İçeriğe geç
AC
2. Ceza Dairesi Esas: 2025/7865 Karar: 2025/14391 Tarih: 2025

Yargıtay 2. Ceza Dairesi E.2025/7865 K.2025/14391

2. Ceza Dairesi 2025/7865 E. , 2025/14391 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ:Ceza Dairesi SAYISI: 2019/2048 E., 2019/1810 K. SUÇLAR : Hırsızlık, konut dokunulmazlığının ihlâli, mala zarar verme TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Ret, onama Sanık ... hakkında konut dokunulmazlığının ihlâli ve mala zarar verme suçlarından verilen hükmün açık

Karar Özeti

2. Ceza Dairesi 2025/7865 E. , 2025/14391 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ:Ceza Dairesi SAYISI: 2019/2048 E., 2019/1810 K. SUÇLAR : Hırsızlık, konut dokunulmazlığının ihlâli, mala zarar verme TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Ret, onama Sanık ... hakkında konut dokunulmazlığının ihlâli ve mala zarar verme suçlarından verilen hükmün açık

Karar Detayı

2. Ceza Dairesi 2025/7865 E. , 2025/14391 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ:Ceza Dairesi SAYISI: 2019/2048 E., 2019/1810 K. SUÇLAR : Hırsızlık, konut dokunulmazlığının ihlâli, mala zarar verme TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Ret, onama Sanık ... hakkında konut dokunulmazlığının ihlâli ve mala zarar verme suçlarından verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararlarına sanık müdafii tarafından yapılan itiraz üzerine, Aydın 2. Ağır Ceza Mahkemesinin 2017/701 D.İş sayılı kararı ile itirazın reddine karar verildiği, sanık müdafiinin 16.07.2021 tarihli temyiz dilekçesinin içeriğine göre sadece sanıklar hakkında hırsızlık suçundan kurulan hükümleri temyiz ettiği belirlenerek yapılan incelemede; I- Sanıklar müdafiinin, sanıklar hakkında hırsızlık suçundan kurulan hükümlere yönelik temyiz sitemlerinin incelenmesinde; Sanıklar hakkında hırsızlık suçunda mahkûmiyetlerine dair ilk derece mahkemesi kararının istinaf edilmesi üzerine İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 7. Ceza Dairesinin 19.09.2019 tarihli ve 2019/2048 Esas, 2019/1810 Karar sayılı kararının sanıklar müdafii tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde gereği düşünüldü; Sanıkları vekaletname ile temsil eden Av....'un 15.11.2017 tarihli dilekçesi ile, "Gördüğü lüzum üzerine davadan çekilme" talebinde bulunduğunun anlaşılması karşısında; hükümleri temyize hak ve yetkisi bulunmaması nedeniyle temyiz isteminin 5271 sayılı CMK'nın 296/1. maddesi uyarınca Tebliğname'ye uygun olarak REDDİNE, II- Sanıklar ... ve ...'nun haklarında, konut dokunulmazlığının ihlâli ve mala zarar verme suçlarından kurulan hükümlere yönelik temyiz sitemlerinin incelenmesinde; Sanıkların konut dokunulmazlığının ihlâli ve mala zarar verme suçlarından mahkûmiyetlerine dair ilk derece mahkemesi kararının istinaf edilmesi üzerine İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 7. Ceza Dairesinin 19.09.2019 tarihli ve 2019/2048 Esas, 2019/1810 Karar sayılı kararının sanıklar tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde gereği düşünüldü; Hükmolunan cezaların miktar ve türü gözetildiğinde, 5271 sayılı CMK'nın 286/2-a maddesi uyarınca, "ilk derece mahkemelerinden verilen beş yıl veya daha az hapis cezaları ile miktarı ne olursa olsun adli para cezalarına ilişkin istinaf başvurusunun esastan reddine dair bölge adliye mahkemesi kararları"nın temyizi mümkün olmadığından, sanıkların temyiz istemlerinin 5271 sayılı CMK'nın 298. maddesi uyarınca Tebliğname'ye uygun olarak REDDİNE, III- Sanıklar ..., ... ve ...'nun haklarında, hırsızlık suçundan kurulan hükümlere yönelik temyiz sitemlerinin incelenmesinde; İlk Derece Mahkemesince verilen hükümlere yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararların; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 286/1. maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, 260/1. maddesi uyarınca temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291/1. maddesi gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294/1. maddesi uyarınca temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298/1. maddesi gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: 5271 sayılı Kanun'un 288. maddesinin ''Temyiz, ancak hükmün hukuka aykırı olması nedenine dayanır. Bir hukuk kuralının uygulanmaması veya yanlış uygulanması hukuka aykırılıktır.'' ve aynı Kanun'un 294. maddesinin ise; ''Temyiz eden, hükmün neden dolayı bozulmasını istediğini