İçeriğe geç
AC
2. Ceza Dairesi Esas: 2025/8517 Karar: 2025/16309 Tarih: 2025

Yargıtay 2. Ceza Dairesi — Kasten Öldürme Kararı (E.2025/8517 K.2025/16309)

2. Ceza Dairesi 2025/8517 E. , 2025/16309 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2023/911 E., 2024/304 K. SUÇ : Hırsızlık HÜKÜM : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün, karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33. maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’

Karar Özeti

2. Ceza Dairesi 2025/8517 E. , 2025/16309 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2023/911 E., 2024/304 K. SUÇ : Hırsızlık HÜKÜM : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün, karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33. maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’

Karar Detayı

2. Ceza Dairesi 2025/8517 E. , 2025/16309 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2023/911 E., 2024/304 K. SUÇ : Hırsızlık HÜKÜM : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün, karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33. maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8. maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu'nun 305. maddesi gereği temyiz edilebilir oldukları, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 260/1. maddesi uyarınca temyiz edenin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun'un 310. maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317. maddesi uyarınca temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı, yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü: 5271 sayılı Kanun'un 231/8. maddesinde, hükmün açıklanmasının geri bırakılması hâlinde, denetim süresi içinde dava zamanaşımının duracağı ve maddenin 11. fıkrasında, denetim süresi içinde kasten yeni bir suç işlenmesi hâlinde Mahkemece hükmün açıklanacağı düzenlenmiş olup duran zamanaşımının, denetim süresi içinde işlenen suçtan dolayı verilen hükümlülük kararının kesinleşmesi koşuluyla suçun işlendiği tarihte yeniden işlemeye başlayacağı nazara alındığında, dosya kapsamına göre sanık bakımından hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının kesinleştiği 21.11.2014 tarihi itibarıyla duran zamanaşımının kesinleşen sonraki mahkûmiyete konu suçun işlendiği 29.05.2017 günü yeniden işlemeye başladığı ve buna göre zamanaşımının durduğu sürenin 2 yıl 6 ay 8 gün olduğu belirlenerek yapılan incelemede; Dosya içeriğine göre diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. Ancak; 1-Katılanın aşamalarda alınan beyanlarında hırsızlık suçuna konu arabasını ne şekilde bıraktığına ilişkin beyanının bulunmadığı, sanık ve inceleme dışı sanık ..'un soruşturma evresinde ki beyanlarında inceleme dışı sanık ...'ın arabanın ön kapısını açtığını belirttikleri, kovuşturma evresinde inceleme dışı sanık .. soruşturma evresindeki beyanına uyumlu beyan vermesine karşın sanık ... suça konu arabanın camının açık olduğunu beyan ettiği, kolluk görevlilerince düzenlenen Olay Yeri İnceleme Raporunda "...otonun sağ ön pencere camının açık olduğu, otonun kapılarının kapalı kilitlerinin açık olduğu, otonun direksiyon alt kısmında bulunan plastik konsolun yerinden zorlanarak koparılmış vaziyette olduğu görüldü, yerinden koparılan plastik konsolun sol ön koltuk arkasına yere bırakılmış vaziyette olduğu, direksiyon alt kısmında bulunan kabloların uç kısımlarının açık bir vaziyette olduğu..." şeklinde düzenlendiği ve araç kapılarında zorlama olduğuna ilişkin belirtinin tespit edilmediği nazara alındığında katılandan aracın suç tarihinde kapılarının kilitli, camlarının kapalı olup olmadığı belirlenip, camlarının ve kapılarının kilit olduğunun tespiti hâlinde olay yeri inceleme raporunda da araç kilidine zarar verildiğine ilişkin bir tespit olmaması nedeniyle sanığın eyleminin 5237 sayılı Kanun'un 142/2-d maddesinde düzenlenen suçu oluşturacağı, mahkemenin kabulü doğrultusunda açık olan camının indirilmek suretiyle aracın içine girip düz kontak yapılması hâlinde ise sanığın eyleminin aynı Kanun'un 142/1-b maddesinde düzenlenen suçu oluşturacağının anlaşılması karşısında sanığın eyleminin 5237 sayılı Kanun'un 142/1-b ya da 142/2-d maddelerine uyan suçları oluşturup oluşturmadığı tartışılmadan yasal ve yeterli olmayan gerekçe ile yazılı şekilde aynı Kanun'un 141/1 maddesi gereğince hüküm kurulması, 2-İddianamede, sanık hakkında 5237 sayılı TCK’nın 168/1 maddesinin uygulanması talep edildiği hâlde, sanığa anılan maddenin uygulanmaması ihtimaline binaen ek savunma hakkı verilmeden yazılı şekilde mahkûmiyet kararı verilerek 5271 sayılı Kanun'un 226. maddesine aykırı davranılması, Bozmayı gerektirmiş, sanık ve müdafiinin temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan sebepten dolayı Tebliğname'ye aykırı olarak BOZULMASINA, bozma sonrası kurulacak hükümde 1412 sayılı CMUK'nın 326/son maddesinin gözetilmesine, dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 23.09.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu emsali kullanmak için avukat desteği alın.

Görüşme Planla