Karar Özeti
2. Ceza Dairesi 2025/696 E. , 2025/1281 K. "İçtihat Metni" İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ:Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI: 2020/139 E., 2020/404 K. Konut dokunulmazlığının ihlâli suçundan hükümlü ...'in 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 116/4, 119/1-c, 43., 31/2 ve 62. maddeleri uyarınca 1 yıl 15 ay hapis cezası ile cezalandı
Karar Detayı
2. Ceza Dairesi 2025/696 E. , 2025/1281 K. "İçtihat Metni" İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ:Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI: 2020/139 E., 2020/404 K. Konut dokunulmazlığının ihlâli suçundan hükümlü ...'in 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 116/4, 119/1-c, 43., 31/2 ve 62. maddeleri uyarınca 1 yıl 15 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına dair Edremit 4. Asliye Ceza Mahkemesinin 24.11.2020 tarihli ve 2020/139 Esas, 2020/404 Karar sayılı kararının istinaf edilmeksizin kesinleşmesinin ardından, hükümlü tarafından yapılan yargılamanın yenilenmesi talebinin reddine ilişkin Edremit 4. Asliye Ceza Mahkemesinin 26.12.2022 tarihli ve 2020/139 Esas, 2020/404 Karar sayılı ek kararı aleyhine kanun yararına bozma talebinde bulunulması üzerine; Dairemizce yapılan inceleme sonunda; 29.04.2024 tarihli ve 2023/24640 Esas, 2024/6645 Karar sayılı ilâm ile "5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 318/1. maddesi uyarınca yargılamanın yenilenmesi istemi, hükmü veren mahkemeye sunulur. Bu mahkeme istemin kabule değer olup olmadığına karar verir. Bu olağanüstü kanun yolunun birinci aşamasını yenileme isteminin kabule değer olup olmadığını belirlemek için yapılacak inceleme oluşturur. İstemin yerinde olup olmadığına ilişkin istemi, duruşma açılmaksızın başvurunun öngörülen biçime uyup uymadığı, dilekçe ya da tutanakta ileri sürülen nedenlerin, yenilemeyi gerektirir nitelikte olup olmadıkları, kanıtların gösterilip gösterilmedikleri hususlarıyla sınırlı olarak esas hükmü veren mahkeme tarafından incelenir. Dosya üzerinden yapılan inceleme sonucu başvurunun kabule değer görülmediği taktirde istemin reddine, aksi durumda ise ikinci aşamaya (yani yargılamanın yenilenmesine) geçilmesine karar verilmesi gerekir. Yargılamanın yenilenmesine yönelik istemin kabule değer olduğuna karar verilip, yeniden yapılacak olan "Yargılamanın yenilenmesi" aşamasına yani ikinci aşamaya geçildikten sonra 5271 sayılı Kanun’un 23/3. maddesi dikkate alınacaktır. 5271 sayılı Kanun’un 23/3. maddesinde "yargılamanın yenilenmesi halinde" davaya bakma yasağı getirilmiştir. Böylece, aynı uyuşmazlık hakkında daha önce kanaatini belirtmiş olan hâkimin daha sonra yargılamanın yenilenmesi sürecinde görev yapması önlenerek, hâkim tarafsızlığı bu yönüyle de sağlanmak istenmiştir. Yargılamanın yenilenmesi isteminin kabule değer olup olmadığına ilişkin karar belirtildiği gibi, dosya üzerinden yani duruşma açılmaksızın yalnızca 5271 sayılı Kanun’un 311. maddesinde sınırlı olarak sayılan nedenlerin mevcut olup olmadığı ve başvuru koşullarının oluşup oluşmadığı yönünden yapılan değerlendirme sonucunda verilmektedir. İstemin reddine ilişkin kararlara da itiraz mümkündür ve itiraz üzerine istemin kabule değer olup olmadığı başka bir hâkim tarafından da değerlendirilmektedir. İstemin kabule değer görülmesi halinde ise; 5271 sayılı Kanun’un 321/2. maddesi uyarınca mahkemece, yargılamanın yenilenmesine ve duruşmanın açılmasına karar verilmektedir. Bu aşamadan sonra aynı Kanun’un 23/3. maddesindeki düzenleme uygulanmaya başlanacaktır. Zira amaç, yargılamayı yani kanıtların değerlendirilmesini başka bir hâkime yaptırmaktır. Aksinin kabulü halinde; sadece biçimsel bir inceleme olan birinci