KÜNYE
2. Ceza Dairesi 2025/8700 E., 2025/17357 K.
- Karar tarihi
- 6 Ekim 2025
- Konu
- Ceza Hukuku
- Mahkemesi
- Asliye Ceza Mahkemesi
- Sayısı
- 2024/430 E., 2024/669 K
- Suç
- Hırsızlık
- Hüküm
- Mahkûmiyet
- Tebliğname görüşü
- Onama
Karar Detayı
483 kelime·2 dk okuma
Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 307/3. maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, aynı Kanun’un 260/1. maddesi gereği temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, gerek yüze karşı tefhim olunan kararın yasa yolu bildiriminde, gerekse sanığa yapılan gerekçeli karar tebliğinde "gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 5271 sayılı Kanun'un 291/1. maddesinde belirtilen iki haftalık yasal sürede gerekçeli temyiz dilekçesinin sunulması,
aksi takdirde temyiz isteminin reddolunacağı" ihtarının bulunmaması nedeniyle aynı Kanun'un 291/1.maddesi gereği sanık tarafından verilen 27.06.2025 tarihli temyiz istemi ile sanık müdafiinin temyiz isteklerinin süresinde olduğu, 294/1.maddesi gereği temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298/1. maddesi gereği temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü: 5271 sayılı Kanun'un 288. maddesinin "Temyiz, ancak hükmün hukuka aykırı olması nedenine dayanır.
Bir hukuk kuralının uygulanmaması veya yanlış uygulanması hukuka aykırılıktır" ve aynı Kanun'un 294. maddesinin ise. "Temyiz eden, hükmün neden dolayı bozulmasını istediğini temyiz başvurusunda göstermek zorundadır.
Temyiz sebebi ancak hükmün hukuki yönüne ilişkin olabilir" şeklinde düzenlendiği de gözetilerek sanığın temyiz isteminin atılı suçtan iki defa yargılandığına ve ceza aldığına, atılı suçu işlemediğine, haksız yere ceza aldığına, suça konu motosikleti ...'ın çaldığına, hakkında beraat kararı verilmesine ilişkin olduğu; sanık müdafiinin temyiz isteminin ise, sanığın zararı giderdiğine, zararın giderilip giderilmediğinin tespiti için şikâyetçinin beyanlarının alınması gerektiğine, dayanaksız eksik ve isabetsiz değerlendirme ile cezalandırma yoluna gidilerek yanlış karar verildiğine, şikâyetçinin zararının giderilmesi,
şikâyetten vazgeçilmesi ve re'sen gözetilecek sebeplerle sanığın beraatine karar verilmesine ilişkin olduğu belirlenerek yapılan incelemede.
1. 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 142. maddesinde 6545 sayılı Kanun'un 62. maddesi ile yapılan ve 28.06.2014 tarihinde yürürlüğe giren değişiklik uyarınca, sanığa yüklenen aynı Kanun'un 142/2-h, 143. maddelerinde öngörülen suçun gerektirdiği cezanın alt sınırının 5 yıldan fazla olması ve Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 14.10.2021 tarihli ve 2021/35 E., 2021/473 K. sayılı kararı dikkate alınarak, 5271 sayılı Kanun'un 150/3. maddesi uyarınca atanan zorunlu müdafii huzurunda savunması alınmayarak aynı Kanun’un 188/1 ve 289/1-e maddelerine aykırı davranılması suretiyle savunma hakkının kısıtlanması, 2. Kabule göre de.
Sanığın adli sicil kaydında yer alan ve tekerrüre esas alınan Antalya 8. Asliye Ceza Mahkemesinin 10.01.2018 tarihli ve 2017/943 Esas, 2018/13 Karar sayılı ilâmında iki ayrı suçtan hükümlülük kararı bulunması karşısında.
Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun 18.06.2013 tarihli ve 2012/1441 Esas, 2013/303 Karar sayılı ilâmı ve yine Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun 20.05.2014 tarihli ve 2013/353 Esas, 2014/277 Karar sayılı ilâmında da açıklandığı gibi, tekerrüre esas olabilecek nitelikte olan en ağır cezaya ilişkin hükümlülüğün tekerrüre esas alınması gerekirken, ilâmın tamamının tekerrüre esas alınması,