temyiz başvurusunda göstermek zorundadır. Temyiz sebebi ancak hükmün hukuki yönüne ilişkin olabilir.'' şeklinde düzenlendiği de gözetilerek; sanık ... ve sanık ...’nun temyiz istemlerinin "Suçu işlediklerine dair şüpheden uzak, kesin ve inandırıcı delil bulunmadığı, olay yerinden elde edilen kamera görüntülerinin kendilerine ait olmadığı hâlde haklarında mahkûmiyet kararları verildiği, delillerin yasaya uygun takdir edilmediği, fazla cezaya hükmedildiği", sanık ...’in temyiz isteminin "Her türlü şüpheden uzak delil bulunmadığı, eksik soruşturma ve kovuşturma ile karar verildiği, kamera görüntülerindeki kişinin kendisi olmadığı, cezanın çok yüksek olduğu, suç tarihinde Nazilli’de bulunduğuna" ilişkin olduğu belirlenerek yapılan incelemede; 5271 sayılı Kanunu’nun 280/1-e maddesinde Bölge Adliye Mahkemelerinin duruşma açmaksızın hükmün bozulmasına karar verebileceği hâllerin sınırlı olarak sayıldığı, dosya içeriğine göre, Aydın 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 11.05.2017 tarihli ve 2015/1247 Esas, 2017/690 Karar sayılı dosyasında verilen mahkûmiyet hükümlerine yönelik sanıkların istinaf talebi üzerine yapılan istinaf incelemesi neticesinde, İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 7. Ceza Dairesinin 19.10.2017 tarihli ve 2017/1400 Esas, 2017/1446 Karar sayılı kararı ile, sanıklar hakkında kurulan hükümlerin "Anayasanın 141, CMK'nın 34, 230. maddeleri gereğince kararın gerekçeli olup, karara etkili delillerin değerlendirilmesini içermesi gerektiği, bunun içinde ilgili kanun maddelerinin uygulanması ya da uygulanmamasını belirleyen ve kararı etkileyen delillerin toplanması gerektiği, yine CMK'nın 217/1 maddesinin "Hakim, kararını ancak duruşmaya getirilmiş ve huzurunda tartışılmış delillere dayandırabilir..." hükmünü içerdiği, bu bağlamda soruşturma aşamasında dinlenilen ve bilgisi hükme esas alınan tanık ...'un kovuşturma aşamasında da dinlenilip canlı veya fotoğraf üzerinden teşhise ilişkin beyanlarının tespit edilerek değerlendirilmesi gerekirken edilmediği, dolayısıyla tanık ...'un kovuşturmada tespit edilen anlatım ve teşhislerinin değerlendirilmesini de ihtiva eden herhangi bir gerekçe içermemesinin CMK'nın 289/1-g maddesi anlamında hukuka kesin aykırılık niteliğinde olması sebebiyle hükme esas alınan tanık ...'un kovuşturma aşamasında da dinlenilip canlı veya fotoğraf üzerinden teşhise ilişkin beyanlarının tespit edilerek değerlendirilmesi gerekirken edilmediği, dolayısıyla tanık ...'un kovuşturmada tespit edilen anlatım ve teşhislerinin değerlendirilmesini de ihtiva eden herhangi bir gerekçe içermemesinin CMK'nın 289/1-g maddesi anlamında hukuka kesin aykırılık niteliğinde olması sebebiyle" bozulmasına karar verildiği, ancak verilen bu bozma kararının 5271 sayılı Kanun’un 280/1-e. maddesinde sınırlı olarak sayılan bozma nedenleri arasında gösterilmediği, Bölge Adliye Mahkemesi Ceza Dairesinin davanın yeniden görülmesine karar verilerek yapılacak duruşma sonucunda hukuka aykırılığın giderilmesi yerine dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde bozma kararı vermesinin ve anılan karara yönelik direnme yetkisi bulunmayan İlk Derece Mahkemesince yeniden hüküm kurulmasının yasal dayanağının bulunmadığı gözetilerek; İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 7. Ceza Dairesinin 19.10.2017 tarihli ve 2017/1400 Esas, 2017/1446 Karar sayılı bozma kararı ile bozma kararı üzerine verilen Aydın 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 01.11.2018 tarihli ve 2017/1511 Esas, 2018/696 Karar sayılı karar hukuka aykırı bulunduğundan, 5271 sayılı Kanun’un 280/1-g maddesi uyarınca duruşma açılarak ve taraflar da çağrılarak delillerin değerlendirilmesi sonucunda anılan Kanun maddesinin 2. fıkrasına göre yeniden hüküm kurulması gerektiği gözetilmeden, yazılı şekilde hükmün bozulmasına karar verilmesi nedeniyle; İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 7. Ceza Dairesinin, 19.09.2019 tarihli ve 2019/2048 Esas, 2019/1810 Karar sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 302/2. maddesi gereği diğer yönleri incelenmeksizin BOZULMASINA, dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304/2. maddesi uyarınca İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 7. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 09.07.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu emsali kullanmak için avukat desteği alın.

Görüşme Planla