İçeriğe geç
AC
2. Ceza Dairesi Esas: 2025/8191 Karar: 2025/15555 Tarih: 2025

Yargıtay 2. Ceza Dairesi E.2025/8191 K.2025/15555

2. Ceza Dairesi 2025/8191 E. , 2025/15555 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2025/145 E., 2025/742 K. SUÇLAR : Hırsızlık, konut dokunulmazlığının ihlâli HÜKÜMLER: İlk derece mahkemesinin mahkûmiyet (hırsızlık) / hükmün açıklanmasının geri bırakılması (konut dokunulmazlığının ihlâli) kararlarının kaldır

Karar Özeti

2. Ceza Dairesi 2025/8191 E. , 2025/15555 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2025/145 E., 2025/742 K. SUÇLAR : Hırsızlık, konut dokunulmazlığının ihlâli HÜKÜMLER: İlk derece mahkemesinin mahkûmiyet (hırsızlık) / hükmün açıklanmasının geri bırakılması (konut dokunulmazlığının ihlâli) kararlarının kaldır

Karar Detayı

2. Ceza Dairesi 2025/8191 E. , 2025/15555 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2025/145 E., 2025/742 K. SUÇLAR : Hırsızlık, konut dokunulmazlığının ihlâli HÜKÜMLER: İlk derece mahkemesinin mahkûmiyet (hırsızlık) / hükmün açıklanmasının geri bırakılması (konut dokunulmazlığının ihlâli) kararlarının kaldırılarak beraat verilmesi suretiyle düzeltilerek istinaf başvurusunun esastan reddine TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Ret, onama I. Suça Sürüklenen Çocuk Hakkında Konut Dokunulmazlığının İhlâli Suçundan Kurulan Hükme İlişkin Temyiz İstemleri Yönünden 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 286/2-d maddesinde yer verilen; "İlk defa bölge adliye mahkemesince verilen ve 272 nci maddenin üçüncü fıkrası kapsamı dışında kalan mahkûmiyet kararları hariç olmak üzere, ilk derece mahkemelerinin görevine giren ve kanunda üst sınırı iki yıla kadar (iki yıl dâhil) hapis cezasını gerektiren suçlar ve bunlara bağlı adlî para cezalarına ilişkin her türlü bölge adliye mahkemesi kararları" nın temyiz incelemesine tabi olmadığına ilişkin düzenleme ile incelemeye konu suçun 5271 sayılı Kanun'un 286/3. maddesi kapsamında da bulunmadığı dikkate alındığında, Bölge Adliye Mahkemesi Cumhuriyet savcısının ve suça sürüklenen çocuk müdafiinin temyiz istemlerinin, aynı Kanun'un 298/1. maddesi uyarınca, Tebliğname'ye uygun olarak REDDİNE, II. Suça Sürüklenen Çocuk Hakkında Hırsızlık Suçundan Kurulan Hükme İlişkin Temyiz İstemleri Yönünden İlk Derece Mahkemesince suça sürüklenen çocuk hakkında hırsızlık suçundan mahkûmiyet kararı verildiği, suça sürüklenen çocuk müdafiinin istinaf talebi üzerine Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 9. Ceza Dairesince duruşma açılmaksızın ilk derece mahkemesince verilen mahkûmiyet kararının kaldırılarak, suça sürüklenen çocuğun beraatine şeklinde düzeltilerek istinaf başvurusunun esastan reddine karar verildiği anlaşılmakla, hükmün temyiz edilebilir olduğu, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260/1. maddesi gereği temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 291/1. maddesi gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294/1. maddesi gereği temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298/1. maddesi gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 288. maddesinin "Temyiz, ancak hükmün hukuka aykırı olması nedenine dayanır. Bir hukuk kuralının uygulanmaması veya yanlış uygulanması hukuka aykırılıktır." ve aynı Kanun'un 294. maddesinin ise; "Temyiz eden, hükmün neden dolayı bozulmasını istediğini temyiz