aşama için de, başka bir hâkim görevlendirmesi gerekecek olup, bu durum uygulamada dayanaksız ve çoğu kez temyiz nedenleri tekrar edilerek ya da tebligatlara yönelik itirazları içeren başvurular nedeniyle merci sıfatıyla görevlendirme yapan mahkemelerin ve görevlendirilen hâkimlerin gereksiz mesai harcamalarına neden olmaktadır. Ayrıca yargılamanın yenilenmesi talebi geldiğinde mahkemenin diğer hâkimin görevlendirilmesi konusunda merciine dosyayı göndermesi, merciin görevlendirme yapması ve görevlendirilen hâkime dosyanın gönderilmesi, onun dosyayı inceleyerek talebin kabule değer olup olmadığına karar vermesi özellikle işi yoğun olan yerlerde uzunca bir zaman alıp, tutuklu ve hükümlü dosyalarda derhal tahliye edilmesi gereken tutuklu ve hükümlülerin bu süre zarfında haksız yere cezaevinde kalmalarına da yol açmaktadır. Oysa ki talebi alan mahkemenin hâkimi yargılamanın yenilenmesi gerekliliğini gördüğünde bu incelemeyi yapması dosyaya yeni bakacak olan hâkime göre daha kısa zaman içerisinde olacağından bu kararı vermesi makul sürede yargılanma ilkesine de daha uygun olacaktır. Kaldı ki; 5271 sayılı Kanun’un 318/1. maddesi birinci aşama olup, istemin nereye yapılacağı, bu mahkemenin ne karar vereceği anılan Kanun'un ilgili hükümlerinde açıkça belirtilmiş olup, mahkeme istemi kabule değer görürse zaten dosyadan el çekecek ve yeni bir hâkim görevlendirilmesi için merciine dosyayı gönderecek, aksi takdirde istemi kabule değer görmeyecek, bu karar da zaten itiraz merciince incelenecektir. Bu açıklamalar ışığında, kanun yararına bozma talebine konu kararda herhangi bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşılmakla; Edremit 4. Asliye Ceza Mahkemesinin itiraz edilmeksizin kesinleşen 26.12.2022 tarihli ve 2020/139 Esas, 2020/404 Karar sayılı ek kararına yönelik kanun yararına bozma isteminin REDDİNE..." şeklinde verilen karara karşı, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 06.01.2025 tarihli ve KYB - 2023/91994 sayılı ve özetle “..Somut olayda; mahkûmiyet hükmünü veren hâkim Doğukaan Ekmekçi'nin yargılamanın yenilenmesi talebini inceleyemeyeceği, adil yargılama hakkının bir uzantısı olarak olaya tamamen yabancı, farklı bir hakimin yargılamanın yenilenmesi talebini incelemesi gerektiği, mahkumiyet hükmünü veren anılan hakimin yargılamanın yenilenmesi talebinin reddine de karar verdiği nazara alındığında Yüksek Dairece, kanun yararına bozma isteminin reddine karar verilmesinin Kanuna aykırı görülmesi...” şeklindeki gerekçeyle İTİRAZ kanun yoluna başvurulması üzerine, dosya Dairemize gönderilmekle, 5271 sayılı Kanun'un 308. maddesinin, 6352 sayılı Kanun’un 99. maddesi ile eklenen 3. fıkrası uyarınca yapılan incelemede; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Dairemizce verilen 29.04.2024 tarihli ve 2023/24640 Esas, 2024/6645 Karar sayılı karara Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca itiraz edildiği, 02.07.2012 gün ve 6352 sayılı Kanun'un 99. maddesi ile 5271 sayılı Kanun'un 308. maddesine eklenen (2) ve (3). fıkra hükümleri uyarınca itiraz konusu değerlendirilmekle; Dairemizin anılan kararında usûl ve yasaya aykırı bir yön ve kararda değişiklik yapılmasını gerektiren herhangi bir nedenin bulunmadığı anlaşılmakla; Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 06.01.2025 tarihli ve KYB - 2023/91994 sayılı itiraz istemi yerinde görülmemiş olduğundan itirazın REDDİ ile 5271 sayılı Kanun'un 308/3. fıkrası uyarınca Dairemizin 29.04.2024 tarihli ve 2023/24640 Esas, 2024/6645 Karar sayılı kanun yararına bozma talebinin reddi kararı ile ilgili itirazı incelemek üzere dosyanın Yargıtay Ceza Genel Kuruluna GÖNDERİLMESİNE, 03.02.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.