının sanığın savunma hakkının ihlâl edilmesi niteliğinde olduğunun belirtildiği, nitekim hükme esas alınan delillerin duruşmada açıkça okunmamasının delilleri hukuka aykırı yöntemlerle elde edilmiş delil hâline getirmeyeceği, esasen sanığın savunma hakkının kısıtlanmasına yönelik olan bozma nedeninin CMK’nın 289/1-(i) maddesi kapsamında değil, 289/1-(h) maddesi kapsamında değerlendirilmesi gerektiği gözetilerek, Bölge Adliye Mahkemesi Ceza Dairesince davanın yeniden görülmesine karar verilmek suretiyle yapılacak duruşma sonucunda hukuka aykırılığın giderilmesi yerine, dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde bozma kararı verilmesinin ve anılan karara yönelik direnme yetkisi bulunmayan İlk Derece Mahkemesince yeniden hüküm kurulmasının yasal dayanağının bulunmadığı, Nitekim Yargıtay Ceza Genel Kurulunun, 30.04.2025 tarihli ve 2024/6-490 Esas, 2025/197 Karar sayılı kararında “…bölge adliye mahkemelerinin, kanuni dayanağı bulunmayan (5271 sayılı Kanun'un 280. maddesinin birinci fıkrasının (e) ve (f) bentlerinde sayılanlar hariç) bozma kararları ile iş bu bozma kararına istinaden ilk derece mahkemesince tesis edilen kararların, görevsiz mahkeme tarafından verilmiş olmaları nedeniyle hukuka açık ve ağır aykırılıkla malul olduklarından hükümsüz sayılmaları gerektiğinin…” kabul edildiği, keza Anayasa Mahkemesinin 12.06.2025 tarihli Resmî Gazete’de yayımlanan 09.01.2025 tarihli ve 2023/33667 sayılı kararı ile de “İstinaf Dairesi kanunda açıkça öngörülmüş hâller dışında bir nedenle bozma kararı vermiş, bunun sonucunda başvurucunun temyiz kanun yoluna başvurma hakkının elinden alınmasına yol açmıştır. Böylelikle istinaf kanun yolu incelemesine ilişkin kuralların İstinaf Dairesince yapılan yorumun kişilerce öngörülebilecek belirlilikte olmadığı ve kanunun lafzıyla çeliştiği görülmüştür. Diğer bir ifadeyle İstinaf Dairesinin bu kararıyla başvurucunun mahkemeye erişim hakkına kanuni dayanağı bulunmayan bir müdahalede bulunulmuştur. Açıklanan gerekçelerle İstinaf Dairesinin 5271 sayılı Kanun'da sınırlı olarak sayılı hâller dışında bir sebeple bozma kararı vermesiyle gerçekleşen müdahalenin kanuni dayanağının olmaması nedeniyle başvurucunun Anayasa’nın 36. maddesinde güvence altına alınan adil yargılanma hakkı kapsamındaki mahkemeye erişim hakkının ihlal edildiğine..." hükmedilmekle yukarıda anılan şekilde verilen bozma kararlarının “hukuka açık ve ağır aykırılıkla malûl” olduğunun teyit edildiği dikkate alınmak suretiyle; ... Bölge Adliye Mahkemesi 6. Ceza Dairesinin, 18.04.2022 tarihli ve 2022/54 Esas, 2022/973 Karar sayılı kararı ile bozma üzerine verilen ... ... 59. Asliye Ceza Mahkemesinin 30.04.2024 tarihli, 2022/451 Esas, 2024/323 Karar sayılı kararının hukukî değerden yoksun olduğu belirlenerek yapılan incelemede; 5271 sayılı Kanun'un 280. maddesinin 1. fıkrasının (g) bendi uyarınca davanın yeniden görülmesine karar verilerek, duruşma açılıp, taraflar çağrılarak delillerin değerlendirilmesi sonucunda anılan Kanun maddesinin 2. fıkrasına göre hukuka aykırılığın Bölge Adliye Mahkemesince giderilmesi sonucunda yeniden hüküm kurulması gerektiğinin gözetilmemesi, Bozmayı gerektirmiş, sanıklar müdafiinin temyiz nedenleri bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, diğer yönleri incelenmeyen hükümlerin açıklanan nedenle, 5271 sayılı Kanun’un 302/2. maddesi gereği, Tebliğname'ye uygun olarak BOZULMASINA, dava dosyasının, aynı Kanun’un 304/2. maddesi uyarınca ... Bölge Adliye Mahkemesi 6. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 16.02.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Özgün Analiz
Olay Özeti: Hırsızlık suçundan verilen mahkumiyet hükümlerini istinafen inceleyen BAM 6. Ceza Dairesi, hukuka aykırı delil, teşdit, etkin pişmanlık ve TCK 142/5'in araştırılması gerekçeleriyle duruşma açmaksızın dosya üzerinden bozma kararı vermiş, ilk derece mahkemesi de bozmaya uyarak yeniden hüküm kurmuştu. Sanıklar müdafii bu yeni hükümleri suç vasfı ve delil yetersizliği yönünden temyiz etti; 2. Ceza Dairesi ise BAM'ın bozma yetkisini inceledi.
Hukuki İlke: CMK 280/1'in (e) ve (f) bentleri, bölge adliye mahkemesinin duruşma açmadan bozma kararı verebileceği halleri sınırlı olarak sayar; bu haller dışındaki bir gerekçeyle dosya üzerinden verilen bozma kararı ve buna dayanılarak ilk derece mahkemesince kurulan hüküm, Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 2024/6-490 E. kararı ve Anayasa Mahkemesinin 2023/33667 sayılı mahkemeye erişim hakkı ihlali kararında teyit edildiği üzere hukuka açık ve ağır aykırılıkla malul olup hükümsüzdür; BAM'ın CMK 280/1-g uyarınca duruşma açıp davayı yeniden görerek aykırılığı bizzat gidermesi gerekir.
Uygulama Sonucu: Hükümler CMK 302/2 uyarınca oy birliğiyle bozuldu ve dosya BAM 6. Ceza Dairesine gönderildi; bozma sonrası kurulan ilk derece hükmü hukuki değerden yoksun sayıldığından BAM'ın duruşma açarak yeniden hüküm kurması gerekiyordu.
Dava Strateji Notu: BAM'ın dosya üzerinden verdiği bozma kararlarıyla karşılaşan müdafi, bozma nedeninin CMK 280/1-e/f'deki sınırlı hallerden olup olmadığını mutlaka denetlemelidir; kapsam dışıysa bozma ve sonrasındaki tüm hükümler hükümsüz sayılacağından, bu usul aykırılığı temyizde tek başına bozma getiren güçlü bir koz olur ve müvekkile yeniden duruşmalı yargılama imkanı sağlar.