İçeriğe geç
AC
2. Ceza Dairesi Esas: 2025/8462 Karar: 2025/16547 Tarih: 2025

Yargıtay 2. Ceza Dairesi E.2025/8462 K.2025/16547

2. Ceza Dairesi 2025/8462 E. , 2025/16547 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2024/403 E., 2025/222 K. SUÇ : Hırsızlık HÜKÜM : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama Sanıklar hakkında bozma üzerine kurulan hükümlerin, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 307/3. maddesi gereği temyiz edilebilir

Karar Özeti

2. Ceza Dairesi 2025/8462 E. , 2025/16547 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2024/403 E., 2025/222 K. SUÇ : Hırsızlık HÜKÜM : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama Sanıklar hakkında bozma üzerine kurulan hükümlerin, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 307/3. maddesi gereği temyiz edilebilir

Karar Detayı

2. Ceza Dairesi 2025/8462 E. , 2025/16547 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2024/403 E., 2025/222 K. SUÇ : Hırsızlık HÜKÜM : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama Sanıklar hakkında bozma üzerine kurulan hükümlerin, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 307/3. maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, aynı Kanun’un 260/1. maddesi gereği temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291/1. maddesi gereği temyiz isteklerinin süresinde olduğu, 294/1. maddesi gereği temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298/1. maddesi gereği temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü: 5271 sayılı Kanun'un 288. maddesinin “Temyiz, ancak hükmün hukuka aykırı olması nedenine dayanır. Bir hukuk kuralının uygulanmaması veya yanlış uygulanması hukuka aykırılıktır.” ve aynı Kanun’un 294. maddesinin ise; “Temyiz eden, hükmün neden dolayı bozulmasını istediğini temyiz başvurusunda göstermek zorundadır. Temyiz sebebi ancak hükmün hukuki yönüne ilişkin olabilir.” şeklinde düzenlendiği de gözetilerek sanıklar ve müdafiinin temyizlerinin, mahkûmiyet hükmünün usul ve yasaya aykırı olduğuna, şikâyetçinin ve tanığın mahkeme huzurunda verdiği beyanlarında kendilerine sarılan veya oyalayan şahısları gece olması nedeniyle tam göremediklerini beyan ettiklerine, mahkeme huzurunda yapılan teşhiste sanıkları teşhis edemediğine, şikâyetçiye ait telefonun sanıklar tarafından alınıp alınmadığının şüphe aşamasında kaldığına, dosya içerisinde sanıkların suçu işlediklerine dair çelişkili şikâyetçi ifadesinden başkaca bir delil bulunmadığına, eksik inceleme ile hüküm kurulduğuna, sanıkların suçu işlediğine yönelik yeterli araştırma yapılmadan, sanıklar hakkında benzer dosyalar olduğundan bahisle mahkûmiyet hükmü kurulmasına, sanıkların benzer dosyalarının hükme esas alınmasının masumiyet karinesine ve adil yargılanma hakkına aykırı olduğuna, şikâyetçiye kollukça yaptırılan teşhis işlemi usule aykırı olup hükme esas alınmasının mümkün olmadığına, şüpheden sanık yararlanır ilkesi gereğince karar verilmesi gerektiğine yönelik olduğu belirlenerek yapılan incelemede; Dosya içeriğine göre diğer temyiz nedenleri yerinde görülmemiştir. Ancak; Lehe bozma sonrası yapılan yargılama giderlerinin sanıklara yargılama gideri olarak yükletilemeyeceğinin ve sanıkların sarfına neden oldukları yargılama giderinin ayrı ayrı, birlikte sarfına neden oldukları yargılama giderinin ise eşit olarak sanıklara yükletilmesi gerekirken, “Bozmadan önce sarf edilen 29,25 TL, bozmadan sonra sarf edilen 1 tebligat gideri 210 TL, 1'er tebligat gideri 10 TL, posta gideri 200 TL'den oluşan toplam 449,25 TL'nin sanıklardan eşit oranda tahsiliyle CMK 325/1 maddesi gereğince Hazineye irat kaydına” şeklinde karar verilmesi, Bozmayı gerektirmiş, sanıklar ve müdafilerinin temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükümlerin bu sebeplerden dolayı 5271 sayılı Kanun'un 302/2. maddesi gereğince Tebliğname'ye aykırı olarak BOZULMASINA, ancak bu aykırılığın aynı Kanun'un 303. maddesine göre düzeltilmesi mümkün olduğundan, hüküm fıkrasından yargılama giderine ilişkin kısım çıkartılarak yerine "Bozma kararı sonrası yapılan yargılama gideri bozma lehe olduğundan, Devlet Hazinesi üzerinde bırakılmasına ve kararda belirtilen bozma öncesi yapılan yargılama gideri açısından, her bir sanığın sebebiyet verdiği yargılama giderlerinin ayrı ayrı, ortak yargılama giderlerinin ise payları oranında kendilerinden alınarak tahsiline” karar verilmek suretiyle 5271 sayılı CMK'nın 302/1. maddesi uyarınca usul ve yasaya uygun olan İstanbul 7. Asliye Ceza Mahkemesinin kararına yönelik TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKÜMLERİN DÜZELTİLEREK ONANMASINA, dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304/1. maddesi uyarınca İstanbul 7. Asliye Ceza Mahkemesine, gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 25.09.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu emsali kullanmak için avukat desteği alın.

Görüşme Planla