başvurusunda göstermek zorundadır. Temyiz sebebi ancak hükmün hukuki yönüne ilişkin olabilir." şeklinde düzenlendiği de gözetilerek, Bölge Adliye Mahkemesi Cumhuriyet savcısının temyiz isteminin, suça sürüklenen çocuğun üzerine atılı hırsızlık suçundan mahkûmiyetine karar verilmesi gerekirken beraatine karar verilmesinin usûl ve yasaya aykırı olduğuna; suça sürüklenen çocuk müdafiinin temyiz isteminin, sadece beraat eden suça sürüklenen çocuk lehine vekâlet ücretine hükmedilmesi gerektiğine yönelik olduğu belirlenerek yapılan incelemede; Dosya içeriğine göre diğer temyiz nedenleri yerinde görülmemiştir. Ancak; 1- Olay günü, şikâyetçinin etrafı duvarla çevrili evinin bahçesindeki direğe zincirle kilitleyerek park ettiği motosikletinin iki kişi tarafından çalındığının güvenlik kamerası kayıtlarına göre sabit olduğu, motosikletin olaydan üç gün sonra temyize gelen suça sürüklenen çocuk ...'nun kullanımında bulunduğu sırada güvenlik kamerası kayıtlarına yakalandığı, suça sürüklenen çocuk ...'un hazırlık aşamasında motosikleti hakkında ek kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verilen ...'dan aldığını söylerken, kovuşturma aşamasında alınan ilk ifadesinde motosikleti kendisinin çaldığını beyan ettiği, inceleme dışı suça sürüklenen çocuk ...'ın hazırlık aşamasında atılı suçu işlemediğini söylemesine rağmen, kovuşturma aşamasında alınan beyanında motosikleti kendisinin çaldığını söylediğinin anlaşılması karşısında; olay anına ilişkin kamera görüntüleri, suça sürüklenen çocukların birbirlerini suçtan kurtarmaya yönelik dosya kapsamı ile örtüşmeyen aşamalardaki çelişkili beyanları ve tüm dosya kapsamı bir bütün olarak değerlendirildiğinde; suça sürüklenen çocuk ...'un üzerine atılı suçları işlediği sabit olduğu hâlde, yerinde olmayan ve yetersiz gerekçe ile yazılı şekilde beraatine karar verilmesi, Kabule göre de; 2- Ayrıntıları Yargıtay Ceza Genel Kurulunun, 22.04.2025 tarihli ve 2025/10-67 Esas, 2025/184 Karar sayılı ilâmında da açıklandığı üzere; karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin 14/4. maddesinde yer verilen; “Beraat eden ve vekil veya müdafii ile temsil edilen sanık yararına Hazine aleyhine maktu avukatlık ücretine hükmedilir. Bu hüküm, sanığın 04.12.2004 tarihli ve 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu gereğince görevlendirilen müdafii bulunması durumunda kovuşturma için Hazineden alınan ücretin mahsubu suretiyle uygulanır." şeklindeki düzenleme karşısında, 5271 sayılı Kanun'un 150/3. maddesi gereğince yargılama merciinin talebi üzerine Baro tarafından kendisine zorunlu müdafii görevlendirilen ve fakat yargılama sonucunda beraat eden suça sürüklenen çocuk lehine vekâlet ücretine hükmedilmesi gerektiğinin düşünülmemesi, Bozmayı gerektirmiş, Bölge Adliye Mahkemesi Cumhuriyet savcısı ile suça sürüklenen çocuk müdafiinin temyiz istemleri bu nedenle yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebeplerden dolayı 5271 sayılı Kanun'un 302/2. maddesi gereği Tebliğname'ye aykırı olarak BOZULMASINA, dava dosyasının bozma kararının içeriği doğrultusunda işlem yapılmak üzere 5271 sayılı Kanun'un 304/2-b maddesi uyarınca takdiren Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 9. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 16.09.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu emsali kullanmak için avukat desteği alın.

Görüşme Planla